Mide Ekşimesi Nasıl Geçer: Mide Ekşimesine Doğal Çözümler

mide ekşimesine doğal çözümler

mide ekşimesine doğal çözümler

Mide ekşimesi nedenleri:

Mide ekşimesi çeşitli sindirim sorunları nedeni ile oluşabilir. Eğer mide ekşimesi uzun zamandır ya da sık sık yaşanıyorsa mutlaka bir doktora gidilmelidir. Mide ekşimesi için doğal çözümler de kullanılabilir.

Mide ekşimesine ne iyi gelir: Mide ekşimesine bitkisel tedavi:

1 – Mide ekşimesi için ne yapılmalı: Elma sirkesi:

Elma sirkesi mide sorunları için çok eski yıllardan beri birçok evde tedavi amaçlı kullanılan en iyi çözüm yolu olmuştur. Mide hazımsızlıklarına; var olan her türlü asidin basınç yolu ile geri gelmesi neden olabilir. Midede aşırı asit üretimi ağrı ve kramplara neden olabilir. Mide asit düzeylerinin dengesizleşmesi bağırsaklarda yanlış protein sindiriminin yol açtığı bir durumdur. Bu ortaya çok fazla toksin çıkmasına neden olur. Midenin sorunsuz çalışması için mide asidinin dengelenmesi gerekmektedir. Bunun için asidik özelliğe sahip olan elma sirkesinin kullanılması midenin rahatlamasını sağlayabilir.

Gerekli malzemeler:

– 1 yemek kaşığı elma sirkesi

– 1 bardak su

Yapılışı:

Yemek yedikten sonra hissedilen mide rahatsızlığı için 1 yemek kaşığı elma sirkesi bir bardak su ile karıştırılıp içilmelidir. Birkaç dakika içinde midede rahatlama hissi oluşur. Ancak elma sirkesi mide ülserine zarar verebileceği için eğer böyle bir durum varsa kullanılması önerilmemektedir.

2 – Mide ekşimesini ne giderir: Karbonat:

Mide asidinin fazla olması nedeni ile meydana gelen mide ekşimelerinde kullanılan ev ilaçlarının içinde karbonat en popüleridir. Bu rahatsızlıktan kurtulmak için sindirim yolu asitlerinin nötralize olması gerekmektedir. Karbonat doğal antiasit özelliği sayesinde midede hidroklorik asitlerin nötralize olmasına yardımcı olur. Karbonat sindirimi kolaylaştırmak için tüm yağları ayrıştırarak Ph dengesini sağlar ve asidik fazlalığı engeller. Karbonat,  midede sıkışan gaz ve şişkinlik ile başa çıkabilmek için geğirmeye teşvik eden çok iyi bir çözüm yoludur.

Bu uygulama midenin hızlı bir şekilde rahatlamasını sağlar.

Gerekli malzemeler:

– ½ çay kaşığı karbonat

– 1 çay kaşığı sirke

– ¾ bardak su

Yapılışı:

Suyun içine karbonat ve sirke eklenir. Karışımda hemen kabarcık oluştuğu görülür. Bu karışımı tüketmek geğirmeyi kolaylaştırır ve bu şekilde rahatlama sağlar.

Bu çözüm yolunun ikinci şeklide karbonatın limon suyu ile birlikte kullanılmasıdır.

Gerekli malzemeler:

– 2 ya da 3 yemek kaşığı taze sıkılmış limon suyu

– 1/2 çay kaşığı karbonat

– 1 tatlı kaşığı şeker ya da bal

– 3/4 bardak su

Yapılışı:

Bir bardağın içine su, bal veya şeker ile limon suyu eklenir. İyice karıştırılır. Ardından içerisine karbonat eklenir. Karışımın köpürmeye başladığı görülür. Bu içeceğin tüketilmesi mide ekşimesi için en etkili çözümlerden biridir.

Bir başka çözüm yolu da karbonat ile nane çayı kullanmaktır.

Gerekli malzemeler:

– 1/2 çay kaşığı karbonat

– 1 çay kaşığı limon suyu

– 1 tatlı kaşığı nane yaprağı

– 1/2 bardak su

Yapılışı:

Nane yaprakları ezilir ve suyu sıkılır. Ardından bu su limon suyu ile karıştırılır. Bu karışıma karbonat da eklenir ve içilir.

