Ürik Asit Nasıl Düşürülür: Ürik Aside İyi Gelen Yiyecekler

ürik aside iyi gelen yiyecekler

ürik aside iyi gelen yiyecekler

Ürik asit yüksekliği nelere sebep olur?

Hyperuricemia adı da verilen kandaki ürik asit düzeyi yüksekse bunun nedeni ürik asidin vücuttan atılım bölgesi olan böbreklerin düzgün çalışmaması olabilir.

Şiddetli artrit, böbrek taşları ve böbrek yetmezliği gibi sorunlar ürik asit düzeyinin birikmesine yol açabilir. Yapılan son çalışmalarda kandaki ürik asit düzeyinin hipertansiyon ve kalp-damar hastalıkları nedeni ile ilişkili olabileceği de kanıtlanmıştır.

Ürik asit kaç olmalıdır: Normal ürik asit düzeyleri şunlardır:

– Erkeklerde: 3.4 – 7.0 mg/dL

– Kadınlarda: 2.4 – 6.0 mg/dL

Değerler farklı laboratuvarlarda değişiklik gösterebilir.

Yüksek ürik asit düzeyine katkıda bulunabilen bazı faktörler vardır. Pürinlerin emilim eksikliği ürik asit birikimine yol açabilir.

Ürik asit neden yüksek çıkar?

Ürik asit birikimine neden olabilecek başlıca faktörler şu şekilde sıralanabilir:
– Pürin miktarı yüksek gıdaların tüketilmesi

– Aşırı alkol tüketimi

– Böbrek yetmezliği

– Obezite

– Hipotiroid

– Genetik faktörler

– Asidoz

– Diyabet ve benzeri endokrin üretimini etkileyen metabolik koşullar ve hastalıklar

– Bazı kanser türleri

– Kemoterapi tedavisi

– Diüretikler ve benzeri ilaçlar

Ürik asit birikiminin geçici olduğu durumlar şu şekilde sıralanabilir:

– Egzersiz

– Oruç

– Yanlış beslenme planı

Ürik asit nasıl azaltılır: Ürik asit yüksekliği bitkisel tedavisi:

Ürik asit birikimin önlenmesi için uygulanabilecek doğal tedavi yöntemleri şu şekilde sıralanabilir:

1 – Ürik asit için elma sirkesi

Doğal temizleyici ve detoxifier olarak elma sirkesi, ürik asit gibi atıkları vücuttan atılmasına yardımcı olabilir. Besinleri sindirmek ve elde edilen ürik asidi ortadan kaldırmak için gerekli olanlardan en önemlisi malik asittir. Elma sirkesi de vücudun alkali asit dengesini yeniden kurmasına yardımcı olur. Kişiye anti-enflamatuar ve antioksidan faydalar sağlar.

– 1 çay kaşığı elma sirkesi (mümkünse organik elmadan yapılmış sirke) 1 bardak suyun içine eklenir ve iyice karıştırılır.

– Bu karışım günde 2 ya da 3 defa tüketilmelidir.

Yavaş yavaş elma sirkesi miktarı arttırılabilir ve 2 yemek kaşığına kadar çıkarılabilir. Bu şekilde ürik asit birikimi minimum seviyeye indirilebilir.

Not: Elma sirkesi vücuttaki potasyum düzeyini düşebileceğinden doktor kontrolü olmadan çok fazla elma sirkesi tüketilmemesi gerekir. Ayrıca fazla kullanılmasında idrar söktürücü ilaçlar ile aynı etkiyi gösterebilir.

2 – Ürik asite iyi gelen besinler: Limon suyu

Limon suyu vücut normale göre çok daha asidik bir ortam haline getirir. Ürik asit birikimini engelleyecek bir alkali etkisi üretir ve ürik asit bu şekilde nötralize edilmiş olur. Ayrıca içerisinde C vitamini de ürik asit düzeyini düşük halinde korumaya yardımcı olur.

– 1 bardak ılık su ile 1 limonun suyu sıkılarak güzelce karıştırılır. Sabah aç karnına bu karışımın içilmesi gerekir. En az 2 hafta boyunca bu tedaviye devam edilmelidir.

– Ayrıca C vitamini takviyeleri de alabilir. Kişinin metabolizması açısından uyguluğu ve bu doğrultuda uygunsa dozunun ne kadar olması gerektiğine doktora danışarak karar verilmesi gerekmektedir.

3 – Ürik asite iyi gelen yiyecekler: Kiraz

Kiraz ve çileğin içerisindeki bileşenler ürik asit seviyelerini azaltmaya yardımcı olan kimyasallar içerir. Ayrıca genel olarak söylenebilecek şey; mor ve mavi renkli meyvelerin daha düşük ürik asit birikimi sağlayacağı ve aynı zamanda inflamasyon ve sertliği azaltacağıdır. Bunu içerisindeki çokça bulundurdukları antosiyanin olarak adlandırılan flavonoidler ile sağlar.

– Birkaç hafta boyunca günde yarım fincan kiraz tüketilmesi yeterli olacaktır. Ayrıca dört hafta boyunca bu meyvelerinin herhangi birinin suyundan günde 1 bardak içmek de etkili olabilir.

– Beslenme planına eklenebilecek C vitamini ve antioksidan açısından zengin meyve ve sebzeler şu şekilde sıralanabilir:
* Yaban mersini

* Çilek

* Domates

* Biber

4 – Ürik asit düşürmek için ne yapmalı: Karbonat

Karbonat da içerisindeki bileşenler doğrultusunda ürik asit birikiminin engellenmesine yardımcı olabilir. Tabii ki karbonat ile yapılan gıdaların tüketilmesi az da olsa etkili olabilir ancak karbonat ile hazırlanan özel karışımlar sorunun çözülmesi açısından oldukça önemlidir ve hızlı etki eder.

– Yarım çay kaşığı karbonat 1 bardak suyun içine eklenerek karıştırılır.

– Bu karışım 4 saat arayla günde 2 kez içilmelidir. Tedaviye 2 hafta boyunca devam edildiğinde sorundan tamamen kurtulmak mümkündür.

5 – Su

Bol miktarda su tüketimi ürik asit üretiminin azaltılmasına yardımcı olur. Su tüketimi vücuttaki ürik asitin seyreltilmesi ne sağlar ve idrar yolu ile böbreklerden atarak vücudun temizlenmesini sağlar.

Ayrıca düzenli olarak yapılan su tüketimi gut hastalığı riskini en aza indirir. Romatoloji Amerikan Koleji nin 2009 da yaptığı araştırmalar sonucunda günde 5 ila 8 bardak arasında su tüketiminin gut hastalığını kısa bir sürede ortadan kaldırdığı görülmüştür.

Günde en az 8 10 bardak su tüketimi oldukça önemlidir. Suyun yanında gün içinde ayrıca taze meyve ve sebze suyu da tüketilmelidir.

6 – Ürik asit yüksekliğinde ne yemeli: Pürin diyeti

Pürin tüketiminden kaçınılmalıdır.

Pürinler azot içeren bileşiklerdir. Bu azot bileşikleri ürik asit düzeyinin vücutta artmasına neden olur. Pürinler genel olarak hayvansal gıdalarda daha fazla bulunmaktadır. Bu nedenle et ve organlar gibi hayvansal proteinlerden kaçınması gerekir. Bunun dışında baklagiller mantar kuşkonmaz ve fasulye gibi sebzelerde de pürin oranı yüksektir. Bununla bağlantılı olarak birada da pürin oranının yüksek olduğu görülmektedir.

7 – Ürik asit hastaları ne yemeli: Yüksek lifli gıdalar ve nişastalı karbonhidrat

Yüksek lifli gıdalar ürik asitin emilmesini sağlar ve vücuttaki ürik asit düzeyini azaltır. Aynı zamanda nişasta ve karbonhidrat içeren yiyecekler ile vücuttaki ürik asit düzeyi azaltılabilir. Tahıllar elma armut portakal ve çilek yüksek lifli gıdalardan birkaçıdır. Nişastalı karbonhidrat ise pirinç tam buğday makarna patates yulaf ve muz gibi gıdalarda bulunmaktadır.

Doğru beslenme gut hastalığı tedavisinde önemli bir adımdır. Bunun dışında yeşil çay tüketimi de oldukça önemlidir. Yeşil papaya anti-inflamatuar özelliği ile vücutta ürik asit düzeyini düşürürken alkalin düzeyinin korunmasını sağlar.

8 – Süt ve süt ürünleri

Az yağlı süt ve süt ürünleri ürik asit ile ilişkili olan gut hastalığı riskini azaltır. Orotik asit içeriği ile yağsız süt, böbreklerde ürik asit üretiminin azaltılmasına yardımcı olur. Bu nedenle her gün 5 bardak yağsız süt ve az yağlı süt ürünlerinin tüketimi oldukça önemlidir.

9 – Ürik asit için şifalı bitkiler: Buğday çimi suyu

Buğday çimi suyu azalan alkalinin düzeyinin vücuda yeniden yüklenmesine yardımcı olur. C vitamini klorofil detoksifikasyon fitokimyasallar bakımından zengin olan buğday çimi, hayvansal proteinlerin yerini alarak protein ve amino asit sağlar.

Ürik asit düzeyi azaltılana kadar her gün limon suyuna bir kaşık buğday çimi suyu eklenir ve içilir.

 Yapılması gerekenler:

– Vücudun ürik asit üretiminin ortadan kaldırılması için alkol tüketiminin azaltılması gerekir.

– Ürik asit düzeyinde artışa engel olmak için yüksek glikoz ve fruktozlu besinlerden kaçınılmalıdır.

– Yağ dokularının ürik asit üretimini artırdığı gözlemlenmiştir. Bu nedenle düzenli egzersiz yapılması ve sağlıklı beslenilmesi gerekmektedir.

– Doğru karbonhidrat ve protein değerlerine sahip besinler ve düzenli diyet yapılmalıdır. Beyaz ekmek, pasta ve şekerleme gibi yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Yüksek yağlı gıdalar ürik asit üretimini artırmaktadır.

Hangi Besinler Mutluluk Verir: Mutluluk Veren Besinler

mutluluk veren besinler

mutluluk veren besinler

Hangi yiyecekler mutluluk verir?

Mutluluk veren yiyecekler şunlardır:

1. Mutluluk veren yiyecekler: Elma

– Quercetin içeren elma içinde güçlü antioksidanlar ile beyin sağlığını teşvik eder. Yapılan çalışmalarda bu maddenin nörodejeneratif hastalıkları önlediği ortaya çıkmıştır. Mutluluk hormonu olan dopamini uyarmaktadır.

– Elma içinde bulunan diğer güçlü antioksidan olan polifenoller, dopamin hücrelerini hasarlara karşı korur.

– Her gün 1 adet elma kabukları ile birlikte tüketilebilir.

2. Mutluluk veren gıdalar: Badem

– Badem ve fındık dopamin düzeylerini yükseltir ve dopamin üretimi için gerekli temel bir amino asit içerir. Ayrıca, badem yüksek lif ve iyi yağlar açısından zengindir. Bu içeriği ile beyin ve genel sağlık için de önemlidir.

– Dopamin seviyesini artırmak için birkaç çiğ badem günlük olarak öğün aralarında tüketilebilir.

