Göz Kaşıntısı Nasıl Geçer: Göz Kaşıntısına Bitkisel Çözüm

göz kaşıntısına bitkisel çözüm

göz kaşıntısına bitkisel çözüm

Göz kaşıntısı neden olur?

Gözlerdeki kaşıntının nedeni genellikle alerjidir. Göz kaşınması ile birlikte öksürme, hapşırma ve boğazda da kaşıntı görülebilir. Kaşıntı sırasında gözlerin ovulması göz içerisinin tahriş olmasına ya da çizilmesine neden olabilir. Bu kaşıntıdan kurtulmak için doktorun önerdiği göz damlalarının ve diğer ilaçların yanı sıra bitkisel ve doğal çözümler de denenebilir. Uygulanabilecek başlıca doğal çözümler şunlardır:

Göz kaşıntısına ne iyi gelir: Göz kaşıntısı için doğal çözüm

1. Göz kaşıntısına ne yapılır: Soğuk kompres:

– Yapılması gereken ilk şey kaşınan gözü biraz soğuk su ile yıkamaktır. Soğuk kaşıntının azalmasına yardımcı olur ve tahrişi önler.

– Soğuk kompres de göz ve göz çevresine uygulanabilir. Temiz pamuklu bir beze birkaç buz küpü konur ve kompres olarak göze uygulanır.

– Bu işlem gün içerisinde gerektikçe birkaç kez yapılabilir.

2. Göz kaşıntısına neler iyi gelir: Salatalık dilimleri:

– Kaşınan gözde tahrişi ve inflamasyonu hafifletmek için salatalık dilimleri de kullanılabilir.

– Birkaç adet salatalık dilimi buzdolabında bekletilir. Soğuduktan sonra gözlere kompres olarak uygulanır. Göz üzerine 10 dakika kadar bekletilmesi yeterli olacaktır.

– Soğuk salatalık gözlerde rahatlatıcı bir etki yaratır ve olası ağrıları hafifletir.

3. Göz kaşıntısını ne geçirir: Çay poşetleri:

– Çay viral ve bakteriyel enfeksiyonlar ile mücadeleye yardımcı olan bioflavonoid içerir. Bu madde etkin bir şekilde göz iltihabını azaltır.

– Nemli bir yeşil çay poşeti ya da siyah çay poşeti birkaç dakikalığına göz üzerinde bekletilebilir. Bu işlem günde 5 ya da 6 kez tekrar edilebilir.

– Eğer gözler şişmişse çay poşeti soğuk su ile nemlendirilmelidir. Çay içinde mevcut tanenli asit kaşınan gözün yatışmasına yardımcı olur.

– Çay ılık halde gözleri yıkamak için de kullanılabilir.

4. Su:

– Bol bol su tüketilmesi önerilir. Gün içerisinde 2 buçuk ya da 3 litre su içilebilir.

– Su tüketimi gözlerin nemli kalmasına yardımcı olurken aynı zamanda kaşıntıyı hafifletir.

5. Göz kaşıntısı ve yanması için soğuk kaşık:

– Metal kaşık bir bardak soğuk su içine konulur ya da buzdolabında bekletilir. Ardından gözler kapatılır ve kaşın göze kompres olarak uygulanır.

– Kaşık ısındığında diğer soğuk kaşıklar uygulanmaya devam edilir.

– Kaşık uygulaması kaşıntı ile birlikte şişliklerin de hafiflemesine yardımcı olur. Aynı zamanda kızarıklıkları da hafifletir.

6. Göz kaşıntısını ne giderir: Cadı fındığı:

– Cadı fındığı göz iltihabı için en etkili çözümler arasındadır.

– Pamuğa ya da temiz pamuklu bir beze biraz cadı fındığı yağı sürülür. Bu bez etkilenen göze kompres olarak uygulanır. Gözlerde oluşan şişlik ve kaşıntının hafiflemesine yardımcı olurken aynı zamanda sıkıştırıcı özellikler içerir.

7. Gözlerdeki kaşıntı nasıl geçer: Aloe vera suyu:

– Aloe vera çok amaçlı bir bitkidir. Alerjik reaksiyon durumlarında acıma varsa, aloe vera bitkisinin yapraklarının suyu sıkılarak kullanılabilir.

– Biraz aloe vera suyu soğuk su ile karıştırılır ve etkilenen alanlara uygulanır. Tahrişi hafifletirken aynı zamanda yatıştırıcı özellikleri vardır.

8. Gözdeki kaşıntı bitkisel çözüm: Dondurulmuş sebzeler:

– Soğuk kompres dondurulmuş sebzeler ile de uygulanabilir. Havluya sarılan donmuş sebze paketi göze kompres olarak uygulanır. 10 dakika kadar bekletildiğinde rahatlama sağlayacaktır.

9. Hint yağı:

– Steril bir damlalık ile % 100 saf Hint yağı alınır. Bir damla kadar etkilenen göze damlatılır.

– Bu işlem günde 3 kez tekrar edilebilir.

– Hint yağı gözleri yatıştırır ve şişlik ile tahrişi azaltmaya yardımcı olur. Aynı zamanda Hint yağının olağanüstü anti enflamatuar özellikleri vardır.

10. Patates:

– Bir adet patates rendelenir ve etkilenen göze yerleştirilir. Bu çözüm inflamasyonu azaltmaya yardımcı olur.

– Patates püre halinde de gözlere uygulanabilir. 15 dakika kadar kapalı göz kapakları üzerinde bekletilir. 3 gün boyunca düzenli kullanıldığında etkili sonuçlar alınacaktır.

Kusmaya Ne İyi Gelir: Kusma için Bitkisel ve Doğal Çözümler

kusmayı engellemenin yolları

kusmaya iyi gelen bitkiler

Kusma neden olur?

Kusma sindirim sorunları nedeni ile oluşur. Midenin kasılması ile karakterize olan kusma kimi zaman rahatlatıcı olsa da sık sık yaşanıyorsa mutlaka bir doktora gidilmelidir. Kusma aslında bir belirtidir. Yani kusmanın arkasında muhakkak bir şekilde kusmaya neden olan mide üşütmesi, bozuk gıda tüketimi, ülser, reflü vb. bir rahatsızlık veya hastalık etkeni vardır. Aşağıda sizlerle paylaşılan bitkisel kusma tedavileri de bu rahatsızlıklar arasında en sık görülenleri yatıştırmak için kullanılan doğal bitki çayları ve sularından ibarettir.  Peki kusmayı önleyen yiyecekler ve bitkiler hangileridir?

 

Kusmaya ne iyi gelir: Kusma için bitkisel çözüm

1. Kusmaya iyi gelen bitkiler: Rezene:

– Rezene tohumu kusmayı engellemek için kullanılan en yaygın çözümlerden biridir. Rezene tohumu tüketmek sindirime yardımcı olurken aynı zamanda midedeki asidi nötralize eder. Bu da kusmayı önler.

– Kusmayı engellemek için yemeklerden sonra yarım çay kaşığı rezene tohumu çiğnenebilir.

2. Kusmayı önlemek için bitkisel çaylar: Zencefil:

– Zencefil, mide bulantısı ve ishal gibi rahatsızlıklarda kullanılır.

– Küçük bir parça zencefil çiğnenebilir. Zencefil çayı da gün içerisinde tüketilebilir.

– Zencefil ezilir. İçerisine limon suyu ve bir tatlı kaşığı bal eklenir. Bu karışım bir bardak sıcak suya eklenir ve tüketilir.

3. Kusmaya nane limon:

– Nane de kusmayı önlemek için kullanılan çözümler arasındadır.

– Nane çayı bağırsak kaslarını yatıştırır ve mide ya da bağırsakta oluşan spazmodik hareketleri azaltır.

– Bir bardak su içine bir çay kaşığı kuru nane yaprakları eklenir. Karışım yemekten yarım saat sonra kaynatılır ve içerisine biraz limon suyu eklenerek içilir.

4. Kusmaya çözüm: Karbonat:

– Karbonat da etkili çözümler arasındadır.

– Bir bardak suya iki çay kaşığı karbonat eklenerek karıştırılır ve içilir.

5. İshal ve kusmaya çözüm: Papaya:

– Kusmayı engellemek için bir kase kıyılmış papaya tüketilmesi önerilir.

– Papaya sindirim sürecine yardımcı olur ve mide içindeki gaz oluşumunu engelleyen papain enzimi içerir.

6. Kusma için ne yapmalı: Limon suyu:

– Limon, zencefil gibi sindirim süreci için mükemmel bir çözümdür. Bir çay kaşığı limon suyu ile bir bardak suya yarım çay kaşığı karbonat eklenerek tüketilebilir.

– Karılımın yemeklerden 10 dakika sonra tüketilmesi önerilir.

– Her yemekten sonra bir bardak su ile limon suyu ve elma sirkesi karıştırılarak da tüketilebilir. Bu karışım aynı zamanda gaz oluşumunu engeller.

7. Kusmaya iyi gelen baharatlar: Kimyon:

– Eşit miktarda kimyon, kereviz tohumu ve rezene tohumu kızartılır.

– Soğuması beklenir ve karışım çiğnenir. Ardından bir bardak ılık su içilir.

8. Kusmayı  önleyen yiyecek: Kakule:

– Kusma sindirim sisteminde kas spazmı nedeniyle oluşur. Kakule, bu kasılmaları kontrol etmeye yardımcı olarak kusmayı engeller.

– Her yemekten sonra biraz kakule tüketilebilir.

9. Kusmayı önlemenin yolları: Karanfil:

– Karanfilde kusmayı engellemek için kullanılan etkili çözümler arasındadır.

– Sindirim sistemini yatıştırmaya yardımcı olurken gaz üretimini kontrol altına alır.

– Her yemekten sonra bir adet karanfil çiğnenebilir. Karanfil aynı zamanda mide bulantısını mide bulantısını da engeller.

10. Kusmayı önlemek için yoğurt:

– Yoğurt sindirim sürecine yardımcı olur ve irritabl bağırsak sendromu belirtilerini yatıştırır. Kusmayı engelleyen lactobacillus bulgaricus bakteri kültürleri içerir.