3 – Mide ekşimesine iyi gelen bitkiler: Zencefil:

Zencefil mide ekşimesi için kullanılan etkili çözümlerden biridir. İçerisinde anti-enflamatuar özellikleri olan mükemmel bileşikler bulunur. Anti-enflamatuar özelliği ile bazı ilaçların biyokimyasal yollardan yaptığı gibi iltihabı yavaşlatarak mide ekşimesinin azalmasını sağlamaktadır. Zencefil bulantı, kusma, bağırsaklardan kaynaklanan mide krampları ve benzer belirtilerin görüldüğü birçok mide rahatsızlıklarının tedavisinde oldukça etkilidir. Zencefil tedavisinin ilk yolu limon suyu ile birlikte yapılan uygulamadır.

Gerekli malzemeler:

– Biraz zencefil

– 1 çay kaşığı limon suyu

– Bir tutam siyah tuz (ya da sofra tuzu)

– 1/2 fincan su

Yapılışı:

Zencefili ezerek 2 tatlı kaşığı zencefil suyu elde edilmesi gerekir. Bu zencefil suyu; limon suyu, tuz ve su ile iyice karıştırılır.

İkinci uygulama ise şu şekildedir;

Gerekli malzemeler:

– Bir parça zencefil

– Bir tutam tuz

Yapılışı:

Zencefili parçalar halinde dilimlenir ve bu parçaların üzerine tuz serpilir. Zencefili bu halde çiğnemek gerekir. Bu işlem mide ekşimesinin kısa sürede hafiflemesine yardımcı olur.

Zencefil tedavisinde üçüncü ve kolay bir yol daha vardır.

Gerekli malzemeler:

– 1/2 çay kaşığı zencefil tozu ya da bir parça zencefil

– 2 su bardağı sıcak su

– 1 tatlı kaşığı bal (isteğe bağlı)

Yapılışı:

Bu tarifte zencefil tozu kullanmak daha iyi olacaktır. Zencefil tozu sıcak suyun içine eklenir. Birkaç dakika beklendikten sonra bal ile tatlandırılarak sıcak bir şekilde içilmesi önerilmektedir. Fakat taze zencefil kullanılacaksa kıyılmış zencefil parçaları 2 su bardağı suda 5 ya da 10 dakika kadar kaynatılmalıdır. Ateşin altı kapatıldıktan sonra 1 2 dakika dinlendirilir. Ardından içerisine bal eklenerek ılık halde tüketilir.

4 – Mide ekşimesine ne içilir: Rezene:

Rezene de sindirim için çok etkili bir bitkidir. İçerisinde A vitamini, C vitamini ve çeşitli mineraller taşıyan rezene tohumu aynı zamanda sindirim sırasında mide suyunun salgılanmasını teşvik eden anethole denilen uçucu bir yağ da içerir. Ayrıca rezene gıda iltihabını azaltır, mide ve bağırsak işleyişine katkı sağlamasının dışında uygun besinlerin emilimine yardımcı olur. Çoğunlukla hazımsızlıktan kaynaklanan mide ekşimesini rezene tohumu tedavisi kontrol altında tutmaya yardımcı olur.

Mide için rezene kullanmanın yolları:

Yemeklerden sonra 1 ila 1/2 çay kaşığı rezene tohumu çiğnenebilir. Bu işlem sindirimin kolaylaşmasına yardımcı olur. Rezene tedavisinde bir başka yol da rezene çayıdır.

Gerekli malzemeler:

– 2 çay kaşığı rezene tohumu ya da tozu

– Bir fincan sıcak su

Yapılışı:

Rezene tohumu ya da tozu bir fincan sıcak su ile karıştırılır. Yaklaşık 5 ya da 10 dakika bekletip tüketilir. Rezene içinde bulunan hafif tat sayesinde başka bir tatlandırıcı kullanmadan lezzetli bir içecektir. Ayrıca her gün salataya katarak ya da sade olarak tüketilen 10 damla kadar rezene yağı mide ekşimelerinde çok etkili bir çözüm yoludur.