3. Mutlu eden besinler: Bitter çikolata

– Stresi azaltmak ya da düşük ruh  halini eski haline getirmek için bitter çikolata tüketilebilir. Çikolata fenilalanin enzimi ile dopamin üretiminde önemli bir rol oynar. Etkili amino asitler içerir.

– Bitter çikolata yüzde 85’den fazla kakao içerir.

– Her gün az miktarda bitter çikolata tüketilebilir.

4. Mutlu eden yiyecekler: Muz

– Muz tirozin enzimi ile mükemmel bir kaynaktır. Çeşitli amino asitler ile dopamin düzeylerini yükseltmeye yardımcı olur. Hafızayı geliştirir ve konsantrasyonu artırır.

– Kas ve kalp sağlığı için de faydalı olan muz her gün düzenli olarak tüketilebilir. Tirozin içeriği daha güçlü olduğu için olgun ve tatlı muz tüketilmeye çalışılmalıdır.

5. Mutluluk veren yiyecekler: Yumurta

– Yüsek miktarda amino asitler içeren yumurta dopamin üretimini tetikler. Metabolizmayı teşvik etmeye yardımcı olur.

– Fenilalanin dopamin üretiminde önemli bir rol oynar. Ayrıca yumurta yüksek miktarda D vitamini içerir.

– Yumurta beslenme düzenine haşlama ya da omlet olarak dahil edilebilir.

6. Mutlu olmak için ne yemeli: Çilek

– Çilek beyin sağlığını korumaya yardımcı olur. Aynı zamanda C vitamini açısından son derece zengin bir kaynaktır. Dopamin seviyesinin yükselmesine yardımcı olur ve beyindeki serbest radikaller ile savaşır.

– Ayrıca, çilek yüksek fenol antioksidan içeriğinin yanı sıra antosiyaninler ve dopaminerjik nöronları zararlara karşı korur.

– Yüksek dopamin düzeylerini olumlu etkileyen antioksidanlar içeren çilek bol bol tüketilebilir. Düzenli tüketildiğinde depresyon ve anksiyete belirtilerini hafifletmeye yardımcı olur.

7. Somon

– Somon balığı da genel beyin gelişimini ve işleyişini destekler. Omega 3 yağ asitleri açısından zengin bir kaynaktır.

– Omega 3 yağ asitleri, olumsuz ruh hali ve depresyona karşı koruyan önemli besinlerden biridir. Ayrıca, somon doymuş yağ ve kolesterol açısından da düşük değerlere sahiptir.

– Somon balığı gibi diğer soğuk su balıkları da tüketilebilir. Uskumru, ton balığı, pisi balığı, alabalık ve sardalya beyin için etkili besinler arasındadır.

– Dopamin düzeyini korumak ve artırmak için füme veya ızgara balık tüketilmelidir.

8. Kırmızı pancar

– Kırmızı pancar betan, amino asit içeriği ile dopamin üretimini uyarır. Aynı zamanda anti depresan etkisi vardır. Ayrıca kırmızı pancar kalori ve demir açısından son derece zengindir.

– Mutluluk seviyesini artırmak için her gün düzenli olarak taze kırmızı pancar suyu içilebilir.

– Kırmızı pancar suyu tadı hoş gelmiyorsa diğer meyve suları ile karıştırılarak tüketilebilir.

9. Karpuz

– Karpuz amino asit tirozin açısından iyi bir kaynaktır. Ruh sağlığını geliştirr ve dopamin düzeylerini korur.

– Karpuz serbest yağ ve B 6 vitamini ile dopamin nörotransmitter üretimini teşvik eder.

– Yeterli dopamin düzeylerini sağlamak için her gün bir bardak taze karpuz suyu içilebilir.

10. Kabak çekirdeği

– Kabak çekirdeği de dopamin seviyelerini artırmaya yardımcı olur. Tirozin bakımından zengindir. Ayrıca, vitamin E ile mevcut dopamini uyarır ve beyin hücrelerindeki zararlı serbest radikalleri azaltır.

Göz Sağlığı İçin Ne Yemeli: Göz Sağlığına İyi Gelen Besinler

göz sağlığına iyi gelen besinler

göz sağlığına iyi gelen besinler

Göz sağlığımızı korumak için neler yapmalıyız?

Göz sağlığında beslenme düzeninin etkisi büyüktür. Birçok insanda bulanık görme, çarpık görme, katarakt, miyopluk ve hipermetropluk gibi göz sorunları bulunmaktadır. Bu sorunları engellemek ve var olan sağlık sorunu belirtilerini hafifletmek için bazı besinler mutlaka beslenme düzenine dahil edilmelidir.

Göz sağlığını korumak için özellikle vitamin A ve C, bioflavonoidler, karotenoidler, omega 3 yağ asitleri, mineraller ve antioksidanlar içeren besinler tüketilmelidir. Bu besinlerin düzenli olarak tüketilmesi göz sağlığını korumaya yardımcı olur.

Göz sağlığı için yapılması gerekenler: Göz sağlığı için yenmesi gereken besinler

Göz sağlığını korumak için tüketilmesi gereken başlıca besinler şunlardır:

1. Göz sağlığına iyi gelen sebzeler: Ispanak

– Göz sağlığı için ıspanak, lahana, şalgam, hardal yaprakları ve diğer yeşil yapraklı sebzeler düzenli olarak tüketilmelidir.

– Ispanak göz sağlığı için etkili olan A vitamini, lutein ve zeaksantin gibi besin maddeleri içerir. İçerdiği A vitamini korneanın korunmasına yardımcı olurken; lutein gözleri ultraviyole ışınlarından korur. Zeaksantin maddesi ise vizyonun genişlemesine katkı sağlar.

– Maksimum fayda için bir bardak taze ıspanak suyu sabah aç karna içilmelidir.

– Ispanak sote olarak ya da salata ve garnitür ile birlikte düzenli olarak tüketilebilir.

2. Göz sağlığına iyi gelen yiyecekler: Somon balığı

– Somon balığı düzenli tüketildiğinde retinanın zararlardan korunmasına yardımcı olur. Aynı zamanda göz bozuklarına bağlı olarak ortaya çıkan – Somon balığı omega 3 yağ asitleri bakımından zengindir. Bu nedenle göz kuruluğunu önlemede son derece etkilidir.

– Omega 3 yağ asitleri yaşa bağlı makula dejenerasyonunu önlemeye de yardımcı olur.

– Uzmanlar, somon balığının haftada iki porsiyon kadar tüketilmesini önerir. Somon çorbalara, salatalara eklenebilir ya da ana yemek olarak da tüketilebilir.

– Göz sağlığı korumak için somon balığının yanı sıra diğer soğuk su balıkları; sardalye, ringa balığı, uskumru ve ton balığı da beslenme düzenine dahil edilebilir.

3. Göz sağlığı için beslenme: Havuç

– Havuç bir A vitamini deposudur. A vitamini gece körlüğünü engeller ve korneanın sağlıklı ve temiz kalmasına yardımcı olur.

– Ayrıca A vitamini gözleri ve vücuttaki tüm hücreleri korur. Havuç yüksek miktarda beta-karoten de içermektedir.

– Havuç içerisindeki lutein ile göz akının sararmasını engeller. Retina merkezine yakın oluşan sarı lekeleri de hafifletir. Pigment artışı içerir.

– Retina korur ve makula dejenerasyonu riskini düşürür. Havuç, lif ve potasyum bakımından da zengindir.

– Havuç yemeklere ve çorbalara eklenebilir. Ayrıca atıştırmalık olarak öğün aralarında da tüketilebilir.

4. Göz sağlığına iyi gelen bitkiler: Yaban mersini

– Yaban mersini sağlıklı gözler için tüketilmesi gereken besinler arasındadır. Göz sağlığını koruyan antioksidanlar içerir. Etkili anti inflamatuar, kollajen sabitleme, vasoprotective ve rhodopsin yenileyici özellikleri de vardır.

– Yaban mersini düzenli tüketildiğinde vizyonu geliştirir ve gözlerin arkasındaki kan damarlarını güçlendirir.

– Yaban mersini içerisindeki antosiyanin, yüksek tansiyon ve iltihabı azaltmaya yardımcı olur. Ayrıca oksijen beslemesi konusunda retina arterlerindeki tıkanıklıkları engeller.

– Yaban mersini ile birlikte böğürtlen, dut, kızılcık ve kızılcık suyu tüketilebilir.

5. Göz sağlığı için gerekli olan vitamin ve tatlı patates

– Tatlı patates, A vitamini içeriği ile gözler için temel besleyici bir besindir.

– İçerdiği A vitamini ile görme yeteneğini geliştirir ve aynı zamanda katarakt, glokom ve diğer göz sorunlarını önler.

– A vitamini ayrıca göz kuruluğunu ortadan kaldırmaya da yardımcı olur.

– Gözlerde oluşan bakteriyel ve viral enfeksiyonları hafifletir.

– Tatlı patates beta-karoten, potasyum ve lif açısından da zengindir.

– Tatlı patates pişmiş, kızarmış, ızgara ya da haşlama olarak tüketilebilir.

6. Göz sağlığına yararlı besinler: Biber

– Göz sağlığı için tüketilmesi gereken besinlerden biri de biberdir. Yeşil, kırmızı, sarı, turuncu ve her türlü biber tüketilebilir.

– Biberde vitamin A ve C de bulunmaktadır. C vitamini ve A vitamini ile görme yeteneğini destekler. Aynı zamanda katarakta karşı etkili koruma sağlar.

– Aynı zamanda biber de, vitamin B 6, lutein, zeaksantin, beta-karoten ve likopen de bulunmaktadır. Bu besinler, göz sağlığının korunmasında son derece etkilidir.

– Biber beslenme düzenine mutlaka dahil edilmelidir. Özellikle ızgara, buğulama ve tavada kızartılarak tüketilebilir. Salatalara çiğ şekilde de eklenebilir.

7. Göz sağlığı için ne yapmalıyız: Ceviz

– Ceviz içerdiği omega 3 yağ asitleri ile genel göz sağlığını korumada önemli bir rol oynar. Ayrıca ceviz, antioksidanlar, çinko ve vitamin E açısından zengindir. Bu özelliği ile iltihap ile mücadelede son derece etkilidir.

– Göz çevresindeki damar sağlığını korur. Ceviz ile birlikte biraz fındık, badem ve fıstık da tüketilebilir.

– Her gün bir avuç ceviz tüketilmesi göz sağlığını korumaya yardımcı olur ve görme sorunlarını hafifletir.

8. Avokado

– Avokado da göz sağlığını korumak için son derece etkilidir. Glokom, katarakt ve diğer yaşa bağlı göz hastalıklarının önlenmesine yardımcı olan lutein içerir.

– Avokadoda buluna beta-karoten ve vitamin B 6, C ve E görme yeteneğini geliştirir. Oksidatif stresi ve göz hasarını engellerken aynı zamanda vizyonu da geliştirir.

– Avokado meyve olarak tüketilebileceği gibi avokado suyu da tüketilebilir. Ayrıca salatalara, çorbalara ya da sandviçe de eklenebilir.