11. Kusmayı önleyen içecekler:  Süt:

– Sindirim sürecine yardımcı olan bir diğer besin de süttür.

– Sıcak ya da soğuk süt mide kaslarını rahatlatır ve geğirmeyi kolaylaştırır.

– Büyük bir bardak süt içilebilir.

12. Kusmayı önleyen doğal karışım:

– Sadece biraz limon suyu, su ve karbonat karıştırılarak tüketilebilir. Bu karışım midede gaz üretimini engellerken aynı zamanda mide bulantısını da kontrol altına almaya yardımcı olur.

13. Çay tedavisi:

– Meyveli bitkisel çay ya da yeşil çay gün içerisine birkaç bardak kadar tüketilebilir.

14. Yemek yeme alışkanlıkları:

– Yemek çok hızlı yenmemelidir. Tüm besinler iyice çiğnenmelidir. Aksi takdirde ağır yiyeceklerin hızlı yenmesi mide bulantısına neden olabilir.

– Yemek sırasında içecek tüketirken pipet kullanılmamalıdır. Pipet kullanımı hava yutulmasına neden olur ve mide bulantısını tetikler.

15. Beslenme alışkanlıkları:

– Vücutta biriken aşırı gazın nedeni sağlıksız beslenme olabilir.

– Özellikle süt ürünleri ve haşlama yeşil yapraklı sebzelerin tüketimi önerilir.

– Gazlı içeceklerin tüketilmesi önerilmez.

– Ayrıca sigara kesinlikle içilmemelidir. Sigara içilmesi de bulantıyı tetikleyebilir.

16. Dar kıyafetlerden kaçınmak:

– Sürekli dar elbiseler giyilmesi midede baskı oluşmasına neden olur ve kusma ya da bulantıyı tetikleyebilir. Daha rahat ve bol kıyafetlerin giyilmesi önerilir.

Reflü Nasıl Geçer: Reflüye Doğal Tedavi

reflüye doğal tedavi

reflüye doğal tedavi

Reflü neden olur?

Asit reflü yutak kapağının zayıflamasına bağlı olarak ortaya çıkan bir çeşit sindirim sorunudur. Midede bulunan asit önce yemek borusuna oradan yutağa oradan da ağıza gelir. Ağızda kötü bir tat bırakır. Reflü için ilaç tedavilerinin yanı sıra bitkisel çözümler de uygulanabilir. Bu bitkisel çözümler reflü belirtilerinin hafiflemesine yardımcı olur.

Reflü için ne yapmalı?

– Sigara içilmemelidir.

– Alkol alınmamalıdır.

– Uyku düzenine dikkat edilmelidir.

– Uyku sırasında baş yüksekte tutulmalıdır.

– Mide ekşimesini engellemek için sakız çiğnenebilir.

– Düzenli olarak egzersiz yapılmalıdır.

Beslenme düzeni değişiklikleri:

Beslenme düzeni içerisinde bazı gıdalardan kaçınılması önerilir. Reflü belirtilerini tetikleyen başlıca gıdalar şunlardır:

– Narenciye meyve ve meyve suları

– Domates, marinara sosu ve domates suyu

– Kızarmış ya da yağlı gıdalar

– Çikolata

– Soğan ve sarımsak

– Gazlı meşrubatlar

– Kafeinli içecekler (hatta kafeinsiz kahve)

– Nane

– Alkol

Yenilen besinler günlük olarak not edilmelidir. Hangi besin belirtileri şiddetlendiriyorsa bu besinden uzak durulmalıdır. Mide ekşimesine çoğu zaman mide yanması, yutmada zorluk, göğüs ağrısı veya boğaz ağrısı eşlik eder.

Tetikleyici besinler anlaşıldıktan sonra öğünler ayarlanmalıdır. Sık ama az yemek yemek gerekir. Çok fazla yemek yenmesi midede aşırı asit üretilmesine neden olabilir. Öğünlerde küçük porsiyonlar tercih edilmelidir.

Ayrıca bazı gıdalar beslenme düzeni içerisine özellikle dahil edilmelidir. Antioksidan açısından zengin meyveler, böğürtlen, yaban mersini ve kiraz gibi besinler belirtileri hafifletmeye yardımcı olabilir. Aynı zamanda vitamin B 6 içeren gıdalar da reflü için faydalı olabilir. B 6 vitamini içeren gıdalar şunlardır:

– Badem

– Ispanak

– Fasulye

– Tahıllar

Reflüye ne iyi gelir: Reflüye bitkisel çözüm

1. Reflüye iyi gelen bitkiler: Zencefil kökü

– Zencefil kökü Asya’da reflü için yüzyıllardır kullanılan geleneksel bir çözümdür. Bu bitki çay şeklinde ya da kuru toz halinde tüketilebilir.

– Zencefil yanı zamanda mide bulantısı için de kullanılmaktadır. Midede var olan asidi dengeler ve yanma hissini azaltır.

2. Reflü nasıl tedavi edilir: Portakal kabuğu ekstresi

– Portakal kabuğu ekstresi ve diğer narenciye yağlar da reflü için son derece etkilidir. Narenciyeler asit içeriği ile reflüyü şiddetlendireceği düşünülse de bazı durumları belirtileri hafifletmeye yardımcı olabilir.

– Eğer reflü belirtilerini şiddetlendirmiyorsa narenciye besinler de tüketilebilir.

3. Reflüye iyi gelen besinler: Nane

– Reflü tedavisinde nane yağı ve aromasına kullanılmaktadır. Bazı hastalarda olumlu sonuçlar gözlemlenmiştir.

– Peptik ülser (mide astarında açık yaralar) ile ilgili reflüden şikayetçi olan insanlara nane kaplı tabletler günde 2 ya da 3 kez önerilir. Ancak kullanılmadan önce doktora danışılmalıdır.

4. Reflü karbonatlı su

– Karbonat bilimsel adıyla sodyum bikarbonat en etkili asit gidericidir. Mide asidinin nötralize olmasına yardımcı olur.

– Karbonat ve su karışımı asidin azalmasına yardımcı olurken aynı zamanda hazımsızlık gibi sindirim sorunlarında da kullanılmaktadır.

– 2 bardak ılık suya bir çay kaşığı karbonat eklenerek tüketilebilir. Oranlar eşit miktarda azaltılabilir.

5. Reflüye elma sirkesi iyi gelirmi?

– Elma sirkesi asidik doğası ile mide asidinin azalmasına yardımcı olur. Aynı zamanda mide astarını korur.

– Yapılan araştırmalarda elma sirkesinin asit reflü belirtilerini azalttığı ortaya çıkmıştır.

– Elma sirkesi mide için kullanılan en etkili çözümler arasındadır. Bir bardak suya bir çay kaşığı elma sirkesi eklenerek tüketilebilir. Ancak elma sirkesi de kullanılmadan öce doktora danışılması önerilir.

Bu bitkisel çözümler ile reflü belirtileri hafifletilebilir. Ancak reflü uzun zamandır varsa ve şiddetli mide yanmalarına neden oluyorsa mutlaka doktora gidilmeli ve ilaç tedavisine başlanmalıdır.

Ülser Ağrısı Nasıl Geçer: Ülser Ağrısına Bitkisel Çözüm

ülser ağrısına bitkisel çözüm

ülser ağrısına bitkisel çözüm

Ülser neden olur?

Peptik ya da gastrik ülser olarak da bilinen mide ülseri, mide astarında açık yaraların oluşması durumudur. Midede bulunan asit nedeni ile bu hastalık midede acıma hissine neden olur. Mide ülserine steroid olmayan anti inflamatuar ilaçlar ve aspirin gibi ağrı kesicilerin kullanımı neden olabilir. Mide ülseri enfeksiyona neden olduysa ya da çok sık yaşanıyorsa mide asidini nötralize etmek ve yarayı hızla iyileştirmek için antibiyotik ilaçlar verilebilir. İlaç tedavisinin yanı sıra mide ülseri belirtilerini hafifletmek ve iyileştirmek için yardımcı olan bitkisel çözümler de kullanılabilir.

Ülsere ne iyi gelir: Ülser için doğal çözüm

– Ülser için ne yapmalı: Flavonoidler

Araştırmalara göre flavonoidler mide ülserleri için etkili bir tedavi yöntemidir. Bu madde birçok meyve ve sebzede doğal olarak zaten bulunmaktadır. Bu nedenle flavonoidler açısından zengin besinler tüketilmesi önerilir. Flavonoid açısından zengin besinler şunlardır; soya fasulyesi, baklagiller, kırmızı üzüm, lahana, brokoli, elma, çilek ve bitkisel çaylar, özellikle yeşil çay. Ayrıca narenciye ve kırmızı şaraptan kaçınılmalıdır. Bu besinler midede oluşan yaraları tahriş edebilir.

– Ülsere iyi gelen bitkiler: Meyankökü

Meyan kökü ülser tedavisinde yaygın olarak kullanılan bir bitkidir. Yapılan araştırmalarda ülser belirtilerini hafiflettiği ortaya çıkmıştır. Ancak bazı kişilerde belirtileri şiddetlendirebilir. Bu nedenle kişiye uygun olup olmadığı öğrenmek için doktora danışarak kullanılması önerilir.

– Ülsere iyi gelen yiyecekler: Sağlıklı beslenme düzeni

Kızarmış ve yağlı gıdalar gibi bazı gıdalar ülserin daha da kötüye gitmesine neden olabilir. Ayrıca boğazı ve mideyi tahriş edebilir. Yağlı gıdalar obeziteye neden olurken aynı zamanda bağışıklık sisteminin de zayıflamasına neden olur. Vücutta oluşan enfeksiyon ile mücadelenin güçlenmesi için bu tür gıdalar yerine taze sebze ve meyve ağırlıklı beslenilmelidir. Beslenme düzeni içerisinde mutlaka kepekli tahıllara da yer verilmelidir. Özellikle vitamin açısından zengin besinlerin tüketilmesi ülserin iyileşme sürecini kısaltır.