5 – Mide yanması için evde ne yapılabilir: Nane:

Nane mide ekşimesi gibi rahatsızlıklarda çok sık kullanılan bir bitkidir. Nane içinde mentol denilen aromatik yağ bulundurur. Bu özelliği sayesinde midenin sindirim fonksiyonlarını iyileştirir. Mentol aynı zamanda anti spazmik özelliği nedeni ile sindirim sistemi kaslarını yatıştırır. Nanenin bu yatıştırıcı etkisi, kalsiyum iyonlarının artışını da engeller. Çünkü kalsiyum iyonları arttıkça mide krampları meydana gelir. Nane, kasların gevşemesini sağlayarak hazımsızlık yüzünden biriken ekşimenin gaz yolu ile dışarı atılmasında oldukça etkili bir yoldur. Nane tedavisinde mide için nane çayı kullanmak etkili olacaktır.

Gerekli malzemeler:

– 1 tatlı kaşığı kuru nane ya da taze nane yaprakları

– 1 fincan sıcak su

Yapılışı:

Bir fincanın içine nane yaprakları konulur. Ardından üzerine sıcak su eklenerek kapağı kapatılır. Bu şekilde 8 ya da 10 dakika bekletilir. Ilındıktan sonra tüketilir. Nane çayı her gün 2 ya da 3 bardak tüketildiği takdirde midede oluşan sindirim bozukluklarını engellemeye yardımcı olur.

Mide ekşimesini hafifletmek için bu bitkisel çözümler kolaylıkla hazırlanabilir. Ancak belirtiler şiddetli ise mutlaka bir doktora gidilmelidir.

Selülite Neler İyi Gelir: Selülit İçin Doğal Kürler

selülit için doğal kürler

selülit için doğal kürler

Selülit neden olur?

Selülit günümüz kadınlarının en büyük düşmanlarından bir tanesidir. Kalça bölgesindeki deri üzerinde portakal kabuğu benzeri çatlaklara selülit denir. Kadınların baş düşmanı olan bu sorun ciltteki çatlamalar nedeniyle oluşur. Çatlamaların da birçok nedeni vardır. Cildin gergin kalması ile çözülebilecek olan sorun, birçok tedavi yöntemi içermektedir.

Selülit nasıl olur?

Selülit cildin üst katmanları ile bağ doku arasında yollar halinde biriken yağların oluşturduğu pürüzlü cilt bölgesidir. Genellikle kalça bölgesinde görülen selülit en çok da kadınlarda görülmektedir. Bunun nedeni kadınların vücut hatlarının daha belirgin olmasıdır. Bu belirginlik kalça ve basenlerde fiziksel farklılıklardan gelir. Fiziksel farklılıklar bağ doku ile cilt arasında belli oranda boşluk kalmasını sağlar ve bu da bölgede yol şeklinde yap birikmesini olası kılar. Biriktiğinde cilt görünümü engebeli bir hal alır. Birbirine yakın şekilde oluşan çukur ve tümsekler cilt üzerinde portakal kabuğuna benzer bir yapı oluşturur. Bu yapıya selülit denir.

Selülit için kullanılan tıbbi terimler şu şekilde sıralanabilir:

– Adipoz ödematoz

– Dermopannikuloz deformans

– Protrusus cutis

– Kinoid lipodistrofi

Tıbbı olarak selülitin 3 evresi vardır. Bu evreler şu şekilde sıralanabilir:

1 – Gelişmemiş: Bu evrede cilt üzerinde görünen bir değişiklik olmaz ancak hücrelerde değişme ve yağ üretimi başlar.

2 – Orta sınıf: Tipik olarak selülit görünümü az da oluşur ancak ciltte sarkma görülmez ve esnekliğini kaybetmez.

3 – Gelişmiş: Cilt portakal kabuğuna benzer ciddi pürüzlere sahip olur. Esneklik kaybolur ve deride sarkmalar gözlemlenebilir.

Selülitin nedenleri şu şekilde sıralanabilir:

– Sağlıksız beslenme

– Sedanter yaşam

– Hormon düzeylerinde düzensizlik

– Dehidrasyon

– İnce deri yapısına sahip olma

– Genetik selülit

Selülitten kurtulmak için uygulanabilecek yöntemler şu şekilde sıralanabilir:

– Selülit tedavisi: Liposuction:

Birçok kişi selülit sorunlarının çözümü için liposuction yöntemine başvurmaktadır. Liposuction işlemi cildin bağ doku ile arasında bulunan bölgedeki birikmiş yağların basınçlı hava ile çekilme yoludur. Bu işlem selülitin olduğu bölgelerde de uygulanabilir. Bu şekilde selülite neden olan yağlar basit bir işlem ile yok edilebilir. Günümüz teknolojisinde liposuction işlemi hem kısa sürmekte hem de ciltte hiçbir iz kalmamaktadır.