9. Brokoli

– Brokoli, iyi miktarda B 2 vitamini içerir. B 2 vitamini eksikliği göz iltihabına, bulanık görmeye ve göz yorgunluğuna neden olabilir. Bazı durumlarda ışığa karşı hassasiyet de yaratabilir.

– B 2 vitamini göz hastalıklarının ilerlemesini engellerken aynı zamanda katarakt hastalığını önlemeye de yardımcı olur.

– Brokoli sağlıklı görme yeteneği için gerekli olan güçlü phytochemical antioksidanlar, lutein ve zeaksantin ile iyi miktarda A vitamini içerir.

– En olumlu sonuçlar için her hafta bir porsiyon brokoli tüketilmelidir. Pişmiş şekilde ye da çiğ şekilde salatalara eklenerek tüketilebilir.

10. Çilek

– Çilek C vitamini içeriği ile genel vücut sağlığının yanı sıra göz sağlığını korumaya da yardımcı olur. Ayrıca etkili ve güçlü anti inflamatuar özellikleri ile pek çok hastalıkta kullanılmaktadır.

– Vücuttan serbest radikallerin atılmasına yardımcı olurken aynı zamanda antioksidanlar açısından zengindir.

– Farklı antioksidanlar içeren çilek göz sağlığını korumaya yardımcı olur. Var olan göz kusurlarını hafifletir ve göz kuruluğu gibi görme kusurlarını önlemeye yardımcı olur.

– Her gün 3 adet ya da daha fazla çilek tüketilebilir. Çilek tüketimi göz sorunlarını kontrol altına almaya yardımcı olurken aynı zamanda yaşlanma belirtilerini de hafifletir.

– Çilek öğün aralarında atıştırmalık olarak tüketilebilir. Yoğurt ile karıştırılarak da yenebilir.

Göz sağlığını korumak ve görme sorunlarını hafifletmek için bu besinler tüketilebilir. Beslenme düzenine önem verilmelidir. Özellikle C vitamini açısından zengin besinler beslenme düzeni içerisine alınmalıdır. Bazı vitamin takviyeleri de alınabilir. Vitaminler takviye olarak alınmadan önce doz konusunda mutlaka bir doktora başvurulmalıdır.

Doğurganlık İçin Beslenme: Doğurganlığı Artıran Yiyecekler

doğurganlığı artıran yiyecekler

doğurganlığı artıran yiyecekler

Doğurganlık nasıl arttırılır?

Bebek sahibi olmak her kadının isteğidir. Ancak bazı durumlarda bebek sahibi olmak zorlaşabilir. Doğurganlığın zarar görmesi bebek sahibi olmayı engelleyebilir. Doğurganlık genellikle beslenme düzenine bağlıdır. Sağlıklı ve dengeli beslenildiğinde doğurganlık artırılabilir. Uygun bir beslenme düzeni ile hormonlar düzenlenebilir. Ayrıca kadın sağlığı ve çocuk sağlığı için de beslenme düzeni son derece önemlidir. Hamilelik dönemine hazırlanmak ve doğurganlığın artması için bazı besinlerin mutlaka beslenme düzenine alınması önerilir.

Doğurganlık nasıl artar: Doğurganlığı artıran gıdalar

1. Doğurganlığı artırmak için ne yemeli: Kahverengi pirinç

– Kahverengi pirinç kompleks karbonhidratlar içerir. Yumurtlama dönemini teşvik eder. Ayrıca doğurganlığı artırmaya yardımcı olur.

– Yapılan araştırmalarda beyaz pirinç yerine kahverengi pirinç tüketildiğinde doğurganlığın yüksek oranda arttığı anlaşılmıştır.

– Ayrıca kahverengi pirinç, folik asit içeriği ile kan üretimine de yardımcı olur. Ayrıca nöral tüp defektlerini önler.

– Haftada üç kez genel sağlık için ve doğurganlık için kahverengi pirinç tüketilebilir.

2. Doğurganlığı artırmak için öneriler: Tam yağlı süt

– Hamile kalmaya çalışan kadınlara infertiliteyi teşvik etmek için yağsız süt tüketimi önerilmez. Bunun yerine, iyi bir miktarda kalsiyum içeren sütler tercih edilebilir. Protein takviyeli sütler üreme sağlığı için en etkili besinler arasındadır.

– Ayrıca, tam yağlı süt hamilelik için gerekli yağlar içerir. Tam yağlı süt sevilmiyorsa yağlı dondurma, yoğurt ya da tam yağlı peynir de beslenme düzenine dahil edilebilir.

– Her gün düzenli olarak tam yağlı süt ve süt ürünler tüketilmelidir. Bu şekilde doğurganlık oranı artırılabilir.

3. Doğurganlığı artırmak için ne yapmalı: Zeytinyağı

– Zeytinyağı tekli doymamış yağlar açısından zengindir. Ayrıca vücudun insülin duyarlılığını geliştirir. Aynı zamanda inflamasyonu azaltmaya yardımcı olur. Tüm bu özellikleri ile doğurganlığı artırmada son derece etkilidir.

– Zeytinyağı genel sağlık için de faydalı bir besindir. İçerdiği tekli doymamış yağlar ile doğum ihtimalini artırır.

– Özellikle kısırlık tedavisi gören kadınlara beslenme düzenlerine zeytinyağı eklenmesi önerilir. Zeytinyağı sağlıklı ve dengeli beslenmenin olmazsa olmazıdır.

4. Doğurganlığı artıran bitkiler: Brokoli

– Doğurganlığı artırmak ve kısırlık tedavisini desteklemek için C vitamini açısından son derece zengin olan brokoli de tüketilebilir.

– Yüksek C vitamini içeriği ile brokoli doğurganlık düzeyinin artmasına yardımcı olurken aynı zamanda hormonları dengeler. Bağışıklık sistemini de güçlendirir.

– Erkeklerde ise C vitamini sperm kalitesini artırır ve spermde DNA hasarlarını önlemeye yardımcı olur.

– Brokoli tüketimi kadınlarda çocuk düşürme oranını düşürürken aynı zamanda bebekte kromozom sorunlarını azaltmaya da yardımcı olur.

– Ayrıca, brokoli B vitaminlerinin yanı sıra kalsiyum, demir ve çinko gibi besin öğeleri içermektedir.

– Bebek sahibi olmak için kadınlara beslenme düzenine mutlaka brokoli eklemeleri önerilir.

5. Doğurganlık artırıcı yiyecekler: İstiridye

– İstiridye mükemmel bir çinko kaynağıdır ve gebe kalmaya çalışan kadınlara önerilmektedir.

– Genel sağlık için de faydalı olan istiridye erkeklerde meni ve testosteron düzeylerini artırmaya yardımcı olur. Vücuttaki çinko eksikliğini giderir ve sperm kalitesini de artırır.

– Kadınlarda hormonal dengeyi korumaya yardımcı olurken aynı zamanda regl dönemlerini düzenler. Doğurganlık oranını büyük ölçüde artırır.

– Çinko eksikliği de doğurganlık düzeylerinin düşmesine neden olabilir. Bu nedenle çinko açısından zengin beslenilmesi önerilir. Çinko açısından zengin olan istiridye beslenme düzeni içerisinde hafta 1 kez düzenli olarak tüketilebilir.

6. Doğurganlığı arttırmanın yolları: Yumurta

– Yumurta da doğurganlık düzeylerinin artırılmasında önemli bir rol oynar. D vitamini açısından oldukça zengindir. Yale Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre infertil kadınların çoğunda D vitamini eksikliği vardır. Bu da yumurtlama dönemlerini olumsuz etkiler.

– Yumurta D vitamini eksikliğini giderir. Aynı zamanda kadınlarda doğurganlık artırmaya yardımcı olan karotenoidler ve antioksidanlar açısından zengindir.

– B 12 vitamini, omega 3 yağ asitleri ve folat içeren yumurta aynı zamanda doğum kusurları olasılığını en aza indirmeye yardımcı olur.

– Hamile kalmayı kolaylaştırmak için beslenme düzeni içerisinde düzenli olarak yumurta tüketilebilir.

7. Doğurganlığı artırmak için somon

– Somon doğurganlığın artırılmasına yardımcı olan en iyi gıdalardan biridir. Omega 3 yağ asitleri ile üreme hormonlarını düzenler. Ayrıca üreme organlarında kan akışını artırır.

– Somon içerdiği selenyum ve antioksidanlar ile serbest radikallere karşı koruma sağlar. Yumurta ve sperm üreten bir minerale sahiptir.

– Aynı zamanda doğum kusuru ihtimalini en aza indirir. Düşüklere neden olduğu bilinen kromozom kırılmasını da önlemeye yardımcı olur.

– Somon gibi diğer yağlı balıklar da haftada 2 ya da 3 kez bir porsiyon kadar tüketilebilir. Sardalye, uskumru, ringa balığı ve hamsi de doğurganlığı artırmaya yardımcı olan besinler olarak beslenme düzeni içerisine alınabilir.

8. Siyah fasulye

– Siyah fasulye hormonal dengenin daha sağlıklı gelişmesine yardımcı olur. Ayrıca polikistik over sendromu gibi doğurganlık ve immünolojik sorunlarını azaltmaya yardımcı olur. Kan şekerini düzenlemeye yardımcı olan lifler açısından son derece zengindir.

– Ayrıca, siyah fasulye bitkisel proteinler açısından zengindir. Amerikan dergisinde kadın doğum ve jinekoloji üzerine yayınlanan bir araştırmaya göre beslenme düzeninde protein içeren siyah fasulyeye bol bol yer verilmelidir.

– Ayrıca siyah fasulye, folat, manganez, protein gibi besinler açısından zengin iken gebe kalmayı planlayan kadınlar için son derece gerekli olan demir ve magnezyum da içerir.

9. Badem

– Beslenme düzeninde bol miktarda E vitamini içeren bademe de yer verilmelidir.

– Badem erkeklerde sperm sağlığını geliştirmeye yardımcı olmaktadır. Yapılan çalışmalarda aynı zamanda E vitamini eksikliğinin da kadınlarda kısırlığa neden olabildiği anlaşılmıştır.

– E vitamini sperm ve yumurtayı DNA hasarına karşı korumaya yardımcı olan önemli antioksidanlar da içerir.

– Ayrıca, bu besin embriyoları düşüklere karşı korur. E vitamini alımını artırmak için en iyi besinlerden biri de bademdir.

– Badem üreme kabiliyetini arttırır. Bir barda süt ile biraz kuru kavrulmuş badem her gün düzenli olarak tüketilebilir.

10. Avokado

– Bu meyve folik asit ve tekli doymamış yağ asidi içeriği ile doğurganlığı artıran enzimler içerir.

– Aynı zamanda folik asit ve B vitamini açısından da zengindir. Bu nedenle kadınlara doğurganlık oranını; erkeklere ise sperm kalitesini artırmak için düzenli olarak tüketilmesi önerilir.

– Ayrıca kadınlarda nöral tüp defektleri ve düşükleri önlemeye de yardımcı olur.

– Avokado tekli doymamış yağ içeriği ile hormanal dengeyi korur. Hormonların düzene girmesi ile hamile kalma olasılığı da artar.

– Vitro fertilizasyon (IVF) tedavisi gören kişilere özellikle tavsiye edilir.

– Avokado meyve olarak tüketilebileceği gibi avokado suyu da düzenli olarak tüketilebilir.