Ülseri tetikleyen yiyecekler:

– Kahve, kafeinsiz kahve de dahil

– Gazlı içecekler

– Baharatlı gıdalar

– Yüksek şeker içeren gıdalar

– İşlenmiş gıdalar

– Tuzlu kırmızı et

– Alkol ve süt-

Alkol ve süt mide astarının daha da tahriş olmasına neden olabilir. Özellikle sütün mide içerisinde koruyucu bir tabaka oluşturduğu düşünülür. Ancak tam tersine bir etki yapar. İçerisindeki kalsiyum ile midede bulunan asidin artmasına neden olur ve mide astarındaki yaralarda yanmayı artırır.

Mide ülserini hafifletmek için meditasyon ne yazık ki doğrudan işe yaramaz. Yani midedeki yaraları yok etmez. Ancak mide ülserine neden olan önemli bir faktörü, stresi azaltmaya yardımcı olur. Tuh sağlığının gelişmesini sağlar ve stresi kontrol altına almada son derece etkilidir.

Düzenli egzersiz de vücudun fonksiyonlarının iyileşmesine yardımcı olurken stresi azaltmayı sağlar. Her gün 30 dakika kadar yürüyüş ya da koşu ve bisiklet gibi egzersizler yapılabilir. Genellikle hafif egzersizlerin yapılması önerilir.

Sigara kesinlikle bırakılmalıdır. İçerisindeki nikotin mide astarında oluşan yaraların daha da büyümesine neden olabilir. Ayrıca sigara mide asidini artırır ve mide de yanma hissinin artmasına neden olur. Eğer kişide mide ülseri varsa mutlaka sigara bırakılmalıdır.

Ülser nasıl anlaşılır: Ülser belirtileri

– Mide ülseri bazı belirtiler gösterir. Karın bölgesinde rahatsızlık ve karın ağrısı, mide ülserinin ilk belirtileridir. Aynı zamanda mide bulantısı, kusma, mide yanması, iştahsızlık ve kilo kaybına da neden olabilir.

– Mide ülseri ağrısı genellikle bıçaklama tipi ağrı olarak tanımlanır.

– Bazı durumlarda ülser kanser nedeni ile oluşabilir. Bu nedenle ülser belirtileri görülüyorsa mutlaka bir doktora gidilmesi önerilir.

Laktoz Hassasiyetine Ne İyi Gelir: Laktoz Hassasiyeti İçin Doğal Çözümler

laktoz hassasiyeti için doğal çözümler

laktoz hassasiyeti için doğal çözümler

Laktoz intoleransı nedenleri:

Laktoz intoleransı laktoz bulunan süt ve süt ürünlerine karşı birincil derece sindirim sorunu olarak nitelendirilebilir. Bu hastalığa sahip olan kişilerde süt ve süt ürünlerinin tüketiminin ardından bazı belirtiler gözlemlenir. Bu belirtiler şu şekilde sıralanabilir:

Laktoz intoleransı belirtileri:

– Şiddetli mide ağrıları

– Karında şişkinlik

– Bağırsaklarda gaz sıkışması

– Mide bulantısı

– Kusma

– İshal

– Mide krampları

– Gastrointestinal sorunlar

Genellikle laktoz hassasiyeti laktaz denilen enzim düzeyinin gerekenden çok daha az olmasının bir sonucudur. Belirtilerin şiddeti, bağırsakta üretilen laktaz enzimi miktarına bağlı olarak değişebilir. Ne kadar fazla laktaz üretilirse belirtiler o kadar hafifler.

Laktoz intoleransı neden olur?

– Genetik

– Crohn hastalığı

– Çölyak hastalığı

– Ülseratif Kolit

– Gastroenterit sindirim sorunları

Kısaca söylemek gerekirse bağırsakta laktaz üretiminin azalmasına neden olan tüm hastalıklar bu hastalığa neden olabilir.

Laktoz intoleransı genellikle süt alerjisi ile karıştırılır. Süt alerjisi süt proteinlerinin bağışıklık sistemi tarafından kabul görmemesidir. Laktoz intoleransı ile hiçbir alakası yoktur.

Süte alerjisi olanların, laktoz ile herhangi bir sorunu olmaz. Bu yüzden az miktarda süt şekeri içeren besinleri ve şekeri alınmış süt ve süt ürünlerini tüketmesi mümkün değildir. Ancak bu ürünleri laktoz intoleransı olan hastalar tüketebilmektedir. Böylece, bu hastalar süt ve süt ürünlerinden tamamen kaçınmak zorunda kalmaz. Ancak tabii ki bu durum laktaz enziminin üretilme miktarına göre değişir ve buna doktorun karar vermesi gerekir.

Laktoz grafiği

Laktoz intoleransının herhangi bir tedavisi bulunmamaktadır. Bununla baş etmenin en iyi yolu süt, süt ürünleri ve laktoz içeren gıdaların tüketiminin kısıtlanmasıdır. Süt ve laktoz hiç akla gelmeyecek gıdalarda bulunabilir. Bu yüzden dikkat edilmesi gereken bu gıdalara şu şekilde örnek verilebilir:

– Tahıllar

– Kremalı çorbalar

– Sütsüz kremalar

– Şerbet

– Krep

Tabii ki tüm bunların yanı sıra mutlaka doktora başvurulması ve gereken teşhisin konarak uygulanması gereken yollar üzerine ortak bir karara varılması gerekir. Uygulanacak olan her beslenme planı ve tedavi yöntemi önceden doktora ve doktorla birlikte diyetisyene danışılmalıdır.

Laktoz intoleransına ne iyi gelir: Laktoz intoleransında beslenme

Laktoz intoleransı ile başa çıkmak için uygulanabilecek bitkisel yöntemler şu şekilde sıralanabilir:

1 – Laktoz intoleransıne iyi gelen besinler: Kefir

Yoğurt gibi kefir de probiyotik bakteriler içeren, sağlıklı bir sindirim sistemine sahip olmak için gerekli olan besinlerden bir tanesidir. Amerikan Diyetetik Derneği dergisinde yayınlanan bir çalışmada araştırmacılar, yoğurt ve kefirin laktoz sindirimini geliştirmek ve laktoz intoleransının belirtilerini azaltmak için kullanılabileceğini kanıtlamıştır.

İçerisindeki probiyotikler ile bağırsaktaki dokular üzerinde etki gösterirler ve laktaz enziminin sentezlenmesini sağlar.

Kefir sindirim sisteminde laktaz üreterek laktozun sindirilmesin katkıda bulunurken aynı zamanda vücudun kalsiyum, potasyum ve protein eksikliklerini büyük ölçüde gideren bir kaynaktır.

– Sadece yarım su bardağı kefir ve yarım su bardağı süt içerek besin değeri açığı kapatılabilir ve gereken kadar laktaz enzimi üretimi desteklenebilir.

2 – Laktoz intoleransı süt alerjisi ve süt yerine kullanılabilecekler

Tabii ki herkesin süt ve süt ürünleri tüketmesi gerekir. Bu vücudun bir ihtiyacıdır. Ancak süt alerjisi ve laktoz intoleransı olan kişilerin de bu ürünlerden alacağı besin değerlerini başka gıdalardan karşılaması gerekir. Karşılayabileceği gıdalar şu şekilde sıralanabilir:

– Hindistan cevizi sütü

– Soya sütü

– Badem sütü

– Pirinç sütü

– Yulaf sütü

– Kenevir süt

Alternatif olarak kullanılacak bu ürünler süt ile yapılan tatlılar ve diğer yemekler için de kullanılabilir.

Ayrıca küçük miktarlarda kalsiyum ve D vitamini takviyelerine başlanabilir. Bunun için zengin besin değeri taşıyan bitkisel kökenli sütler için tercih edilebilir. Bunlarla beraber kullanılması gereken yağlar da vardır. Bu yağlar şu şekilde sıralanabilir:

– Hindistan cevizi

– Elma yağı

– Muz yağı

– Kuru erik yağı

Not: Bazı gıda maddeleri sindirim sorunlarına neden olabilecek bir katkı maddesi içeriyor olabilir. Bu özellikle süt yerine kullanılabilecek yapay sütlerde bulunmaktadır. Alınan takviye gıdada bu maddenin bulunmamasına özen gösterilmesi önerilir.

3 – Laktoz intoleransı diyeti ve laktaz takviyesi       

Vücuda laktaz enzimi üretmesi için uygun ortamın hazırlanmasının yanı sıra direk laktaz enzimi takviyesi de yapılabilir. Bu şekilde laktozun bağırsaklarda kolayca sindirilmesi sağlanacaktır. Bu şekilde az miktarda da olsa laktoz içeren gıdalar tüketilebilir.

– Laktoz içeren gıdalar tüketilmeden önce 2 ya da 3 adet laktaz tableti alınmalıdır.

– 2 su bardağı süt içmek için öncesinde 1 tablet laktaz enzimi takviyesi alınması gerekmektedir.

Not: Bu takviyeler küçük çocuklar ve hamile kadınlar için uygun olmayabilir. Bu yüzden kullanmadan önce mutlaka doktora danışmak gerekir.

Laktoz intoleransında beslenme ilkeleri:

4 – Elma sirkesi

Elma sirkesi içerisindeki antibakteriyel bileşenler ve diğer laktaz üretimini teşvik eden maddeleri sayesinde laktoz intoleransının azaltılmasına yardımcı olur. Ayrıca mide asidikliğini ve diğer sindirim sorunlarını laktoz intoleransını azaltması ile nötralize ederek ortadan kaldırır. Bu yüzden çok daha etkili bir tedavi yöntemidir.

– 1 çorba kaşığı çiğ, filtresiz elma sirkesi 1 bardak su ile güzelce karıştırılır.

– Her gün bu karışım içilir.

– Bir kaç hafta içinde etkili sonuçlara ulaşmak mümkündür.