– Selülit lazer tedavisi:

Selülit kurtulmak için son zamanlarda sık sık kullanılan bir diğer yöntem lazer tedavisidir. Bu tedavi kişinin deri altındaki yağlarının ultraviyole ışınlar ile parçalanarak yok edilmesine yardımcı olur. Lazer tedavisine başlandıktan birkaç seans sonra yavaş yavaş görüntü olarak selülit azalır. Sonrasında hızlanarak azalan selülitin belli bir seanstan sonra yok olur ancak selülit yollarının tamamı ile yok olarak nüksetmemesi için birkaç seans daha yapılabilir. Aynı zamanda dengeli bir diyet uygulanırsa ve doğru kremler sürülürse bölgede sarkma da gözlemlenmez. Çok daha sıkı ve sağlıklı bir cilde sahip olunur.

– Selüliti ne yok eder: Elektrik stimülasyon:

Kullanılan birkaç farklı yöntemden biri de elektrik stimülasyon yöntemidir. Bu yöntem selülit tedavisi için kullanılabilir. Diğer ultraviyole ışın ve direk basınçlı hava yöntemlerinin yanı sıra bu tedavide minimize edilmiş elektrik akımları kullanılır. Selülitin olduğu bölgede bu tedavi uygulandığında deri altına kişinin hissedemeyeceği ancak yağlar üzerinde çok etkili olacak kadar elektrik akımları saniyede 90 100 kez gönderilir. Bu da yağların gittikçe erimesini sağlar. Ortalama 6 ya da 8 seans içerisinde selülitten kurtulmak mümkündür.

– Selüliti yok etmek için ısı tedavisi:

Velashape tedavisi ısı ile selülitlerden kurtulmanın bir yoludur. Velashape selülit görünümünü içten dışa azaltmak için kızılötesi ısı, vakumlama ve radyo frekansı kullanır. Velashape derinden ve rahatlatıcı bir tedavi sunar. Tedavi hızlı sonuç verir ancak beklendiği kadar büyük bir fark görülmeyebilir.

– Selülit kremleri: Finulite selülit kremleri:

Krem veya losyonlar birçok kişinin başvurduğu yaygın bir selülit tedavi yöntemidir. Bazı mağazalarda satılan çeşitli ürünler içeriğinde selüliti yok etmek için gerekli maddeleri bulundurmamaktadır. Ancak Finulite markası sülelitlerde ciddi bir fark oluşmasını sağlamaktadır. En iyi sonucu verecek krem ve losyonlar biraz maliyetli olabiliyor. Ancak sağlıklı ve hızlı bir şekilde selülitlerden kurtulmak isteniyorsa bu ürünler tercih edilmelidir.

– Selülit için masaj:

Düzenli olarak masaj yaptırmak kan dolaşımını hızlandırır ve kısa süre içinde selülitlerin ortadan kalmasını sağlar. İnsan vücudundaki bazı bölgeler gün içinde çalışmamakta ve diğer bölgelere oranla daha fazla yağ depolamaktadır. Masaj ile bu bölgelerin çalıştırılması ve kan dolaşımının hızlandırılması sağlanır. Kan akışının sağlandığı bölgelerde tıkanıklıklar ortadan kaldırılır ve selülit görünümü temizlenir. Buna alternatif olarak kaplıcalara ve bu tarz doğal suyun bulunduğu yerlere gidilebilir. Sağlıklı ve sıcak sular da kan akışını hızlandırır ve masaj etkisi yaratır.

– Selüliti yok etmenin doğal yolları: Cildi fırçalamak:

Düzenli olarak cildin fırçalanması hem selülit görünümünü ortadan kaldırır hem de cilt lekelerinin temizlenmesini sağlar. Cilde uygun özel fırçalar kullanılmalıdır. Yoğun ve sert kılları olan fırçalar cilde daha fazla hasar verebilir. Bu nedenle hafif ve yumuşak fırçalar masaj yapılarak kullanılmalıdır. Cilt fırçalanması kan dolaşımını hızlandırarak masaj etkisi yaratmaktadır.