Doğurganlığın artırılması için bu besinler beslenme planına mutlaka dahil edilmelidir. Beslenme düzeninin yanı sıra bol miktarda su tüketilmesi, düzenli egzersiz yapılması ve stresten uzak durulması önerilir.

Anemi Hastaları Ne Yemeli: Anemiye İyi Gelen Yiyecekler

anemiye iyi gelen yiyecekleranemiye iyi gelen yiyecekler

anemiye iyi gelen yiyecekleranemiye iyi gelen yiyecekler

Anemi için ne yapmalı?

Anemi çok sık görülen bir sağlık sorunudur. Özellikle kadınları etkiler. Anemi vücutta alyuvar (RBC) sayısının çok düşük olmasından kaynaklanır. Kandaki hemoglobin düzeyinin dengesi bozulur ve kansızlık belirtileri ortaya çıkmaya başlar. Hemoglobin globin (protein) ve haeme (demir) bileşenlerinden oluşur. Bu öğelerin ikisi de oksijen üretimini ve vücutta oksijen taşınmasını destekler. Vücudun genel sağlığı için hemoglobin düzeylerinin dengede kalması gerekir.

– Aneminin başlıca belirtileri uzuvlarda; özellikle ellerde ve ayaklarda karıncalanma hissi, depresyon, hafıza kaybı, yorgunluk ve halsizlik hissidir. Anemi doktor tarafından yapılan kan testi ile kolaylıklar anlaşılabilir.

– Demir, B 12 vitamini ve folik asit eksikliği de aneminin ana nedenleri arasındadır. Özellikle kadınlarda emzirme sırasında annenin vücudunda demir eksikliği oluşabilir.

– Demir eksikliği için ilaç tedavilerinin yanı sıra bitkisel çözümler de kullanılabilir. Ayrıca beslenme düzenine dikkat edilmelidir. Bazı besinler anemi belirtilerini hafifletmeye yardımcı olur.

Anemi hastaları nasıl beslenmeli: Anemiye iyi gelen besinler

1. Kansızlığa iyi gelen gıdalar: Soya fasulyesi

– Tüm fasulye çeşitleri demir açısından zengindir. Ancak özellikle soya fasulyesi anemi tedavisi için mutlaka tüketilmelidir.

– Fasulye demir emilimini engeller ve fitik asit içerir. Fitik asit içeriğinin azalması için fasulye pişirilmeden önce sıcak suda bir gece ıslatılmalıdır.

– Sadece bir bardak haşlanmış soya fasulyesi düzenli olarak tüketilebilir. Fasulye içerisindeki bulunan mineraller anemiyi kontrol altına almaya yardımcı olur. Kan hücrelerinin üretilmesini artırır.

– Ayrıca soya fasulyesi anemiyi azaltmaya yardımcı az yağlı, yüksek proteinli bir besindir.

2. Kansızlık için ne yenmeli: Tam buğday ekmeği

– Tam tahıllı buğday ekmeği de demir eksikliği ile savaşmak için etkilidir. Vücudun ihtiyacı olan demiri karşılamaya yardımcı olur.

– Demir içeriği yüksek olan tam buğday ekmeği aynı zamanda fitik asiti dengeleyen demir inhibitörleri içerir.

– Her gün bir dilim tam tahıllı buğday ekmeği tüketilebilir. Tüketildiğinde günlük demir ihtiyacının yüzde 6’sını karşılar.

– Ayrıca, tam tahıllı ekmekler birçok hastalıkla mücadele etmeye yardımcı olur.

3. Kansızlığa çözüm: Yulaf ezmesi

– Yulaf ezmesi demir açısından son derece zengindir. Bazı durumlarda fitik asit içeriği ile demir emilimini engeller. Ancak, demir ile güçlendirilmiş yulaf unu tüketilebilir.

– Düzenli olarak yulaf ezmesi tüketilmesi önerilir. Her gün bir bardak su ile birlikte tüketilebilir.

– Yulaf ezmesi aynı zamanda B 12 ve diğer B vitaminlerini de içerir.

4. Anemiye iyi gelen besinler: Kırmızı et

– Kırmızı et ve sığır eti gibi yüksek miktarda bitkisel kökenli besinler de yüksek miktarda demir içerir. Karaciğer fonksiyonlarını destekler.

– Ayrıca kanda demir ve B vitamini miktarını artırır.

– Ayrıca günlük B 12 vitamini ihtiyacını da karşılar.

5. Anemiyi önleyen yiyecekler: Yumurta

– Yumurta birçok antioksidan ve yararlı proteinler içerir. Bu nedenle anemi hastalarına da önerilmektedir.

– İçerisindeki bileşenler ile yumurta çok az kalori içerir. Günlük olarak düzenli tüketildiğinde demir alımını artırır.

– Askorbik asit (C vitamini) ile birlikte tüketilebilir. Özellikle bir bardak portakal suyu ile tüketilmesi önerilir.

– Yumurta düzenli tüketildiğinde eklem ve kemik yapısını güçlendirmeye de yardımcı olur.

6. Anemi için beslenme: Fıstık ezmesi

– Fıstık ezmesi, demir açısından iyi bir kaynaktır. Sadece iki çorba kaşığı fıstık ezmesi 0.6mg demir içerir. Kadınlar için her gün 18 mg demir gerekirken erkeklere 8 mg gerekmektedir.

– Sadece bir bardak portakal suyu ile birlikte fıstık ezmeli sandviç tüketilebilir.

– C vitamini içeren portakal suyu fıstık ezmesi ile tüketildiğinde demir emilimini artırır.

– Eğer fıstık ezmesi yoksa kavrulmuş fıstık da tüketilebilir.

7. Anemiye iyi gelen sebzeler: Ispanak

– Ispanak gibi yeşil yapraklı sebzeler lif, vitamin A, B 9, C ve E vitamini, kalsiyum ve beta-karoten açısından zengindir. İçerisindeki C vitamini ile bağışıklığı korurken aynı zamanda yüksek demir içeriği ile kansızlığı engeller.

– Yarım fincan haşlanmış ıspanakta 3.2 mg demir bulunur. Özellikle kadınların beslenme düzenine mutlaka dahil etmesi önerilir.

– Ispanaklı salata, çorba ya da yemekler tüketilebilir.

– Anemi belirtilerini hafifletmek ve anemiden kurtulmak için ıspanağın yanı sıra diğer yeşil yapraklı sebzeler; marul, kereviz, brokoli, çemen ve su teresi de tüketilebilir.

8. Domates

– Domates de C vitamini açısından zengin bir besindir. Anemi ile mücadelede son derece faydalıdır ve beslenme düzenine dahil edilmelidir.

– C vitamini içeriği ile demirin vücutta absorbe edilmesine yardımcı olur. Günde en az bir bardak çiğ domates suyu tüketilebilir.

– Çay ve kahve gibi kafeinli içeceklerin zararlarını önlemeye de yardımcı olur.

– Ayrıca domates beta-karoten içeriği ile cilt ve saç sağlığı için de faydalıdır. E vitamini içerir.

9. Nar

– Nar, C vitamini, demir, vitamin A ve E içeren son derece yararlı bir besindir. Aynı zamanda lif ve potasyum da içerir.

– Nar meyve olarak tüketilebileceği gibi meyve suyu olarak da tüketilebilir.

– Nar düzenli tüketildiğinde vücutta kan akımını korur.

– Nar kanda demir oranını yükseltir. Ayrıca anemiden kaynaklanan yorgunluk, baş dönmesi, halsizlik ve işitme kaybı gibi önemli belirtileri de hafifletir.

10. Kırmızı pancar

– Kırmızı pancar, pişmiş sebze olarak ya da salatalar ile birlikte tüketilebilir.

– Anemi için son derece etkili besinlerden biridir. Ayrıca kırmızı pancarın suyu sıkılarak da tüketilebilir.

– Kırmızı pancar önemli miktarda demir içerir. Demir eksikliğini giderirken aynı zamanda vücutta taze oksijen taşınmasını artırır.

– Kırmızı kan hücrelerini harekete geçirerek bağışıklığı da kuvvetlendirir.

– Anemi tedavisine ek olarak mutlaka beslenme düzenine kırmızı pancar eklenmelidir.

Anemiyi kontrol altına almak için dikkat edilmesi gerekenler:

– Beslenme düzenine dikkat edilmelidir. Demir içeriği yüksek olan besinlerin tüketilmesine özen gösterilmelidir.

– C vitamini açısından zengin olan besinler tüketilmelidir.

– Gün içerisinde 9 ila 12 barda su tüketilmesi önerilir. Suyun yanı sıra diğer sıvı alımları da artırılmalıdır.

– Kafein içeren çay ve kahve gibi içeceklerin tüketimi sınırlandırılmalıdır. Mümkünse hiç tüketilmemelidir. Bu tür içecekler aneminin başlıca nedeni olabilir.

– Güneş ışığından mümkün olduğunca faydalanılmalı; gerekli D vitamini karşılanmalıdır.

– Düzenli olarak egzersiz yapılmalıdır. Hafif ve orta düzeydeki egzersizler günde 30 dakika kadar haftanın en az 3 günü yapılabilir.

Anemi günümüzde sıkça rastlanan bir sağlık sorunudur. Genellikle beslenme düzenindeki eksiklikler nedeni ile oluşur. Bu nedenle fast food yiyeceklerden, çok yağlı ya da çok şekerli gıdalardan kaçınılması önerilir. Yeşil sebzelerin ve taze meyvelerin ağırlıklı olduğu bir beslenme planı oluşturulmalıdır. Her öğünde beyaz ekmek yerine tam tahıllı buğday ekmeğinin tüketilmesi önerilir. Anemi belirtileri şiddetli ise ve günlük hayatı etkilemeye başladıysa mutlaka doktora gidilmeli ve ek ilaç tedavisine başlanmalıdır.

Diyabet Hastaları Ne Yemeli: Diyabete İyi Gelen Yiyecekler

diyabete iyi gelen yiyecekler

diyabete iyi gelen yiyecekler

Diyabete ne iyi gelir?

Diyabet yani şeker hastalığı yaygın olan sağlık sorunlarından biridir. Tüm sistemini ve özellikle de böbrek, göz ve kalp sağlığını olumsuz etkiler. Vücudun tüm organları üzerinde olumsuz etkileri vardır. Tedavi edilmediğinde ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Şeker hastalığının oluşmasındaki temel etken beslenme düzenidir. Bu nedenle hem diyabeti önlemek hem de diyabet hastalığının ilerlemesine engel olmak için beslenme düzenine çok dikkat edilmesi gerekir.

Diyabet sorunu ile başa çıkmak için bası besinlerin beslenme düzeninde mutlaka olması gerekir. Bu besinler düzenli tüketildiğinde kandaki şeker seviyesini düşürmeye yardımcı olur. Diyabet için beslenme düzenine alınması gereken başlıca besinler şunlardır:

Diyabet için öneriler: Diyabette beslenme

1. Diyabete iyi gelen bitki: Tarçın

– Çeşitli bileşenler içeren tarçın, glukoz metabolizmasını teşvik eder ve kolesterolü düşürmeye yardımcı olur. Yapılan çalışmalarda şeker hastalığı olan kişilerde tarçının olumlu etkileri olduğu gözlemlenmiştir.