5 – Zencefil

Zencefil gastrointestinal problemlere karşı oldukça etkili bir besindir. Tedavisinde en çok etkili olduğu sorunlar şu şekilde sıralanabilir:

– Laktoz intoleransı

– Hazımsızlık

– Mide bulantısı

– Karında gaz birikmesi

Bu sağlık sorunlarının tedavisi için kullanılabilecek en etkili çözümdür. Aynı zamanda kısa sürede sonuçlarına ulaşılabilecek bir tedavidir.

– 1 çay kaşığı rendelenmiş taze zencefil 1 fincan kaynar suyun içine eklenir.

– Karışımın birkaç dakika boyunca kaynamasına izin verilir.

– Kaynayan karışım süzülür. İsteğe bağlı olarak içerisine 1 çay kaşığı bal ve limon suyu eklenebilir.

– Semptomları kontrol etmek günlük 3 fincan zencefil çayı içmek yeterli olacaktır.

6 – Papatya

Papatya çayı da laktoz intoleransı tarafından kaynaklanan belirtileri gidermeye yardımcı olabilir. Mide asidini nötralize eder ve şişkinliği azaltır. Başka bir yararı da rahatlamayı teşvik etmesidir.

– 2 çay kaşığı kurutulmuş papatya çiçeği bir fincan sıcak suyun içerisine eklenir.

– Kapağı kapatılıp yaklaşık 5 dakika demlenir ve sonra süzülür.

– Bu bitkisel çaydan günde 2 ya da 3 fincan tüketerek etkili sonuçlara kısa sürede ulaşılabilir.

7 – Özellikle tüketilmesi gereken besinler

Süt ve süt ürünlerinin tüketilememesi ya da sınırlı tüketilmesi ile vücutta bazı besin maddeleri eksik kalabilir. Bunların başında kalsiyum gelir. Kalsiyum sağlıklı dişlere ve kemiklere sahip olmak için mutlaka gereken bir maddedir. Kalsiyum ve diğer eksik kalan maddeleri tamamlamak için başka besinlerden tüketilmesi şarttır.

Beslenme planına katılması gereken besinler şu şekilde sıralanabilir:

– Tahıl

– Fasulye

– Mercimek

– Yeşil yapraklı sebzeler

– Soya ürünleri

– Fındık

Diş Eti İltihabı Nasıl Geçer: Diş Eti İltihabına Doğal Çözüm

diş eti iltihabına doğal çözüm

diş eti iltihabına doğal çözüm

Diş eti iltihabı nedenleri:

Diş eti iltihabı en yaygın görülen diş hastalığıdır. Diş etindeki hafif bir enfeksiyon olduğu için diğer sorunlara göre biraz daha hafiftir. Aslında çoğu insanda diş eti iltihabı vardır, ancak çoğunda şiddetlenmediği için belirti göstermez ve bu yüzden kişi fark edemez.

Diş eti iltihabı belirtileri şu şekilde sıralanabilir:

– Diş etinde tahriş

– Kızarıklık

– Şişme

– Ağız kokusu

– Gevşek ve sallanan dişler

– Basık diş etleri

– Diş eti hassasiyeti

Özellikle fırçalama ya da diş ipi kullanım esnasında iltihaplı diş etlerinde kanama görülür.

Diş etlerinde iltihap oluşmasının nedeni dişlerin üzerine biriken plaklardır. Bu plakların oluşmasının nedeni de diş sağlığının aksatılmasıdır. Genel ağız sağlığı korunmadığı sürece diş etinde iltihaplanma olması çok yüksek ihtimaldir.

Diş eti iltihaplanması riskini artırabilecek bazı faktörler vardır. Bu faktörler şu şekilde sıralanabilir:

– Aşırı sigara içmek

– Tütün çiğnemek

– Yaşlılık

– Diyabet

– Kullanılan bazı ilaçlar

– Çarpık dişler

– Hastalığa uygun diş restorasyonlar

– Dolgular

– Gebelik

– Genetik nedenler

– Diş hassasiyeti

– Ağız kuruluğu

– Yanlış beslenme planı

Tedavi edilmediği takdirde, dişeti iltihabı “kurşun periodontitisi” adı ile bilinen ciddi ve şiddetli enfeksiyonlara ve hatta diş kayıplarına neden olabilir.

Hastalık kontrolü (CDC) ve Ulusal Enstitüsünün Diş Araştırma Merkezleri göre dişeti iltihabının yol açabileceği bazı ciddi hastalıklar vardır. Bu hastalıklar şu şekilde sıralanabilir:

– Şeker hastalığı

– Kalp krizi

– Akciğer yetmezliği ve diğer akciğer hastalıkları

– Ayrıca hamile kadınlarda erken doğum riskini artırabilir.

İyi bir ağız sağlığına sahip olmak için günde en az iki kez diş temizliği yapılmalıdır. Her gün diş ipi ve düzenli diş fırçalama işleminin tamamlanması önemlidir. Uzun sürekli rutin bakım diş ipi iltihabının önlenmesine yardımcı olabilir.

Diş eti iltihabına ne iyi gelir: Diş eti iltihabı için bitkisel tedavi

Diş eti iltihabının önlenmesi ve tedavi edilmesi için uygulanabilecek doğal tedavi yöntemleri şu şekilde sıralanabilir:

1 – Diş eti iltihabı için ne yapılmalı: Tuz

Tuz antibakteriyel ve antiseptik özellikleri nedeniyle dişeti iltihabı için çok etkili bir çözümdür. Bu etkileri şiş ve iltihaplı diş etlerinin tedavi edilmesine yardımcı olur. İltihap dışında ağızda biriken bakterilerin yok olmasını ve bu sayede enfeksiyonun oluşmasının engellenmesini sağlar.

– Yarım çay kaşığı tuz bir bardak ılık suya eklenir. Bu tuz ve su karışımı ile her sabah ve gece yatmadan önce ağzı yaklaşık 1 dakika kadar çalkamak gerekir. Çalkalayarak diş etlerindeki şişliği azaltmak ve iltihabın neden olduğu ağrıyı minimuma indirmek mümkündür.

– Alternatif olarak, yarım çay kaşığı tuz hamur kıvamını alana kadar hardal yağı eklenerek karıştırılır. Bu yağ kullanılarak 1 ya da 2 dakika boyunca dairesel hareketler ile masaj yapılmalı ve masajın sonunda bir kısmı diş etinin üzerine yapıştırılmalıdır. Yaklaşık 10 dakika beklenmeli ve ağız ılık su ile çalkalanmalıdır. Bu tedavinin her gün 2 ya da 3 kez uygulanması şartıyla 1 hafta içinde etkili sonuçlar elde etmek mümkündür.

2 – Diş eti iltihabına iyi gelen bitkiler Zerdeçal

Zerdeçal içerisindeki curcumin maddesi ile antioksidan ve anti-enflamatuar özellikler göstermektedir. Curcumin etkili bir şekilde plak temizler ve ağrı, şişlik ve dişeti iltihabını azaltır. Ayrıca bakteriyel etkinliğini azaltarak enfeksiyon oluşma riskini ortadan kaldırır.

Periodontoloji Derneği Dergisinde yayınlanan bir çalışma sonuçlarına göre zerdeçal ile gargara yapmak plak ve diş iltihabının engellenmesini sağlar. İçerisindeki güçlü bileşenler sayesinde anti-plak, anti-inflamatuar ve anti-mikrobiyal özellikler göstermektedir. Bu özellikleri göstermesini sağlayan başlıca maddelerden birinin adı “chlorexidine” olarak bilinir.

– 1 çay kaşığı tuz ve 1 çay kaşığı hardal yağı, yarım çay kaşığı zerdeçal tozu ile karıştırılarak hamur kıvamına gelene kadar yoğrulur. Elde edilen hamur kıvamındaki karışım diş ve diş eti üzerinde günde iki kez sürülür ve masaj yapılır.

– Alternatif olarak, yarım çay kaşığı zerdeçal tozuna su ya da E vitamini yağı hamur kıvamını alana kadar eklenir ve karıştırılır. Elde edilen karışım diş etleri üzerine sürülür ve 10 dakika kadar beklendikten sonra dişler sıcak su ile durulanır. Bu tedavinin en az 1 haftaya boyunca her gün 1 ya da 2 kez uygulanması gerekir.

– Başka bir tedavi yöntemi olarak, bir tutam zerdeçal tozu ve yeterli miktarda su ile bir hamur hazırlanır. Yumuşak kıllı bir diş fırçası ile dişler güzelce fırçalanır. Bu tedavinin en az 1 hafta boyunca günde iki kez uygulanması gerekir.

3 – Diş eti iltihabını ne kurutur: Yağ çekme

Yağ çekme diş eti iltihaplanmasına neden olan bakterileri azaltmaya yardımcı olabilen popüler ayurveda tedavi yöntemidir. Bu yöntem plak azaltarak ve diş etlerini güçlendirerek sağlıklı bir ağza sahip olmayı kolaylaştırır.

– 1 yemek kaşığı susam yağı ya da Hindistan cevizi yağı ağzın içinde tutulur.

– 15 – 20 dakika boyunca yağ ile ağzın iyice çalkalanması gerekir.

– Çalkalama işleminin ardından yağ tükürülür ve suyla iyice durulanır.

– Yaklaşık bir ay boyunca her sabah dişler fırçalanmadan önce bu tedavinin uygulanması gerekir.

Not: Gargaradan sonra yağın yutulmaması gerekmektedir. Bu yağ plak ve bakteriler içerdiğinden yutulması halinde başka sağlık sorunlarına yol açabilir.

4 – Diş eti iltihabını ne geçirir: Karbonat

Karbonat, diş eti iltihaplanmasına karşı kullanılan en popüler doğal ilaçlardan bir tanesidir. İçerisindeki bileşenler ile diş çürüğü ve diş eti hastalığı riskini azaltarak ağızdaki yutak borusundaki asitleri nötralize eder. Ayrıca, enfeksiyonları önlemek için doğal bir antiseptik görevi görür.

– 1/4 çay kaşığı karbonat yeterli miktarda sıcak su eklenerek hamur kıvamını alana kadar karıştırılır.

– Elde edilen hamur diş etinin üzerine tamamen yayılacak şekilde sürülür.