– Selülit egzersizi ve selülit giderici yiyecekler ile diyet:

Yaşam tarzının düzensizliği selülit oluşumunun bir başka nedenidir. Selülitlerden kurtulmak için öncelikle yaşam tarzı değiştirilmelidir. Genellikle kalça bölgesindeki yağ dokusu oluşumu vücudun hareketsizliğinden ve egzersiz eksikliğinden meydana gelmektedir. Düzenli egzersizler ile selülitlerden kısa sürede kurtulmak mümkündür. Yağlı gıdaların kesilerek uygulanan sağlıklı diyetler de egzersizleri tamamlayan bir güçtür. Kepekli tahıllar, yağsız protein, meyve ve sebze gibi besinler ile sağlıklı bir diyet uygulanmalıdır. Yorucu ve ağır egzersizler yapılmasına gerek yoktur. Sadece günlük yürüyüşler de selülitten kurtulmaya yardımcı olacaktır. Bunun yanında evde uygulanabilecek karın, kalça ve basen hareketleri ile vücudun sıkılaşması sağlanabilir. Egzersizlerin yanında diyetin doğru bir şekilde takip edilmesi de selülit tedavisinde oldukça önemlidir.

Selüliti önlemek için neler yapmalı?

Selülit çoğu kadının en çok dert ettiği sorunlardan biridir. Bazı kişilerde selülit oluşumu daha hızlı ve kolay olurken, bazı kişilerde daha zor oluşmaktadır. Bunun nedenleri arasında genetik faktörler ve vücudun yağ ve kas oranlarının farklılıkları vardır. Yağ oranı yüksek olan ve günlük hayatında hareketten uzak duranlar için selülit oluşma olasılığı oldukça yüksektir. Selüliti önlemenin en iyi yolu düzenli bir hayat, egzersizler ve sağlıklı diyet uygulamaktır.

Vücutta kas oranı yüksekse selülit oluşma olasılığı düşüktür. Erkeklerde selülitin oldukça nadir görülmesinin nedeni de kas oranların yüksek olmasıdır. Yağ oranı düşük olan kişiler egzersiz ve diyeti hayatlarının bir parçası haline getirmelidir.

Egzersiz ve diyetin yanında doğru cilt bakım ürünlerinin kullanımı da önemlidir. Cildin nemli tutulması çatlak ve lekelerin oluşmasına da engel olmaktadır. Ölü derinin atılması ve masaj ile tazelenmesi, selülit riskini ortadan kaldıracaktır.

Reflü Nasıl Geçer: Reflüye Bitkisel Tedavi

reflüye bitkisel tedavi

reflüye bitkisel tedavi

Reflü neden olur?

Çoğu yetişkinde mide yanması sorunu bulunmaktadır. Midede başlayan ekşilik hissi boğazdan devam ederek ağıza kadar gelir ve rahatsızlık verir. Bu problemi çoğu kişi yaşamakta ve mide problemlerinin neden olduğu bulantı ve kusmadan rahatsızlık duymaktadır. Mide ekşimelerinin önlenmesi ve tedavi edilmesi doğal tedaviler ile basit bir şekilde çözülmektedir. Bu yazı mide ekşimelerinin nedenleri ve tedavileri hakkında bilgiler vermektedir.

Reflü nasıl oluşur?

Mide ekşimesi olarak bilinen ve midedeki asidin yemek borusuna çıkmasına neden olan bir hastalıktır. Pek çok insan yemeklerden sonra mide yanmaları ve ağrıları hissetmektedir. Bu durum mide asidi ile ilgilidir ve bazı durumlarda ağza çıkarak rahatsız etmektedir. Bazı kişilerde arada yedikleri yemeklere bağlı olarak görülse de bazı kişilerde sık sık yaşanmakta ve ağrılara neden olmaktadır. Toplumun oldukça sık oranda (% 15-20) görülen bir rahatsızlıktır. Kadınlarda daha sık görülmektedir ancak erkeklerde boğaza daha çok hasar veren bir hastalıktır.

Reflü nasıl oluşur?