– Sadece yarım çay kaşığı toz tarçın her gün düzenli olarak tüketilebilir. Belirtilerin azalmasına yardımcı olacaktır.

– Ayrıca açlık kan şekeri ve insülin duyarlılığını artırır.

– Beslenme düzenine mutlaka tarçın eklenmelidir. Kahveye serpilebilir, kahvaltıda yulaf ezmesine eklenebilir ya da tavuk ve balıkları pişirirken kullanılabilir.

– Alternatif olarak sıcak su dolu bir bardağa biraz tarçın eklenerek de tüketilebilir.

2. Diyabete iyi gelen gıdalar: Tatlı patates

– Tatlı patates içerisinde yüksek miktarda A vitamini, C vitamini, potasyum ve lif içerir. Ayrıca antioksidan ve beta-karoten içeriği de vardır. Tüm bu içeriği ile nişastalı bir sebze olan tatlı patates kan şekerinin düşmesine yardımcı olur.

– Tatlı patates normal patates yerine tüketilebilir. Daha düşük glisemik endeksi yaratır. Izgara olarak ya da haşlanmış olarak tüketilebilir.

– Tatlı patates cilt ve saç sağlığı için de son derece faydalıdır.

– Tatlı patates ayrıca garnitür olarak ya da komposto şeklinde veya salata, çorba, güveç veya diğer yemeklere eklenebilir.

3. Diyabet hastaları neler yemeli: Fasulye

– Fasulye lif açısından son derece zengin bir kaynaktır. Aynı zamanda protein, magnezyum ve potasyum açısından zengindir. Bu mineraller ise şeker hastası olanlar kişilerin beslenme düzeninde mutlaka bulunmalıdır.

– Fasulye sindirim fonksiyonlarını iyileştirir. Aynı zamanda kan şekeri düzeyini korumaya yardımcı olur.

– Bu besin böbrekler için de son derece faydalıdır.

– Fasulye, nohut, soya fasulyesi ya da siyah fasulye bol bol tüketilebilir.

– Ana yemek olarak tüketilebileceği gibi garnitürlere eklenebilir ya da salatalar ile birlikte tüketilebilir.

4. Diyabete iyi gelen şifalı bitkiler: Koyu yeşil yapraklı sebzeler

– Koyu yeşil yapraklı sebzeler çok düşük kalori ve karbonhidrat içerir. Ancak vitamin C, erimeyen lifler, magnezyum ve kalsiyum açısından son derece zengindir.

– Bu besinin kan şekeri seviyesi üzerinde neredeyse hiçbir olumsuz etkisi yoktur. Şeker hastaları için son derece faydalıdır.

– Yapılan araştırmalarda yeşil yapraklı sebzelerin tip 2 diyabet riskini düşürmeye yardımcı olduğunu ortaya koymuştur.

– Diyabeti önlemek ve belirtilerini hafifletmek için koyu yeşil yapraklı sebzeler özellikle; ıspanak, lahana, pazı, hardal yeşilliği ve diğer yeşil yapraklı sebzeler düzenli olarak tüketilebilir.

5. Diyabete iyi gelen meyveler: Çilek

– Çeşitli antioksidanlar, vitaminler ve lif içeren meyveler özellikle tüketilmelidir. Çilek de bunlardan biridir.

– Çilek diyabet hastalarının önerilmesinin yanı sıra kanser ve kalp hastalığı belirtilerini de hafifletmeye yardımcı olur. Kan şekeri düzeylerini kontrol altına alır.

– Çilek, kızılcık ya da siyah çilek de tüketilebilir.

– Çilek meyve olarak tüketilebileceği gibi tatlılara ve hamur işlerine de eklenebilir.

6. Diyabet hastalarında beslenme:  Balık

– Şeker hastalarına özellikle omega 3 yağ asitleri içeren besinler önerilir. Bu nedenle omega 3 yağ asidi açısından zengin olan yağlı balıklar bol bol tüketilebilir.

– Balık iyi bir protein kaynağıdır ve yüksek yağlı etler yerine tüketilebilir.

– Haftada en az iki kez balık tüketilmesi tavsiye edilir. Soğuk su balıkları; somon balığı, sardalye, pisi balığı, ringa balığı, uskumru ve ton balığı da önerilen balıklar arasındadır.

– Bu balıklar haşlanmış ya da ızgara şeklinde tüketilebilir.

– Balık tüketiminin yanı sıra doktora danışarak balık yağı takviyeleri de kullanılabilir.

7. Diyabet hastalarına öneriler: Tam tahıllı ürünler

– Tam tahıllı gıdalar magnezyum, krom, omega 3 yağ asitleri ve folat içerir. Bu içeriği ile tam tahılı ürünler kan şekeri seviyesini korumaya yardımcı olur.

– Ayrıca kötü kolesterolü düşürür ve kan basıncı azaltmaya yardımcı olur.

– Tam tahıllı besinler güçlü bitki kimyasalları, lignanlar ve kalp hastalığı önlemede önemli bir rol oynayan flavonoidler içerir.

– Beyaz ekmek yerine tam tahıllı buğday ekmeği; beyaz pirinç yerine kahverengi pirinç tüketilebilir.

8. Diyabete iyi gelen kuruyemişler: Fındık

– Fındık sağlıklı yağlar, vitaminler, lif ve kan şekeri seviyesini sakinleştiren E vitamini ve magnezyum içerir. Bu içeriği ile diyabet hastalarına özellikle önerilmektedir.

– Fındık insülin direncini azaltmaya yardımcı olur ve kalp hastalığı ile mücadeleye destek sağlar.

– Şeker hastası olanlar ya da tip 2 diyabet hastaları hastalığın belirtilerini hafifletmek için düzenli olarak fındık tüketmelidir.

– Fındığın yanı sıra ceviz, kaju, badem, yer fıstığı ve benzeri çerez türleri tüketilebilir.

– Fındık içerisindeki bileşenler ve enzimler ile şeker hastalığından kaynaklanan inhibitörleri nötralize eder. Fındık bir gece suda bekletildikten sonra ertesi sabah tüketilebilir.

– Düzenli tüketildiğinde kandaki şeker seviyesinin düşmesine yardımcı olur.

9. Şeker hastalığına iyi gelen bitkisel yağlar: Zeytinyağı

– Zeytinyağı kalp hastalığı riskini azaltır ve insülin direncini dengeler. Kandaki şeker oranını sabit tutmaya yardımcı olur.

– Ayrıca zeytinyağı tekli doymamış yağlar ve antioksidanlar içerir.

– Zeytinyağı aynı zamanda kilolu şeker hastaları için kilo vermeye yardımcı besinler arasındadır.

– Zeytinyağı yararlı birçok mineral içerir. 30’dan fazla antioksidan ve anti inflamatuar bileşiklere sahiptir. Bu oranlar sızma zeytinyağında daha fazladır.

– Zeytinyağlı sebze ve etler bol bol tüketilebilir.

10. Şeker hastalığına iyi gelen yiyecekler: Yoğurt

– Yoğurt protein, vitamin D ve kalsiyum açısından zengin bir besindir. Yapılan çeşitli çalışmalarda kalsiyum yönünden zengin besinler tüketilmesinin diyabet hastalığını engellediği ortaya çıkmıştır.

– Yoğurt diyabetik kişilerde aynı zamanda kilo verilmesini kolaylaştırır.

– Yoğurt kemik ve diş sağlığını korurken kemiklerin güçlenmesine yardımcı olan temel besinlerden biridir.

– Özellikle yağsız yoğurt tüketilmesi önerilir. Yoğurdun içerisine biraz taze meyve eklenerek de tüketilebilir.

– Az yağlı süt kanda şeker seviyesini kontrol etmeye yardımcı olur. Bu nedenle şeker hastalarına beslenme düzenlerine mutlaka eklemeleri önerilir.

Şeker hastalığı söz konusu olduğunda beslenme düzenine çok dikkat edilmelidir. Şeker seviyesini olumsuz etkileyen besinlerden kaçınılmalı; o besinler yerine yukarıdaki besinlerin tüketilmesine ağırlık verilmelidir. Ayrıca düzenli olarak egzersiz yapılması da kilo kontrolüne yardımcı olacaktır. Doktora danışarak ayrıntılı bir beslenme ve diyet planı da oluşturulabilir.

Süt Neye İyi Gelir: Sütün Faydaları

sütün faydaları

sütün faydaları

Süt nelere faydalı?

Süt genel sağlık için son derece besleyici bir gıdadır. Her yaşta gerekli bir besin olan süt kalsiyum, protein, potasyum, fosfor, riboflavin, niasin ve vitamin A, D ve B 12 içerir. Yetişkinlere günde 3 fincan süt içmeleri önerilir. İhtiyaca göre yağlı ya da yağsız süt tercih edilebilir. Kalsiyum ve D vitamini içeriği ile süt kemik sağlığını korur ve eklemleri güçlendirir.

Süt neye faydalıdır: Sütün yararları

1. Süt kas yaparmı?

– Kas yapısını güçlendiren süt beslenme düzenine mutlaka dahil edilmelidir. Kas yapısı için gerekli olan proteinleri içerir.

– Proteinin yüzde 20’si whey isimli bir madde iken yüzde 80’i kazein enzimindir. Whey maddesi amino asitler açısından zengindir ve kanda hızla yayılır. Kazein ise daha yavaş sindirilir.

– Ayrıca, kalsiyum içeren süt mevcut kas ve kan sağlığına da katkıda bulunur.

– Süt vücudu nemlendirir ve kas yapısını korumaya yardımcı olur.

2. Sütün dişlere faydası:

– Diş sağlığı için en iyi besinlerden arasında olan süt diş yapısını korumaya yardımcı olur.

– Süt içerdiği kalsiyum ve fosfor ile diş minesini korur. Dişlerin çürümesini ve zarar görmesini engeller. Plak oluşumunu da önler.

– Kazein proteini dişlerde ve ağız içerisinde biriken asidin nötralize olmasına yardımcı olur. Aynı zamanda kalsiyum ve fosfat kaybını önler.

– Diş minesi üzerinde ince bir tabaka oluşturur ve dişi hasara karşı korur. Ayrıca çene kemiklerinin güçlenmesine de yardımcı olur.

– Her gün diş sağlığını korumak için düzenli olarak süt tüketilmesi önerilir.

3. Süt uyku getirir ve uyku düzenini teşvik eder.

– Stres uykusuzluğun başlıca nedenleri arasındadır. Süt stres seviyesini azaltmaya yardımcı olurken aynı zamanda uyumayı teşvik eder.

– Menopoz ve diğer sağlık koşulları nedeni ile uykusuzluk oluştuğunda bol bol süt tüketilmesi önerilir.

– Yatmadan önce ılık süt daha iyi uyumaya yardımcı olur. Süt tüketimi rahatlama sağlarken sinirlerin de yatışmasına katkıda bulunur.

– Amino asit içeriği ile süt uyku sırasında dinlenme ve vücut onarım etkisini artırır.

4. Süt cilde iyi gelirmi?

– Süt cilt için en etkili besinler arasındadır. Yüzyıllardır güzellik ve bakım için kullanılmaktadır.