– 1 ya da 2 dakika boyunca bu şekilde beklenir ve sonra ılık su ile bölge durulanır.

– Bu tedavinin 1 haftada 2 ya da 3 kez uygulanması ile 2 ya da 3 haftada etkili sonuçlar elde etmek mümkündür.

5 – Diş eti iltihabını kurutmak için limon suyu

Limon, dişeti hastalığının tedavisine yardımcı olabilecek anti bakteriyel ve anti-enflamatuar özellikleri içerir. Ayrıca içerdiği C vitamini ile enfeksiyonun engellenmesi sağlanır.

– 1 bardak sıcak su 1 limonun suyu ile karıştırın. Bu karışım dişler fırçalandıktan sonra gargara yapmak için kullanılır. Tedavinin günde iki kez uygulanması ile diş eti iltihabından ve dolaylı olarak diş eti kanaması ve basık diş etlerinden kurtulmak mümkündür.

– Bir tutam tuz bir hamur kıvamına gelene kadar 1 temek kaşığı taze limon suyu ile güzelce karıştırılır. Elde edilen hamur kıvamındaki macun diş etlerinin üzerine sürülmelidir. Bu şekilde birkaç dakika beklenmeli ve ardından ağız sıcak su ile iyice durulanmalıdır. Günde 4 ya da 5 kez tekrarlanması durumunda 1 hafta içinde etkili sonuçlara ulaşmak mümkündür.

Geniz Tıkanıklığı Nasıl Geçer: Geniz Tıkanıklığına Bitkisel Çözüm

geniz tıkanıklığına bitkisel çözüm

geniz tıkanıklığına bitkisel çözüm

Geniz tıkanıklığı neden olur?

Geniz tıkanıklığı göğüste ağırlık hissine neden olan bir çeşit mukus tıkanıklığıdır. Zamanında tedavi edilmediğinde solunum yolu enfeksiyonuna neden olabilir. Geniz tıkanıklığının en sık nedeni soğuk algınlığıdır. Ayrıca alerjenler, bakteri ve mantarlar da göğüs ve geniz tıkanıklığına ve enfeksiyona neden olabilir. Astım, bronşit, grip, zatürree ve tüberküloz da genizde tıkanıklık hissine neden olmaktadır. Göğüs ve geniz tıkanıklığının ortak belirtileri boğazda acıma, hafif göğüs ağrısı, öksürük, nefes darlığı, baş dönmesi ve yutkunma istediğidir. Bazı ilaçlar ile bu tıkanıklıktan kurtulmak mümkündür. Aynı zamanda göğüs ve geniz tıkanıklığında mukusun dağılmasına yardımcı olmak için bazı bitkisel ve doğal çözümler de kullanılabilir.

Geniz tıkanıklığına ne iyi gelir: Geniz tıkanıklığı için bitkisel çözüm

1. Geniz tıkanıklığı ve burun tıkanıklığı tuzlu su uygulaması:

– Günde birkaç kez tuzlu su ile gargara yapmak geniz tıkanıklığı için etkili bir tedavi yöntemidir. Sıcak su ve tuz solunum yolunda biriken mukusun dağılmasına yardımcı olurken aynı zamanda boğazda oluşan tahriş azaltır.

– Bir bardak ılık su içerisine 1 çay kaşığı tuz eklenir.

– Tuz iyice eriyene kadar karıştırılır.

– Günde 2 ya da 3 kez bu su ile gargara yapılır.

2. Burun tıkanıklığı buhar banyosu

– Buhar teneffüs etmek de mukusun dağılmasını sağlayacaktır. Aynı zamanda buhar burun içerisinin ve boğazın nemli kalmasına yardımcı olur.

– Bir kaseye sıcak su konulur. İçerisine birkaç damla okaliptüs yağı ya da nane yağı eklenir. Ardından bu suyun üzerine eğilinir ancak cildin yanmaması için çok yakın durulmamalıdır.

– Başın arkasına kaseyi de kapsayacak şekilde bir havlu konur ve sudan çıkan buhar teneffüs edilir.

– Ayrıca sıcak duş alırken 5 dakika kadar buhar teneffüs edilebilir.

– Buhar uygulaması günde 2 ya da 3 kez yapılabilir.

Not: Buhar uygulaması küçük çocuklar, hamile kadınlar ve yüksek kan basıncı ya da kalp rahatsızlığı olan insanlar için uygun olmayabilir.

3. Burun tıkanıklığına çözüm: Elma sirkesi

– Elma sirkesi de geniz tıkanıklığına karşı etkili olan başka bir çözümdür. Göğüs bölgesinde sıkışan balgamın giderilmesine yardımcı olurken aynı zamanda daha rahat nefes almayı sağlar.

– Elma sirkesi bağışıklık sistemini güçlendirir.

– 2 çay kaşığı organik çiğ ve filtre uygulanmamış elma sirkesi bir bardak sıcak suya eklenir.

– İçerisine 1 tatlı kaşığı da ham bal eklendikten sonra iyice karıştırılır.

– Bu karışım iki hafta boyunca günde 3 kez tüketilir.

4. Burun tıkanıklığına doğal çözümler: Zerdeçal

– Zerdeçal da göğüs tıkanıklığını hafifletir ve var olan mukusun dağılmasına yardımcı olur. İçerisindeki curcumin denilen aktif bileşik ile geniz ve göğüs tıkanıklığını hafifletir.

– Ayrıca, anti inflamatuar özellikleri ile öksürük, ağrı ve diğer göğüs tıkanıklığı belirtilerini yatıştırmaya yardımcı olur.

– Bir bardak ılık su içine bir tutam zerdeçal tozu eklenir ve iyice karıştırılır. Bu karışım ile günde birkaç kez gargara yapılır.

– Bir bardak süte ½ çay kaşığı zerdeçal tozu eklenir ve kaynatılır. 2 çay kaşığı bal ve bir tutam karabiber de eklendikten sonra tüketilir. Günde 2 ya da 3 kez sıcak olarak tüketilir.

– Alternatif olarak, 2 yemek kaşığı zerdeçal tozu ve elma sirkesi karıştırılarak günde 2 kez içilebilir.

– Bu tedavilere göğüs ve geniz tıkanıklığı belirtileri hafifleyene kadar devam edilmelidir.

Not: Zerdeçal safra taşı ya da mide ülseri olan kişilere tavsiye edilmez.

5. Geniz tıkanıklığı için çözüm: Zencefil

– Zencefil anti enflamatuar özellikler içerir. Bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur. Bu nedenle göğüs ve geniz tıkanıklığı tedavisinde de kullanılmaktadır.

– Zencefil içerisinde bulunan polifenoller ile mukusun dağılmasına yardımcı olur. Ayrıca zencefil enfeksiyondan kurtulmak için en etkili çözümler arasındadır.

– 1 yemek kaşığı taze doğranmış çiğ zencefil sıcak su dolu bir bardağa konulur. 5 dakika kadar demlenmesi beklenir. Ardından içerisine biraz bal eklenerek içilir. Günde 3 bardak kadar tüketilmesi yeterli olacaktır.

– Alternatif olarak 1 çay kaşığı kuru zencefil, kara biber ve bir tutam toz karanfil karıştırılır. Bal ya da süt ile karıştırılarak günde 3 kez tüketilebilir.

– Gün içerisinde birkaç küçük zencefil parçası çiğnenebilir.

– Bu uygulamalar birkaç gün boyunca ya da tıkanıklıktan kurtulana kadar yapılmaya devam edilmelidir.

6. Geniz tıkanıklığına soğan

– Soğan, göğüs tıkanıklığı için iyi bir çözümdür. Mukusun dağılmasına yardımcı olan quercetin içerir. Ayrıca, daha fazla mukus oluşumunu da engeller. Anti mikrobiyal özellikleri ile virüs bulaşmasını engeller.

– 1 adet soğanın suyu sıkılır. İçerisine biraz limon suyu, bal ve su eklenir. Her malzemeden eşit miktarda kullanılabilir. Bu karışım bir süre ısıtılır ve ardından soğuması beklenir.

– Karışım günde 3 ya da 4 kez tüketilebilir.

– Geceleri yatmadan önce biraz soğan çiğnenebilir.

7. Limon

– Limon da doğal göğüs tıkanıklığı tedavisinde kullanılan çözümler arasındadır. Vücuttan mukusun kolayca atılmasına yardımcı olan sitrik asit içerir. Ayrıca, limon C vitamini içeriği ile vücudun bağışıklık sistemini geliştirir.

– 1 çorba kaşığı limon suyu bir bardak sıcak su ile birlikte biraz bal eklenerek karıştırılır ve günde birkaç kez içilir.

– Bir fincan sıcak suya 1 çorba kaşığı rendelenmiş limon eklenir. 5 ya da 10 dakika demlenmesi beklendikten sonra içilir. Bu karışım ile gargara da yapılabilir.

8. Bal

– Mukus kalınlığını azaltmaya yardımcı olmak için bal son derece etkilidir. Bal aynı zamanda güçlü anti bakteriyel ve anti viral özelliklere sahiptir. Enfeksiyon ile mücadelede son derece etkilidir.

– 1 çay kaşığı çiğ bal tüketilebilir. Ilık su ile karıştırılarak da içilebilir.

– Biraz bal ve toz karabiber karıştırılarak hamur haline getirilir. Elde edilen hamur günde 3 ya da 4 kez yutulur.

Not: Gıda zehirlenmesine yol açabileceği için bal 1 yaş altı çocuklara verilmemelidir.

9. Sarımsak

– Sarımsak göğüs tıkanıklığının azaltılması için kullanılan besinler arasındadır. Etkili anti mikrobiyal ve anti enflamatuar özellikleri vardır. Solunum yolu enfeksiyonları ile mücadeleye yardımcı olur.

– Vitamin A, C ve B içeriğinin yanı sıra sarımsak; bakır, demir, kalsiyum ve selenyum açısından da zengindir.

– 2 ya da 3 diş ezilmiş sarımsak ile ½ çay kaşığı bal; 1 su bardağı su ya da süt ile kaynatılır. Süzülür ve günde 2 bardak içilir.

– Ezilmiş 2 diş sarımsak sıcak su içerisine eklenir. Ardından 3 damla da limon suyu, tuz ve karabiber eklenir. Sıcakken içilmelidir. Günde 2 kez içilebilir.

– Gün içerisinde birkaç diş taze sarımsak da tüketilebilir.

10. Meyan kökü

– Meyan kökü etkili bir balgam söktürücüdür. Göğüs tıkanıklığı belirtilerini hafifletmeye yardımcı olur. Ayrıca tahriş olmuş boğazı yatıştırır.

– Yarım çay kaşığı meyan kökü sıcak su dolu bir bardağa eklenir ve 5 dakika demlenmesi beklendikten sonra içilir.

Gebelikte Kusma Nasıl Geçer: Gebelikte Kusmaya Doğal Çözüm

gebelikte kusmaya doğal çözüm

gebelikte kusmaya doğal çözüm

Hamilelikte kusma ne zaman başlar?

Hamilelik döneminde mide bulantısı ve kusma normal belirtiler olarak kabul edilse de bazı kadınlarda bu belirtiler daha sık görülür. Sabah bulantısı olarak da bilinen bu durum hamileliğin özellikle ilk üç ayın boyunca (ilk üç aylık dönem) görülür. Aslında, kadınların yüzde 65’den fazlasında bu belirti görülmektedir. Mide bulantısı ve kusma belirtilerinin ana nedeni hala bilinmemektedir. Genellikle vücutta hızlı hormonal değişiklikler nedeniyle oluştuğu düşünülmektedir. Hamilelikte kusma bulantı ek olarak karın bölgesinde kasılma ve gerilmeler de olabilir. Bazı kokular, belirli gıdalar, yorgunluk, stres, anksiyete ile vitamin veya mineral eksiklikleri de sabah bulantısını tetikleyebilir. Mide bulantısı ve kusma erken oluşur ve gün ilerledikçe azalır. Bazı kadınlarda sabahın yanı sıra günün diğer saatlerinde de belirtiler görülebilir. İlk üç ayın yanı sıra ilerleyen aylarda da ortaya çıkabilir. Hamilelikte kusma ve mide bulantısı ile başa çıkmak için bazı doğal çözümler uygulanabilir.

Hamilelikte kusmaya ne iyi gelir: Hamilelikte kusmaya bitkisel çözüm

1. Hamilelikte kusmaya çözüm: Su tüketiminin artırılması:

– Mide bulantı ve kusmayı hafifletmek için su tüketiminin artırılması önerilir. Her saat başı su içildiğinde mide bulantısı riski düşer.

– Ayrıca hamile kadınlarda hem vücut sağlığı hem de bebek sağlığı için daha çok suya ihtiyaç vardır. Vücudun sürekli nemli tutulması gerekir.

– Gün boyunda yeterli miktarda su tüketildiğinden emin olunmalıdır. Su tüketimi mide bulantısını hafifletirken aynı zamanda sindirimi geliştirir ve daha sağlıklı olmaya yardımcı olur.

2. Hamilelikte kusmayı önlemek için: Zencefil

– Zencefil de hamilelik döneminde kusma ile başa çıkmada etkili çözümler arasındadır. Sindirim sistemi fonksiyonlarını korurken mide bulantısının hafiflemesine yardımcı olur. Midede üretilen fazla asidi dengeler.

– Zencefilin kokusu bile bulantıyı yatıştırmaya yardımcı olmaktadır.

– 5 damla zencefil suyu ve 1 tatlı kaşığı bal karıştırılır. Bu karışım her sabah tüketilir.

– Alternatif olarak 1 su bardağı kaynar suya 1 çay kaşığı rendelenmiş zencefil eklenerek demlenmesi beklenir. 5 ya da 10 dakika kadar beklendikten sonra süzülür ve içerisine bal eklenerek tüketilir. Günde 2 ya da 3 bardak zencefil çayı tüketilebilir.

3. Hamilelikte kusmayı ne önler: Limon

– Limon da hamilelikte kusma ile mücadelede kullanılan çözümler arasındadır. Yatıştırıcı kokusu ile mide bulantısını azaltır ve kusmayı engeller.

– Limonun vücut üzerinde doğal bir sakinleştirici etkisi vardır. Ayrıca, limon C vitamini içeriği ile hamile kadınlar ve bebek sağlığı için son derece faydalıdır.

– Bir bardak suya taze limon sıkılır ve biraz bal eklenir. Bu karışım her sabah aç karna tüketilebilir. Gün içerisinde mide bulanışı oluşmasını engeller.

– Taze limon kabuğu kokusu da teneffüs edilebilir.

– Birkaç damla limon esansı bir mendile dökülür. Bulantı başladığında limon esansı teneffüs edilir.

4. Hamilelikte kusmayı önlemek için ne yapmalı: Nane

– Nane de mide bulantısı, sabah bulantısı ya da kusma gibi hamilelik sırasında ortaya çıkan belirtileri hafifletmek için kullanılmaktadır. Mideyi sakinleştirir ve mide bulantısını azaltır.

– Bir fincan sıcak suya 1 çay kaşığı kuru nane eklenir. Kapağı kapatılarak 1

5 ya da 10 dakika kadar dinlendirilir. Süzülür ve içerisine biraz şeker ya da bal eklenerek her sabah çay şeklinde tüketilir.

– Alternatif olarak aynı limon esansında olduğu gibi bir mendile birkaç damla nane esansı konulur. Ara sıra bu mendil koklanır.

Not: Bazı kadınlarda bulantıyı nane kokusu tetikleyebilir. Bu durumda nane kullanılmamalıdır.

5. Hamilelikte kusma için ne yapılmalı: Rezene

– Rezene hamilelikte kusma ve mide bulantısı için kullanılan yaygın çözümler arasındadır. Sindirime yardımcı olur ve kusma hissini azaltarak mide ve bağırsak astarını rahatlatır. Ayrıca, aromatik lezzeti ile mideyi sakinleştirmeye yardımcı olur.

– Kusacak gibi hissedildiğinde biraz rezene tohumu yutulabilir.

– Bir fincan sıcak su içine 1 çay kaşığı rezene tohumu eklenir. Demlenmesi için 10 dakika kapağı kapatılarak beklenir.

– Ardından süzülür ve içerisine biraz bal ile limon suyu eklenerek içilir.

– Özellikle sabah erken saatlerde içildiğinde etkili sonuçlar alınmaktadır.

6. Hamilelik kusmasına ne iyi gelir: B 6 vitamini alımını artırmak

– Her ne kadar kesin nedeni hala bilinmemekte de olsa mide bulantısının nedeni B 6 vitamini eksikliği olabilir. Ayrıca, bu vitamin gebelikte gerekli bir vitamin olarak bilinir.

– Sabah bulantısı için B 6 vitamini takviyeleri alınabilir. Günde 3 kere 25 mg olarak alınması önerilir. Ancak B 6 vitamini takviyesi alınmadan önce mutlaka bir jinekoloğa danışılmalıdır.

– B 6 vitamini besinlerden de alınabilir. Özellikle kahverengi pirinç, avokado, muz, balık, mısır ve fındık gibi yüksek B 6 vitamini içeriği olan gıdalar tüketilebilir.

7. Hamilelikte kurmayı önlemenin yolları: Aperatif krakerler

– Sabah uyandıktan sonra tuzlu kraker tüketilmesi de mide bulantısı ve kusma belirtilerini hafifletmeye yardımcı olur.

– Kraker karbonhidrat bakımından zengindir ve mide asidini dengelemeye yardımcı olur.

8. Kırmızı Ahududu yaprağı çayı

– Birçok bitki hamilelik döneminde önerilmese de mide bulantısı ve kusma için kırmızı ahududu yaprağı çayı tüketilebilir. Belirtilerin hafiflemesine yardımcı olur.

– Ayrıca, bu yapraklar içerdiği B vitamininin yanı sıra kalsiyum, demir ve sağlıklı bir hamilelik için gerekli olan magnezyum açısından da zengindir.

– 1 ya da 2 çay kaşığı kurutulmuş kırmızı Ahududu yaprakları 1 bardak sıcak suya eklenir. Kapağı kapatılarak 5 ya da 10 dakika kadar demlenmesi beklenir. Sabahları bu çay tüketilir.

Not: Kırmızı ahududu yaprağı bazı kişilerde rahim kasılmalarına neden olabilir. Bu nedenle mutlaka doktora danışarak kullanılmalıdır.

9. Acupressure

Accupressure vücutta bulunan bazı noktalara basınç uygulanarak kan akışının normal düzeylerde olmasına yardımcı olan bir yöntemdir. Hamilelikte kusma ve mide bulantısını hafifletmek için de kullanılmaktadır.

– Piyasada bulunan acupressure bileklikleri kullanılabilir.

– Bu bileklikler bilek üzerinde belirli noktalara basınç uygulayarak mide bulantısı ve kusma gibi belirtileri denetler.

10. Düzenli yürüyüşler

– Doktora danışarak düzenli yürüyüş ve egzersizler de uygulanabilir. Hafif egzersizler hamilelik sırasında çok faydalıdır. Sabahları kısa yürüyüşler de yapılabilir. Bu şekilde progesteron hormonu seyreltilir ve bulantı kontrol altına alınabilir.

– Ayrıca yürüyüş, sindirimi de düzenlemeye yardımcı olur.

– Yemek yedik yedikten sonra 15 ya da 20 dakika kadar her gün açık alanda yürüyüş yapılabilir.

Bulantı ve kusmayı engellemek için ipuçları:

– Yemeklerde büyük porsiyonlar tüketilmemelidir. Küçük porsiyonlar şeklinde günde 6 öğün yemek yenebilir.

– Aç kalmamaya dikkat edilmelidir. Öğün aralarında atıştırmalıklar tüketilebilir.

– Zor sindirilen besinlerden uzak durulmalıdır. Özellikle kızartma besinler ve çok yağlı besinlerden uzak durulmalıdır.