– Süt içerdiği amino asit ile cildi güneşin zararlı ışınlarından korur. Aynı zamanda cildin nemli kalmasına yardımcı olur.

– Süt cilde topikal olarak uygulandığında cilt üzerindeki ölü deri hücreleri ve kirin arınmasını sağlar. Cilt matlaşmasını engeller. Etkili bir peeling malzemesidir.

– Ilık su ile cilt yıkanır. Ardından bir pamuk yardımı ile biraz süt cilde doğrudan uygulanır. Ardından tekrar ılık su ile durulanır. Kendi kendine cildin kuruması beklenir.

– Bu uygulama cildin nemlenmesine yardımcı olmak için her gün uygulanabilir. Ayrıca düzenli kullanımda ince çizgileri ve kırışıklıkları azaltmaya yardımcı olur.

5. Hidrasyon artırır.

– Süt vücudun de nemli kalmasına yardımcı olur.

– Egzersiz sonrasında süt içilmesi önerilir. Süt elektrolit seviyesini de korur.

– İhtiyaca ve tercihe göre çikolatalı süt de tüketilebilir. Çikolatalı süt protein, karbonhidrat, sodyum ve antioksidanlar açısından benzersiz bir kombinasyona sahiptir.

– Ayrıca, yağsız süt de tüketilebilir.

6. Sütün beyne faydaları: Bilişsel gerilemeyi önler.

– Az yağlı süt beyin fonksiyonlarını korumaya yardımcı olur. Özellikle Alzheimer hastalığını önlemek için son derece etkilidir.

– Vitamin B 12 ile bilişsel becerileri korumaya yardımcı olur. Protein açısından mükemmel bir kaynaktır.

7. Süt kilo verdirir mi?

– Yapılan bilimsel araştırmalara göre sütün kilo kaybına yardımcı olduğu ortaya çıkmıştır.

– Kalsiyum ve D vitamini ile vücutta yağ yakıcı etki gösterir. Var olan yağların hızla yakılmasına yardımcı olur.

– Ayrıca protein ve yüksek su içeriği ile süt; tokluk hissi yaratır.

– Linoleik asit ile kaslardaki yağ oranını azaltır.

– Kilo vermeye yardımcı olması için süt beslenme düzenine dahil edilebilir.

8. Süt saç dökülmesine iyi gelirmi: Sütün saça faydaları:

– Süt içerisindeki protein ve kalsiyum ile saçların hızla büyümesini sağlar. Aynı zamanda saç sağlığı için faydalı mineraller içerir. Ayrıca mükemmel bir nemlendirici ve saç kremidir. Saçları dış etkenlerin zararlarına karşı korur ve saçların onarılmasını sağlar.

– Saç diplerine biraz süt uygulanarak hafifçe masaj yapılabilir. Birkaç dakika kadar saçlarda bekletilir. Ardından hafif ve bitkisel bir şampuan ile saçlar yıkanır. Bu işlem saçların daha yumuşak ve canlı görünmesine yardımcı olur.

– Ayrıca, bir sprey şişesine soğuk süt doldurulur. Bu sprey saçlara uygulanır. 30 dakika kadar bekletilir. Ardından saçlar hafif bir şampuan ile yıkanır.

– Süt tüketimi de saç sağlığını korur. Her gün düzenli olarak tüketildiğinde saçların daha yumuşak olmasını sağlar ve saç kuruluğunu önler.

9. Doğal antiasit

– Her gün süt tüketmek sindirim sistemini geliştirmeye yardımcı olur. İçerdiği A vitamini ile sindirimi hızlandırır.

– İçerisindeki retinoidler ve retinoik asit ile mide ve bağırsak sağlığını korur. Sindirim yolu iltihabı üzerinde olumlu etkileri vardır.

– Ayrıca, süt D vitamini içeriği ile yeni hücrelerin büyümesini destekler. Vücudun kalsiyum düzeylerini kontrol eder. Kalsiyum sinir sinyalleri iletmek ve sindirimi düzenleyen hücreler tarafından gerekli temel bir besindir.

– Süt midede var olan fazla asidi nötralize eder, mide ekşimesini azaltır ve sindirim yolu iltihabını önler. Mükemmel bir antiasittir.

– Genel olarak sindirim sağlığını destekleyen süt pastörize olarak soğuk şekilde tüketilebilir.

– Süt bazı insanlara laktoz intoleransı nedeni midede gaza, ishale ve karın ağrısı gibi sorunlara neden olabilir. Bu insanlara normal süt yerine laktoz içermeyen sütler önerilir.

10. Kanser riskini azaltır.

– Çeşitli çalışmalarda sütün hem erkek hem de kadınlarda kanser riskini azalttığı ortaya çıkmıştır. İçerisindeki konjuge linoleik asit (CLA) ile süt, kalsiyum ve D vitamini açısından zengindir. Bu nedenle anti kanser yararlar gösterir.

– Otago Üniversitesi’nde bilim adamları tarafından yapılan bir araştırmada sütün düzenli tüketiminin yüzde 30 oranında bağırsak kanseri riskini düşürdüğü ortaya çıkarılmıştır.

– Süt; kolorektal, göğüs ve kolon kanseri riskini de azaltır. Bazı çalışmalarda, düşük yağlı sütün yumurtalık kanseri ve prostat kanseri riskini azalttığı da gözlemlenmiştir. Bu konuda yapılan çalışmalara hala devam edilmektedir.

Süt cilt sağlığından saç sağlığına kadar pek çok alanda faydalıdır. Genel sağlık için mutlaka beslenme düzenine eklenmesi önerilir. Sütün yanı sıra diğer süt ürünleri olan; peynir, yoğurt, tereyağı gibi besinler de tüketilebilir. Ayrıca sade süt yerine meyveli ya da çikolatalı sütler de tercih edilebilir. Laktoz hassasiyeti olan kişiler ise laktoz içermeye süt tüketebilirler. İçerdiği tüm yararlı bileşikleri ile süt sağlıklı beslenme düzeninin olmazsa olmazıdır.

Saç Dökülmesini Önlemek İçin Ne Yemeli: Saç Dökülmesine İyi Gelen Besinler

saç dökülmesine iyi gelen besinler

saç dökülmesine iyi gelen besinler

Saç dökülmesine doğal çözüm:

Beslenme sadece genel sağlık için değil cilt ve saç sağlığı için de önemlidir. Beslenme düzeninin değiştirilmesi ile saçlar daha hızlı uzar, saç dökülmesi ve saç hasarı en aza indirgenir. Saçların daha sağlıklı uzaması için özellikle vitamin A, C, E, B 5, B 6 ve B12 vitaminleri, demir, çinko, protein, yağ asitleri, silika, kükürt ve germanyum içeren gıdaların tüketilmesi önerilir. Saç bakımı ve sağlığı için kullanılan saç bakım ürünleri kimyasal içerikleri nedeni ile saç yapısına zarar verebilir. Bu nedenle daha bitkisel çözümler kullanılması önerilir. Bitkisel çözümler yanı sıra beslenme düzenine de dikkat edilmelidir. Bu şekilde saç kaybı önlenebilir ve daha sağlıklı saçlara kavuşulabilir.

Saç dökülmesini azaltmak için neler yapılmalı: Saç dökülmesini önleyen besinler

1. Saç dökülmesine iyi gelen yiyecekler: Yumurta

– Saçların daha sağlıklı olması için protein içeren besinler özellikle yumurta tüketilmelidir. Protein ek olarak biotin içerir ve bu içeriği ile saç dökülmesini engellemeye yardımcı olur.

– Ayrıca yardımcı diğer B vitaminleri açısından da iyi bir kaynaktır.

– Yumurta içerisinde bulunan protein saç uzamasına yardımcı olur.

– Maksimum fayda için yumurta beyazı sarısı ile birlikte tüketilmelidir.

– Yumurta akı, özellikle vücutta protein emilimi teşvik eder.

– Düzenli olarak her gün ya da iki günde bir; bir adet yumurta tüketilmelidir. Omlet olarak ya da haşlanmış şekilde tercih edilebilir.

2. Saç dökülmesine iyi gelen vitaminler: Somon balığı

Somon balığı kan damarlarını geliştirir. Cildi beslerken aynı zamanda saç faydalı olan yağlı bir balık türüdür. İçerisindeki omega 3 yağ asitleri ile saçların daha hızlı uzamasını sağlar ve saç dökülmesini engeller.

– Ayrıca protein B vitamini ve B 12 vitamini içerir. Değerli mineraller açısından zengindir. Bu içeriği ile kuru saçlar için de son derece etkilidir. Saç dökülmesini engellerken saç uçlarının kırılmasını önler.

– Saç dökülmesini önlemek için somon haftada iki kez düzenli olarak somon balığı tüketilebilir.

– Izgara, füme ya da pişmiş olarak tüketilmesi önerilir. Saç dökülmesini önlemek için düzenli olarak tüketilmelidir.

– Somon balığının yanı sıra diğer yağlı balıklar; ringa balığı, sardalye, alabalık ve uskumru da tüketilebilir.

3. Saç dökülmesi nasıl engellenir: Sığır eti

– Vücudun ihtiyacı olan kaliteli proteinler içeren sığır eti de saç dökülmesini engellemeye yardımcı olur. Sığır eti protein B vitaminleri, demir ve çinko açısından son derece zengindir.

– Yağsız sığır eti tercih edilmesi önerilir. Haftada 3 porsiyon tüketilebilir.

– En iyi sonucu elde etmek için konserve yerine taze et tüketilmelidir. Çorbalara ve salatalara eklenebileceği gibi ana yemek olarak da tüketilebilir.

– Sığır eti tadını sevmeyenler sığır eti yerine yağsız kuzu eti de tüketebilir.

Not: Yüksek kolesterol hastalarına çok fazla sığır eti tüketmeleri önerilmez.

4. Saç dökülmesi için ne yemeli: Fasulye

– Fasulye protein, lif, B vitaminleri, C vitamini, çinko ve saç büyümesi için gerekli olan mineralleri içerir. Çok düşük kalorili bir besin kaynağıdır. Fasulye, saç dökülmesini önlemek için gerekli demir açısından da zengindir.

– Saçların daha hızlı büyümesi ve saç dökülmesini engellemek için beslenme düzeni içerisine taze ve kuru fasulye, pinto fasulye, nohut ve soya fasulyesi gibi farklı türler de tüketilebilir.

– Fasulye salata, güveç ve yan yemekler olarak öğünlere eklenebilir.

5. Saç dökülmesini engellemek için ay çekirdeği

– Ay çiçeği tohumu saç dökülmesini engelleyen protein, çinko, selenyum, biotin, potasyum, bakır, demir, B vitaminleri, E vitamini, magnezyum ve kalsiyum gibi bir dizi besin öğesi içerir. Ayrıca omega 6 yağ asitleri açısından da zengindir.

– Saçların sağlıkla uzamasına yardımcı olmak için gün içerisinde bir avuç ay çiçeği tohumu tüketilebilir.

– Ayrıca, biraz ay çekirdeği haşlanmış sebze ve salataların üzerine de serpilebilir.

– Fazla yağ içerdiği için sık tüketiminden kaçınılmalıdır.