– Yüksek karbonhidrat ya da protein, sindirimi kolay ve düşük yağlı gıdalar tüketilmelidir.

– Yoga, nefes egzersizleri ve zihnini meşgul tutmak için meditasyon uygulamaları yapılabilir.

Sağlıklı Olmak İçin Neler Yapılmalıdır: Sağlıklı Kalmanın Yolları

sağlıklı kalmanın yolları

sağlıklı kalmanın yolları

Sağlıklı olmanın yolları:

Sağlıklı olmanın yolları şunlardır:

1. Sağlıklı olmak için egzersiz.

– Düzenli egzersiz kısa vadeli ve uzun vadeli yararlara sahiptir. Çeşitli çalışmalarda egzersizin ruh sağlığını geliştirdiği ve stresi azalttığı ortaya çıkmıştır. Aynı zamanda zihinsel gücü artırır ve kasların daha sağlıklı kalmasını sağlar.

– Kemikleri güçlendirir ve kalp damar hastalıklarına karşı korur.

– Düzenli egzersiz obezite ve diyabeti önlemeye de yardımcıdır.

– Her gün en az 15 dakika kadar egzersiz yapılmalıdır. Bu şekilde vücut fonksiyonları daha iyi çalışır.

– Her gün yaklaşık 30 dakika kadar yürüyüş yapılabilir.

– Gün içerisinde mümkün olduğunca merdiven kullanılmalıdır.

– Dans egzersizleri yapılabilir.

– Bisiklet, koşu ve yüzme gibi aktiviteler de yapılabilir.

2. Sağlıklı kahvaltıda olması gerekenler: Her düzenli olarak kahvaltı yapılmalıdır.

– Kahvaltı günün en önemli öğünüdür. Asla atlanmaması gereken bir öğündür.

– Sağlıklı bir kahvaltı kilo kontrolüne de yardımcı olur. Aynı zamanda metabolizma hızını yükseltir ve gün içinde enerji seviyesinin yüksek olmasını sağlar. Ayrıca bellek ve konsantrasyonu artırır.

– Ne kadar meşgul olunursa olsun her gün sabahları karbonhidrat, protein, lif ve gerekli minerallerin bulunduğu bir kahvaltı yapılmalıdır. Özellikle sağlıklı yağ içeren besinlere yer verilmelidir.

Önerilen besinler:

– Fıstık ezmesi ile tam buğday ekmeği

– Bir fincan yoğurt; fındık ve meyve ile birlikte

– Bir bardak meyve suyu

– Bir bardak süt ile tost

– Omlet veya haşlanmış yumurta.

3. Sağlıklı olmak için kaç saat uyumalıyız?

– Günümüzde stresli yaşam tarzı ve yoğun programlar nedeniyle insanlar gün içerisinde çok fazla efor sarf ederek gün sonunda oldukça yorgun oluyorlar. Bu yorgunluğun hafifletilmesi için ise uyku düzenine dikkat edilmesi gerekiyor.

– Uykusuzluk bazı sağlık sorunlarına neden olabilir.

– Her gün 7 ya da 8 saat uyunmalıdır. Erken yatılmalı ve erken kalkılmalıdır.

– Uyku sırasında vücut hücreleri kendini yeniler ve hastalıklara karşı bağışıklık sistemi daha da güçlenir.

– Düzenli uyku aynı zamanda kalp sağlığını korur ve kanseri önlemeye yardımcı olur. Stresi ve inflamasyonu azaltır. Aynı zamanda hafızayı geliştirir, kilo verilmesine yardımcı olur ve depresyon riskini azaltır.

Uyumaya yardımcı olması için şu öneriler uygulanabilir:

– Yatmadan hemen önce egzersiz yapılmamalıdır.

– Kafeinli içecekler ve gıdalar tüketilmemelidir.

– Gün içinde 20 dakikalık kestirmeler yapılabilir.

– Alkol alınıyorsa çok fazla içilmemesi önerilir.

– Yatmadan önce yemek yenmemelidir.

– Sigara içilmemesi önerilir.

– Uyunacak ortamın sessiz ve karanlık olması gerekir.

4. Sağlıklı nefes alma teknikleri:

– Derin nefes almak oksijen ve karbondioksit sistemini düzenler.

– Ayrıca oksijen alımını en üst düzeye çıkarır. Hem beden hem de zihni stresten ve anksiyeteden korur.

–  Hatta pek çok sağlık sorunlarının; solunum hastalıkları, kronik obstrüktif akciğer hastalığı ve hatta kalp hastalığı riskini azaltabilir.

– 10 ya da 20 dakika derin nefes alınmalıdır.

5. Sağlıklı olmanın yöntemleri: Ağız hijyenine dikkat edilmelidir.

– Ağız ve diş sağlığına edilmesi gerekir. Ağız sağlığı genel vücut sağlığını da etkiler.

– Ağız içinde bakteriler ve mikroplar çok çabuk ürer. Ancak uygun ağız bakımı ile bu bakterilerden kurtulunabilir.

– Ağız sağlığı sorunları kalp hastalığı gibi pek çok hastalığın riskini düşürür. Vücuttaki iltihap riskini düşürür ve belleği korur. Ayrıca kanda şeker düzeyini korumaya yardımcı olur.

Ağız hijyenini korumak için şu noktalara önem verilmelidir:

– Günde iki kez florür içeren diş macunu ile dişler fırçalanmalıdır.

– Dişler günde bir kez diş ipi ile temizlenmelidir.

– Diş fırçası her 3 ya da 4 ayda bir değiştirilmelidir.

– Düzenli olarak diş doktoruna giderek muayene olunması önerilir.

6. Sağlıklı beslenilmelidir.

– Beslenme düzeninin sağlık üzerinde etkisi büyüktür.

– Sağlıklı beslenme kalp sağlığının korunmasına yardımcı olurken aynı zamanda bağışıklık sisteminin güçlü kalmasına yardımcı olur. Hafızayı geliştirir ve pek çok sorunlarını önlemeye yardımcı olur.

Beslenme düzeninde şu noktalara dikkat edilmelidir:

– Doğal ve organik meyve ve sebzeler, tam tahıllı gıdalar ve yağsız proteinler tüketilmelidir.

– Zeytinyağı, hindistan cevizi yağı ya da aspir yağı gibi sağlıklı yağlar tüketilmelidir.

– Sağlıklı gıdalar tüketilmesi için gıda etiketlerine dikkat edilmelidir.

– Atıştırmalık olarak çerez tüketilebilir.

– Tuz ve şeker tüketimi sınırlandırılmalıdır.

– Kırmızı et tüketimi sınırlandırılmalıdır.

– Dışarıda yemek yerine, evde yemek yenmesi önerilir. Böylece yemeğin tuz ve yağ miktarı artırılabilir.

– Gün içinde 2 büyük öğün yerine 5 ya da 6 küçük öğün yenmelidir.

– Tüm besinler iyice çiğnenmelidir.

7. Su tüketimi artırılmalıdır.

– Her hücre, doku ve organın düzgün çalışması için suya ihtiyacı vardır. Su tüketimi uyanıklığı artırır, iştahı kontrol etmeye yardımcı olur.

– Ayrıca yorgunluk, baş ağrısı ve cilt kuruluğu gibi sağlık sorunlarının engellenmesine yardımcı olur.

– Gün içinde 8 ila 10 barda su tüketilebilir.

– Suyun yanı sıra su içeriği yüksek olan sebzeler de tüketilebilir.

8. Sigara içilmemelidir.

– Sigara içmek pek çok sağlık sorununa neden olabilir.

– Sigara içindeki nikotin neredeyse bütün organlara büyük zarar verir. Vücudu yavaş yavaş zehirler. Başta kalp hastalığı, felç, akciğer hastalıkları, kronik bronşit ve amfizem, osteoporoz, katarakt ve farklı kanser türleri gibi hastalıklar olmak üzere pek çok hastalığa neden olabilir.

– Sigaranın hayatı 5 ila 10 sene kadar azalttığı söylenmektedir.

– Sigara içilmesi fiziksel ve zihinsel durumu olumsuz etkiler. Sigarayı bırakmak için bir sağlık kuruluşuna başvurulabilir.

9. Kişisel hijyene dikkat edilmelidir.

– Sağlık sorunlarından uzak durmak için kişisel hijyene mutlaka dikkat edilmelidir.

– Saç, cilt, yüz, diş, kulak, tırnak, el ve ayak hijyeni oldukça önemlidir.

Kişisel hijyene dikkat etmek için şu noktalara dikkat edilebilir:

– Her gün banyo yapılmalıdır. Saçlar ise haftada 2 ya da 3 kez şampuan ile yıkanmalıdır.

– Uyumadan önce makyaj mutlaka çıkarılmalıdır ve yüz yüz yıkama jeli ile temizlenmelidir.

– Tırnaklar düzenli olarak kesilmeli ve fırçalanarak temizlenmelidir.

– Bakteri ve virüslerin yayılmasını önlemek için günde birkaç kez eller sabunlar yıkanmalıdır.

– Yatak takımları ve iç çamaşırları sık sık yıkanmalıdır.

– Her gün ayaklar yıkanmalı ve parmakların arası da dahil olmak üzere iyice kurulanmalıdır.

– Saçlar her gün taranmalıdır.

– Ağız hijyenine de dikkat edilmelidir.

10. Düzenli olarak sağlık kontrolünden geçilmelidir.

– Düzenli sağlık kontrolü ile hastalıklar erkenden teşhis edilebilir.

– Düzenli olarak şu kontrollerden geçilmelidir; bir yıllık fizik muayene, düzenli kan basıncı ve kolesterol testleri, diş kontrolleri, kolonoskopi, mamografi ve prostat ve cilt kanseri taramaları, hipertansiyon, şeker hastalığı, yüksek kolesterol, kanser, ağız sağlığı sorunlarının kontrolleri.

Sigarayı Bırakmak İçin Ne Yapılmalı: Sigarayı Bırakmanın Bitkisel Yolları

sigarayı bırakmanın bitkisel yolları

sigarayı bırakmanın bitkisel yolları

Sigarayı bırakmanın yolları:

Sigara kötü bir alışkanlıktır. Bağımlılık yapar ve genel sağlık için oldukça olumsuz sonuçlar doğurur. Tüm kanser ölümlerinin ve kalp krizlerinin dörtte biri sigara ile bağlantılıdır.

Sigara içerdiği zararlı kimyasallar ve nikotin ile sağlık sorunlarına neden olur. Bu sağlık sorunları genellikle solunum ile ilgili sorunlardır. Yüksek kan basıncı ve kalp hızının artmasına da neden olur. Bağışıklık sistemini olumsuz etkilerken sperm sayısını ve kalitesini düşürür. Kadınlarda ise doğurganlık düzeyini azaltır.

Sigara mutlaka bırakılmalıdır. Sigarayı bıraktıktan sonra ilk olarak halsizlik, yoksunluk, anksiyete, öfke, konsantrasyon bozukluğu, iştahta artış, baş ağrısı, yüksek tansiyon gibi belirtileri ortaya çıkabilir.

Sigarayı bırakmak için bir sağlık kuruluşundan yardım alınabilir. Bu konuda çok çeşitli yöntemler vardır. Bitkisel çözümler de işe yaramaktadır.

Sigarayı bırakmak için yapılması gerekenler: Sigarayı bırakmanın bitkisel yolu

1. Sigarayı bıraktıran bitki: Kardinal çiçeği:

– Kardinal çiçeği vücuttaki nikotinin atılmasına yardımcı olrn lobeline isimli bir madde içerir. Lobelia sirke ya da tentür şeklinde satılmaktadır. Tentür olarak kullanılması için genelde 20-60 damla kullanılır.

– Öncelikle düşük dozlarda üç beş damla kadar başlanır. Ardından bu doz yavaş yavaş artırılır. Lobelia çok zehirli olabileceği için mutlaka bir doktor kontrolünde kullanılmalıdır.

Not: Bu bitki kalp hastalığı ya da yüksek tansiyona sahip olan kişiler tarafından kesinlikle kullanılmamalıdır. Ayrıca hamile kadınlarda ve çocuklarda da kullanılması önerilmez.

2. Sigarayı bıraktıran bitkiler nelerdir: Meyan kökü

– Meyan kökü bir balgam söktürücü olarak davranır. Sigaradan kaynaklanan balgamın dağılmasına yardımcı olur.

– Meyan kökü hafif tatlı bir bitkidir. Aynı zamanda sigaradan kaynaklanan öksürüğü de azaltır.

– Ayrıca kortizol seviyeleri dengede tutar ve yorgunluğu azaltır. Enerjinin geri kazanılmasını sağlar.

– Küçük bir parça meyan kökü çiğnenebilir. Çay şeklinde de günde 2 ya da 3 kez tüketilebilir.

Not: Meyankökü diyabet, yüksek tansiyon, adrenal hastalık ya da böbrek sorunları olan kişilere önerilmez. Karaciğer sorunları yaşayan kişilerde doktor kontolünde kullanılmalıdır.

3. Sigarayı bırakmanın doğal yolları: Acı biber

– Kırmızı acı biber de solunum sistemini temizlemeye yardımcı olur. Nikotinin solunum sisteminde yarattığı tahrişi ve hasarı onarır. Ayrıca, kendi antioksidan özelliği ile akciğerleri korur ve akciğer zarlarını stabilize eder.

– Acı biber, taze biber, kara biber tozu yemeklere eklenebileceği gibi çay şeklinde de tüketilebilir. Sigarayı bırakmak için kullanılan acı biber düzenli olarak tüketilebilir.

– Birkaç tutam acı biber bir bardak suya eklenir ve her gün içilir.

4. Sigara nasıl bırakılır: St john’s wort bitkisi

– Bu şifalı bitki günümüzde ülkemizde de yaygın olarak kullanılmaktadır. İçerdiği bileşenler ile sigarayı bırakmaya yardımcı olur.

– Bu bitki sinirleri olumlu etkiler ve stres düzeyinin azalmasına yardımcı olur. Yatıştırıcı özellikleri de vardır.

– Nikotin yoksunluğu belirtileri gösteren insanlarda depresyon, sinirlilik ve anksiyete gibi belirtiler gözlemlenir. Bu bitki ruhsal anlamda da olumlu sonuçlar vermektedir.

– St John’s wort, sıvı ve kapsül şeklinde satılmaktadır. Doktora danışarak kullanılması önerilir.

Not: Bu bitki ile reçeteli ve reçetesiz ilaçlar kullanılmamalıdır. Bazı ilaçlar ile etkileşime girebilir. Bu nedenle bu bitki kullanılmadan önce mutlaka doktora danışılmalıdır. Hamile ve emziren kadınlar ile çocuklarda kullanılması önerilmez.

5. Sigara bırakma yöntemi: Yeşil yulaf

– Yeşil yulaf olarak da bilinen yabani yulaf, sigarayı bırakmaya yardımcı olan bitkisel çözümler arasındadır.

– 1971’de yapılan bir çalışmada yeşil yulaf tüketiminin nikotin yoksunluğu belirtilerini azalttığı ortaya çıkmıştır. Ayrıca nikotinin vücuttan temizlenmesine de yardımcı olur.

– Ayrıca yeşil yulaf sinir sistemi üzerinde yatıştırıcı etkiye sahiptir. Tonik etkisi vardır ve ruh sağlığını olumlu etkiler.

– Yeşil yulaf kapsül şeklinde de alınabilir. Dozaj hakkında mutlaka doktora danışılmalıdır.

6. Sigarayı bıraktıran ot ve bitkiler: Ginseng

– Ginseng de günümüzde ülkemizde sık kullanılan bitkiler arasındadır. Bu bitkinin birçok faydası vardır. Sigarayı bırakmak için de kullanılmaktadır. Nikotin isteğini hafifletmeye yardımcı olur.

– Böbreküstü bezleri için bir tonik olarak çalışır. Aynı zamanda kanda kortizol seviyelerini dengede tutmaya yardımcı olur.

– Ginseng vücudun fiziksel ve duygusal stresle başa çıkmasına da destek verir. Vücutta oluşan yoksunluk belirtilerini dengeler.

– Duygu durum bozukluklarını ve anksiyete belirtilerini azaltır. Konsantrasyonu artırır ve zihinsel stresin kontrol altına alınmasını sağlar.

– Ginseng tozu bir çay kaşığı kadar kahvaltılık gevreğe ya da süte eklenerek tüketilebilir. Sigara isteğini azaltmaya yardımcı olur.

– Ginseng gün içerisinde bir miktar çiğnenebilir.

Not: Eğer kalp sorunları, diyabet, otoimmün hastalıklar ya da şizofreni ve hormon duyarlılığı varsa ginseng kullanılmamalıdır.

7. Kediotu

– Valerian da denilen kedi otu yatıştırıcı özellikleri ile anti-anksiyete etki gösterir. Sigarayı bırakma evresinde yaşanan stres ve olumsuz ruh halini hafifletir.

– Beyindeki GABA reseptörlerini etkileyen kedi otu etkili bir yatıştırıcı olarak bilinmektedir. Ayrıca vücut üzerinde sakinleştirici bir etki yaratır.

– Aynı zamanda yoksunluk belirtileri ile başa çıkmaya yardımcı olur. Özellikle sinirlilik, huzursuzluk, anksiyete ve depresyon gibi durumların kolay atlatılmasını sağlar.

– Bu bitki, kapsül ve tentür formlarda kullanılabilir. Kedi otu kullanılmadan önce mutlaka bir doktora danışılmalıdır.

8. Çarkıfelek çiçeği

– Rahatlamayı teşvik eden çarkıfelek çiçeği anksiyete ve sigara bırakmaya eşlik eden sinirlilik ile mücadeleye yardımcı olur. Uykusuzluk ve huzursuzluğun da hafiflemesini sağlar. Nikotinin vücuttan atılmasına yardımcı olur.

– Çarkıfelek çiçeği çay, tentür ya da kapsül şeklinde alınabilir.

– Ancak, diğer bitkiler gibi bu bitkide bir doktora danışarak kullanılmalıdır. Özellikle hamile kadınlara ve emziren annelere önerilmez.

9. Akupunktur

– Akupunktur günümüzde sigarayı bırakmak için kullanılan etkili çözümlerden biridir. Vücuttaki bazı noktalara ince iğneler batırılarak uygulanan bu yöntem nikotin isteğinin azalmasına yardımcı olur.

– Akupunktur yoksunluk belirtileri ve sinirlilik için de olumlu etkiler gösterir. Huzursuzluğu azaltır ve temizlenme sürecinde yardımcı olur.

– Akupunktur seanslarının süresi uygulamalar ilerledikçe azaltılabilir.

– Akupunktur belgesi olan uzman kişilere yaptırılmalıdır.

10. Kulak masajı

– Kulak masajı nikotin isteği ile başa çıkmanın bir başka yoludur. Kulaklarda bazı alanlar vardır. Akupunktur yönteminde de bu alanlara müdahale edilmektedir.

– Kulak masajında ise bu alanlara hafifçe baskı uygulamak nikotin ihtiyacının azalmasına yardımcı olacaktır.

– Her gün kulak deliği kapatan çıkıntı üzerine hafifçe masaj yapılmalıdır. Düzenli yapıldığında olumlu sonuçlar alınacaktır.

Bu doğal ilaçlar sigarayı bırakmaya yardımcı olur. Ancak sigarayı bırakmak için güçlü bir iradeye sahip olmak gerektiği ve kararlılık gösterilmesi gerektiği unutulmamalıdır.

Sigarayı bırakırken beslenme düzenine dikkat edilmeli ve hafif egzersizler yapılmalıdır. Bu şekilde vücut kendini temizleme işlemini daha hızlı yapacaktır. Eğer bu yöntemler ile sigara bırakılamıyorsa bir sağlık kuruluşundan sigarayı bırakmak için yardım alınabilir.