6. Saç dökülmesini azaltmak için fındık

– Fındık içerisindeki proteinler, vitaminler, mineraller, sağlıklı yağlar ve fitokimyasallar ile donuk saçların daha canlı görünmesine yardımcı olur.

– Saç sorunlarının hemen hemen hepsinin hafifletilmesi için fındık tüketilmesi önerilir.

– Fındık düzenli olarak tüketildiğinde saçların daha sağlıklı görünmesine yardımcı olur.

– Beslenme düzenine atıştırmalık olarak fındık, badem, fıstık, ceviz ve kaju fıstığı gibi besinler eklenebilir.

– Sadece bir avuç fındık tercihen geceden suda bekletilerek yemeklere, salatalara, makarnalara ve tatlılara eklenebilir.

7. Saç dökülmesini azaltan gıdalar: Ispanak

– Ispanak da saç sağlığı için gerekli besinler arasındadır. Saçların daha sağlıklı ve canlı görünmesine yardımcı olur.

– Ispanak antioksidanlar açısından son derece zengindir. Aynı zamanda vitamin B, C ve E, potasyum, kalsiyum, demir, magnezyum ve omega 3 yağ asitleri içerir.

– Saçların hızla uzamasını sağlar.

– Ispanak suyu ya da ıspanak çorbası içilebileceği gibi yemek şeklinde de tüketilebilir.

– Ispanağın yanı sıra diğer yeşil sebzeler; brokoli ve lahana da tüketilebilir.

8. Yulaf

– Yulaf; B vitaminleri, çinko, protein ve bakır açısından zengin bir besindir. Saç dökülmesini engeller ve saç sağlığı için faydalı mineraller içerir.

– Ayrıca potasyum, fosfor, magnezyum ve demir gibi saçların uzamasını sağlayan besin öğelerine sahiptir.

– Bir tabak yulaf ezmesi kahvaltılarda tüketilebilir. Yulaf ile hazırlanan atıştırmalıklar da öğün aralarında önerilmektedir.

9. Havuç suyu

– Havuç beta-karoten açısından zengindir. Bu nedenle saçların daha sağlıklı ve bakımlı görünmesini sağlar.

– Ayrıca A vitamini açısından zengin olan havuç saç diplerinde sebum miktarını artırır ve saç kuruluğunu engeller.

– Havuç birçok biçimde tüketilebilir. Biraz limon suyu ile havuç suyu karıştırılarak tüketilebilir.

– Bir bardak havuç suyu her sabah güne başlamak için harika bir yoldur. Ayrıca havuç atıştırmalık olarak tüketilebilir, çorba ve salatalara da eklenebilir.

10. Tatlı patates

– Tatlı patates düzenli olarak tüketildiğinde saç dökülmesini azaltmaya yardımcı olur. Ayrıca vücuttaki A vitaminini beta-karotone dönüştürür.

– A vitamini hücrelerin ve dokuların daha sağlıklı olmasına yardımcı olur. Saç derisinin nemlenmesini sağlar.

– Tatlı patates de bol miktarda C vitamini, bakır, demir ve protein içerir.

– Düzenli olarak tüketildiğinde saç dökülmesi azalacaktır.

– Tatlı patates atıştırmalık olarak ya da yemekler ile birlikte tüketilebilir.

Tüm bu besinler saç köklerini beslerken aynı zamanda saç yapısını besler. Saç dökülmesini engellemede de son derece etkilidir. Saç kaybını en aza indirir.

Saç sağlığını korumak ve saç dökülmesini engellemek için beslenme düzenine dikkat edilmelidir. Tüm bu besinlerin bulunduğu dengeli ve sağlıklı bir beslenme düzeni ile saç sorunlarından kurtulmak mümkündür. Beslenme düzeninin yanı sıra sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durulmalı; düzenli olarak egzersiz yapılmalıdır. Saç dökülmesi tüm bunlara rağmen devam ediyorsa bir doktora danışılması önerilir.

Kalp Sağlığı İçin Ne Yemeli: Kalp Sağlığına İyi Gelen Besinler

kalp sağlığına iyi gelen besinler

kalp sağlığına iyi gelen besinler

Kalp sağlığı için neler yapmalıyız?

Kalp sağlığını korumak için beslenme düzenine dikkat edilmelidir. Dengeli ve sağlıklı beslenildiğinde ve hafif egzersizler yapıldığında kalp sağlığı sorunları % 70 oranında azaltılabilir.

Doğru beslenme şekli ile ateroskleroz (arterlerde daralma), kalp krizi ve felç gibi sağlık sorunları engellenebilir. Her gün; kahvaltı, öğle ve akşam yemeğinde sağlıklı beslenilmelidir. Özellikle sodyum, sağlıksız yağ, yağsız proteinler, kepekli tahıllar, meyve ve sebzelerin tüketilmesi önerilir.

Kalp sağlığını korumanın yolları: Kalp sağlığına iyi gelen gıdalar

1. Kalbe iyi gelen besinler: Somon

– Somon kalp sağlığını korumak için tüketilmesi gereken besinler arasındadır. İyi miktarda omega 3 yağ asidi içerir. Omega 3 yağ asitleri kalp ritim bozuklukları riskini düşür ve düşük kan basıncını önler. Aynı zamanda kanda pıhtılaşmayı önler.

– Somon balığı kanda trigliserit düzeyini düşürürken aynı zamanda iltihabı azaltır.

– Amerikan Kalp Derneği, haftada iki porsiyon somon tüketilmesini önerir. Aynı zamanda haftada birkaç porsiyon diğer yağlı balıklar da tüketilebilir. Balık tüketimi kalp krizini önlemeye yardımcı olur.

– Izgara ya da fırında somon tüketilebilir. Aynı zamanda somon makarna, çorba veya salatalara eklenebilir.

– Somonun yanı sıra uskumru, ton balığı, ringa balığı ve sardalye gibi balıklar da tüketilebilir. Kalp sağlığını korumaya yardımcı olur.

2. Kalp sağlığına iyi gelen gıdalar: Yulaf ezmesi

– Yulaf ezmesi omega 3 yağ asitleri, magnezyum, potasyum, niasin, kalsiyum ve çözünür lif açısından zengindir. Yulaf ezmesi düzenli tüketildiğinde LDL (kötü kolesterol) düzeylerinin düşmesine yardımcı olur. Damarlarda plak oluşumunu engeller ve kalp sağlığını korur.

– Yulaf kalp sağlığını için faydalı olduğu kadar aynı zamanda şeker hastalığı için de son derece etkilidir.

– Her güne bir kase yulaf ile başlanabilir. Yulaf atıştırmalık olarak gün içerisinde öğün aralarında da tüketilebilir.

– Yulaf ile birlikte meyveler ya da yoğurt da tüketilebilir.

3. Kalbe iyi gelen gıdalar: Siyah fasulye

– Siyah fasulye B kompleks vitaminleri, niasin, magnezyum, omega 3 yağ asitleri, kalsiyum ve çözünür lif içerir. Tüm bu besinler kolesterol ve kan şekeri seviyesini kontrol altına almaya yardımcı olur.

– Siyah fasulye kolesterolü kontrol altına alan iyi bir protein kaynağıdır. Sağlık uzmanları kalp hastalığı riskini azaltmaya yardımcı olmak için haftada 3 ya da 4 porsiyon kadar tüketilebilir.

– Siyah fasulye garnitür tüketilebileceği gibi ana yemek olarak da alınabilir. Çorba ve salatalara da eklenebilir.

4. Kalp sağlığı için öneriler: Kırmızı şarap

– Bir bardak kırmızı şarap her gün tüketilebilir. Alkolün fazlası zararlı olsa da bir bardak kırmızı şarap kalp sağlığını korumaya yardımcı olur.

– Aynı zamanda HDL (iyi kolesterol) düzeyini artırmaya yardımcı olur. İçerdiği antioksidan resveratrol ve kateşinler ile arter duvarlarını korur ve plak oluşmasını engeller.

– Resveratrol aynı zamanda kanseri önlemeye yardımcı olur.

– Kırmızı şarap eğer aspirin ve diğer bazı ilaçlar alınıyorsa kesinlikle tüketilmemelidir.

5. Kalp sağlığına iyi gelen bitkisel yağlar: Sızma zeytinyağı

– Sızma zeytinyağı kalp sağlığını korumaya yardımcı olan temel besinler arasındadır. Kalp için faydalı antioksidan polifenoller ve tekli doymamış yağlar içerir.

– İyi kolesterolün yükselmesine yardımcı olurken kötü kolesterolü düşürmeye yardımcı olur.

– Sızma zeytinyağı düzenli tüketildiğinde düşük kolesterol düzeylerini teşvik eder. Kan damarlarını korur ve arterlerde plak birikimini engeller.

– Bu yağ yemeklerde ya da salatalarda düzenli olarak kullanılabilir.

6. Kalp sağlığı için yiyecekler: Bitter çikolata

– Bitter çikolata çeşitli kardiyovasküler hastalıkları azaltmada son derece etkilidir. Her zaman en az % 70 kakao içeren bitter çikolatalar tercih edilmelidir.

– Kakao içerisinde bulunan flavonol ve flavonoidler mevcut düşük kan basıncını korur. Aynı zamanda kalpte kan akışını geliştirir ve kötü kolesterolü azaltır. Ayrıca vücutta serbest radikallerin oluşturduğu hasarı azaltmaya yardımcı olur.

– Sadece küçük bir parça bitter çikolata tüketildiğinde düşük kan basıncı ve kalp genel işleyişi korunacaktır.

– Her gün düzenli olarak bitter çikolata tüketilebilir.

7. Kalp sağlığına iyi gelen bitkiler: Chia tohumu

– Chia tohumu da kalp hastalıklarının engellenmesine yardımcı olur. Çok az kalori içerir ve arterlerin korunmasına yardımcı olur.

– Sadece bir kaşık chia tohumu kötü kolesterolü azaltmaya yardımcı olur ve plak birikimini azaltır.

– Aynı zamanda daha düşük kan basıncı ve trigliserit seviyeleri sağlar.

– Chia tohumları aktarlardan bulunabilir. Çorba, salata ve yoğurda eklenerek tüketilebilir.

8. Kalbe faydalı besinler: Yaban mersini

– Yaban mersini iyi miktarda beta-karoten ve lutein (karotenoidler), antosiyanin (bir flavonoid), ellagic asit (polifenol), C vitamini, kalsiyum, magnezyum, potasyum ve lif içerir. Bu sağlıklı besinler ile kalp sağlığını destekler.

– Yaban mersini her hafta en az bir porsiyon kadar tüketilebilir.

– Yaban mersini taze veya kurutulmuş olarak mısır gevreği, krep ya da yoğurt ile birlikte tüketilebilir. Ayrıca kızılcık, çilek ve ahududu da kalp sağlığı için son derece faydalıdır.

9. Portakal

– Portakal beta cryptoxanthin, alfa beta karoten, lutein (karotenoidler) ve flavonlar (flavonoidler), potasyum, folat ve kalp sağlığı açısından yararlı olan lifler içerir.

– Portakal C vitamini içeriği ile kalbe giden kan akışını iyileştirir. Ayrıca kalbi koruyan mükemmel bir besindir.

– Bu tatlı, sulu meyve yüksek kan basıncını kontrol etmeye yardımcı olur. Aynı zamanda kan damarlarının işlevselliğini geliştirir ve damar iltihabını azaltır.

– Bu özellikleri ile portakal meyve olarak tüketilebilir ya da portakal suyu beslenme düzenine eklenebilir. Portakal suyunun içerisinde biraz tarçın ve limon suyu da eklenebilir.

10. Ceviz

– Omega 3 yağ asitleri, E vitamini, magnezyum, folat ve lif içeren ceviz de kalp sağlığını korumaya yardımcı olur. Ayrıca doymamış yağlar içerir.

– Sadece bir avuç ceviz her gün düzenli olarak tüketilebilir. Düşük kolesterol seviyelerini korur ve kalp damarlarındaki iltihabı azaltır. Ayrıca şeker hastalığı riskini azaltır.

– Ceviz öğünler arasında atıştırmalık olarak tüketilebilir.

– Ayrıca salatalara, makarnalara, kurabiye, kek ve kreplere de eklenerek tüketilebilir.

– Cevizin yanı sıra badem ve fındık da tüketilebilir. Ancak çok fazla tüketilmesi kilo alınmasına ya da sivilce sorununa neden olabileceği için az miktarda tüketilmesi önerilir.

Kalp sağlığını korumak için beslenme düzenine dikkat edilmelidir. Bu besinler beslenme düzenine mutlaka dahil edilmelidir. Özellikle sızma zeytinyağı kalp sağlığını korumak için son derece önemli bir besindir. Beslenme düzeninin yanı sıra hafif ve orta düzeyli egzersizler yapılmalıdır. Kalp hastası olan kişiler egzersiz planı oluşturmadan önce mutlaka doktorlarına danışmalıdır.

Kalp sağlığını korumak için beslenme düzeni ve egzersiz değişikliklerinin yanı sıra kötü alışkanlıklar da bırakılmalıdır. Alkol tüketilmemeli özellikle sigara mutlaka bırakılmalıdır. Sigara kalp sağlığına neden olan başlıca nedenlerden biridir. Tüm bu önerilere dikkat edildiğinde kalp sağlığını korumak mümkündür.

Kemik Sağlığı İçin Nasıl Beslenmeli: Kemiklere İyi Gelen Besinler

kemiklere iyi gelen besinler

kemiklere iyi gelen besinler

Kemik sağlığı için ne yapmalı?

Kemikler vücut yapısının düzgün çalışmasına yardımcı olurken aynı zamanda iç organları korur ve kasları bağlar. Güçlü kemikler iyi duruş, denge ve güç için gereklidir. Kemiklerin güçlü ve sağlam olması için vücudun bazı temel besin maddelerine ihtiyacı vardır. Özellikle kalsiyum, magnezyum, potasyum, vitaminler, beta-karoten ve protein gibi besinler gereklidir. Kemik sağlığını destekleyen besin öğeleri ile eklem iltihabı, artrit ve diğer kemik hastalıklarının önlenmesi mümkündür. Sağlık sorunları riskini azaltmaya yardımcı olmak ve kemiklerin daha güçlü olmasını sağlamak için bazı besinler beslenme düzeni içerisinde mutlaka olmalıdır.

Kemik sağlığını korumak için nasıl beslenmeli: Kemik sağlığına iyi gelen yiyecekler:

1. Kemik sağlığı için tüketilmesi gereken bir besin maddesi: Süt

– Kalsiyum kemikler için en önemli besindir. Bu nedenle kalsiyum açısından zengin olan süt beslenme düzeni içerisinde mutlaka olmalıdır.

– Süt aynı zamanda riboflavin, fosfor, potasyum, magnezyum ve vitamin D ile B 12 vitamini içerir. Bu besinlerin tümü sağlıklı kemikler için önemlidir.

– Yetişkinlere her gün iki bardak süt içmeleri tavsiye edilir. Çocuklar ve gençler ise daha fazla süt tüketebilir.

– Tercihe bağlı olarak, yağsız, az yağlı ya da meyveli sütler tüketilebilir.

2. Kemik sağlığı için gerekli besinler: Peynir

– Peynir; kalsiyum, vitamin D, A, B 12, potasyum, magnezyum, riboflavin, fosfor ve protein açısından son derece zengindir. Bu besinler, güçlü kemikler için gerekli olan besinlerden birkaçıdır.

– Ayrıca peynir kalsiyum laktoz hassasiyeti olan kişiler için de mükemmel bir kaynaktır.

– Düzenli olarak peynir tüketildiğinde kemik sağlığı korunmuş olur. Çedar, mozzarella peyniri, keçi peyniri, parmesan peynir ve süzme peynir tercih edilebilir.

3. Kemiklere iyi gelen yiyecekler: Yoğurt

– Yoğurt içerdiği yüksek miktardaki kalsiyum, vitamin D, A ve B 12, potasyum, magnezyum, riboflavin, fosfor ve protein ile kemik ve eklem sağlığını korur.

– Günde en azından bir fincan yoğurt mutlaka tüketilmelidir.

– Yoğurt vücutta bulunan asidi nötralize etmeye yardımcı olur. Vücudun pH seviyesini korur ve bir asit giderici olarak çalışır.

– Genel sağlık ve kemik sağlığı için her gün düzenli olarak yoğurt tüketilmelidir.

– Yunan yoğurdu çeşitleri daha fazla protein ve vitamin D içerir. Ayrıca yararlı bakteriler açısından da zengindir. Bu içeriği ile yoğurt bağırsak ve mide sorunlarını hafifletmek için de tüketilebilir.

4. Tofu

– Tofu, yüksek miktarda kalsiyum ve isoflavonlar içerir. Bu içeriği ile sağlıklı ve güçlü kemikler için gerekli besinler arasındadır. Bitki bazlı kimyasallar içeren soya, laktoz hassasiyeti olan ve süt ürünleri tüketemeyen insanlara özellikle tavsiye edilir.

– Her gün yarım fincan tofu tüketilebilir. İhtiyaç olan kalsiyumun % 20’sini karşılar.

– Tofu çiğ ya da pişmiş olarak tüketilebilir. Organik ve fermente soya peyniri veya diğer soya ürünleri tercih edilmelidir.

5. Kemik sağlığı için susam

– Susam da kemik sağlığı için gerekli olan kalsiyum, magnezyum, fosfor ve vitamin K ve D gibi çeşitli besinler içerir.

– Her gün en az çeyrek fincan kavrulmuş ya da kurutulmuş formdaki susam tüketilebilir.

– Sebze yemeklerine, salatalara da susam eklenebilir.

– Susamın tadı sevilmiyorsa bunun yerine salatalara ve gevreklere susam yağı da eklenebilir.

6. Kemiklere iyi gelen bitkiler: Yeşil yapraklı sebzeler

– Yeşil yapraklı sebzeler kalsiyum, magnezyum, omega 3 yağ asitleri ve K vitamini açısından zengindir. Bu besinlerin kemik sağlığı için gereklidir.

– Aynı zamanda, antioksidan ve anti bakteriyel özellikleri de vardır. Genel vücut sağlığı için faydalı olan yeşil yapraklı sebzeler mutlaka beslenme düzenine alınmalıdır.

– Bir fincan pişmiş yeşil yapraklı sebze günlük kalsiyum ihtiyacını karşılamaya yardımcı olur.

– Haftalık beslenme düzeninde bol bol sebze tüketilmeye dikkat edilmelidir. Salata ve ana yemek olarak tüketilebilir.

7. Kemikleri koruyan besinler: Ispanak

– Ispanak kalsiyum içeriği ile kemik sağlığını koruyan besinler arasındadır. Aynı zamanda yüksek miktarda K vitamini içerir. Kalsiyum seviyesinin yükselmesine yardımcı olur.

– Kalsiyumun yanı sıra ıspanak lif açısından da zengindir. Demir, potasyum, magnezyum ve vitamin A ve C içerir.

– Bu koyu yeşil yapraklı sebze; ızgara, haşlama ya da çiğ olarak tüketilebilir. Salata, sandviç, mezeler ve diğer yemeklerde bol bol kullanılabilir.

– Ispanak ile birlikte lahana, brokoli ve karnabahar da kemik sağlığını korumak için tüketilebilir.

8. Beyaz fasulye

– Beyaz fasulye sağlıklı kemikler için beslenme düzeninde olması gereken bir başka besindir. Bu baklagil iyi miktarda kalsiyum, protein, lif ve magnezyum, fosfor ve potasyum gibi mineraller içerir.

– Beyaz fasulye türüne bağlı olarak günde bir fincan tüketildiğinde kemiklerin güçlenmesine yardımcı olur.

– Beyaz fasulye çorbalar, salatalar, yemeklerde kullanılabilir.

– Haftada mutlaka bir porsiyon tüketilmelidir.

– Özellikle kemik sorunları yaşayan kişilere tüm fasulye türlerini tüketmeleri önerilir. Kemik sağlığının yanı sıra eklem sağlığını korumaya da yardımcı olur.

9. Somon balığı

– Somon balığı kemik sağlığını korumaya yardımcı olur. Kalsiyum, protein, vitamin D ve omega 3 yağ asitleri açısından son derece zengindir.

– Omega 3 yağ asitleri ve D vitamini ile vücutta kalsiyum emilimini artırmaya yardımcı olur.

– Somon balığı düzenli tüketildiğinde kemik yoğunluğu ve kemik birikimini artırmaya yardımcı olur. Aynı zamanda, somon balığı kalp sağlığı için de son derece faydalıdır.

– Somon balığı ızgara, haşlanmış ya da buğulama olarak yapılabilir.

– Düzenki tüketildiğinde kemik sorunlarından kurtulmaya yardımcı olacaktır.

10. Sardalya

– Kalsiyum ve D vitamini açısından mükemmel bir kaynak olan sardalye de beslenme düzenine dahil edilmelidir. Sardalye, süt ve süt ürünlerinde bulunan kalsiyumu içerir.

– Aynı zamanda omega 3 yağ asitleri, fosfor ve vitamin B 12 içerir.

– Konserve sardalye, pizza, salata ya da yemek olarak tüketilebilir. Makarna sosu ve salata sosunda da kullanılmaktadır.

Kemik ve eklem sağlığını korumak için beslenme düzeni son derece önemlidir. Özellikle kalsiyum ve D vitamini içeren bu besinlerin mutlaka beslenme düzeni içerisinde bulunması gerekir. D vitamini almak için güneş ışığından da faydalanılabilir. Bu besinler kemik sağlığının yanı sıra kas sağlığını da korumaya yardımcı olur.

Kemiklerin güçlenmesi için beslenme düzeninin yanı sıra düzenli olarak egzersiz yapılmalı ve yaşam şekline dikkat edilmelidir. Düzenli uyku da en az beslenme kadar önemlidir. Ayrıca alkol ve sigara gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durulmalıdır. Kafein alımına sınır getirilmeli; gün içerisinde 9 ila 12 bardak su tüketilmelidir. Suyun yanı sıra diğer sıvılar; taze sebze suları, taze meyve suları ve bitkisel çaylar da tüketilebilir. Kemik ve eklem sağlığını korumak için ek besin takviyeleri de alınabilir. Ancak bu takviyeleri almadan önce dozaj konusunda doktora danışılmalıdır.