Stres, psikolojik sıkıntılar, aşırı nikotin veya alkol tüketimi, yanlış ve düzensiz beslenme gibi etkenler midenin dengesinin bozulmasına neden olabilmektedir. Mide yanmaları, mide ekşimesi, mideye baskı, mide ağrıları gibi birçok problem ortaya çıkmaktadır. Mide reflüsü olarak da bilinen Gastro Özafagial Reflü hastalığı midedekilerin yemek borusuna geri kaçmasıdır. Göğüs ağrıları ve yutkunma zorluğu gibi belirtileri bulunmaktadır. Reflü olan kişilerde yemek yedikten 30 – 60 dakika sonra başlayan ve uzanma ile artış gösteren rahatsızlıktır. İlerleyen reflü, yutkunma zorluğu ve ağrı, kusmayla kan gelmesi, dışkının siyah gelmesi ve anemi gibi hastalıkların ortaya çıkmasını tetikler.

Reflü belirtileri nelerdir?

En sık belirtisi göğüste yanma hissidir. Bazı insanlar bu yanmayı midesinde, boyunda ve hatta sırtta ve kolda dahi hissedebilmektedir. Reflü ağrısı göğüs ve sırta vurduğu zaman kalp ağrısından ayırt edilemez. Bu nedenle göğüs ve sırtta ağrı hissedildiği zaman doktora başvurulmalıdır. Ağrının yanında ağıza ekşi su gelmesi bir diğer sık rastlanan belirtidir. Boğazda ve ağızda kötü bir tat ve koku bırakır, genellikle yemek sonrasında oluşur. Belirtiler yatarken ve uyurken artış gösterir. Karında şişkinlik, hıçkırık, kronik öksürük, ağız kokusu, ses kısıklığı ve astım nöbetleri diğer belirtileridir. Mide ekşimesi için piyasada birçok ürün ve ilaç bulunmaktadır. Ancak reflü ilerlemediği sürece yan etkisi olabilecek ilaçların kullanımından kaçınılmalıdır. Günlük hayatın ve alışkanlıkların değiştirilmesi mide ekşimesinin engellenmesine yardımcı olur. Oluşmuş bir mide ekşimesi ise evde kolaylıkla bulunabilecek doğal ilaçlar ile tedavi edilebilir.

Reflüye ne iyi gelir: Reflüye doğal tedavi

Öncelikle reflüyü önlemek için reflünün nedenleri saptanmalı ve hayat tarzı değiştirilmelidir. Örneğin stres kaynaklı mide yanmaları yaşanıyorsa stresten uzak durulmalı, baharatlı yiyeceklerden kaynaklı yanmalar oluyorsa baharatlı yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Aynı şekilde beslenme saatleri de önemlidir ve geç saatlerde yenilen yemekler reflü riskini artırır. Mide yanması ve ekşilik hissinden kurtulmak için doğal tedaviler yardımcı olacaktır. Bu tedaviler ise şu şekildedir:

1 – Reflüde karbonat kullanımı:

Yemeklerden sonra içilen bir çay kaşığı karbonat midenin asit üretmesini ve yemek borusuna çıkmasını engeller. Alkali seviyesinin yüksek olduğu karbonat ve sodalar mide ekşimesi tedavisinde etkili birer doğal ilaç görevi görmektedirler. Bu ilaçlar mide asidini nötralize ederek yemek borusundan çıkmasını engeller.

Mide asidinin tamamen nötralize edilebilmesi için 1 tatlı kaşığı karbonatın suda erimesi beklenir ve üzerine limon eklenir. Daha hızlı etki etmesi ve güzel bir tat bırakması için bal da eklenebilir. Mide bulantısına neden olmaması için fazla atılmamasına dikkat edilmelidir.

2 – Reflüye iyi gelen bitkiler: Aloe vera:

Aloe vera, genellikle yanıkları yatıştırmak için kullanılan bir bitkidir. Bu ilaç için hiçbir bilimsel destek olmasa da kullanımı ile iltihabı indirgeyerek mide ekşimesinin engellenmesine yardımcı olur. Midedeki tahriş ve iltihap aloe vera ile hafifletilebilir. Bir bardak soğuk suya 2 3 damla aloe vera ekleyerek tüketmek yeterli olacaktır.

Alternatif olarak serin ya da oda sıcaklığındaki aloe vera suyunun yemeklerden önce yarım fincan içilmesi yeterli olacaktır. Ancak mide bulantısı ya da yanmanın şiddeti artarsa acilen doktora başvurulması gerekir.

3 – Reflüye sakız iyi gelirmi?

Sakız, ağız içerisinde tükürük salgısından sorumlu hücrelerin üretimini arttırır. Bu kasların ve ağız içindeki dokuların hareket ederek canlanmasından dolayı gelişir. Sonuç olarak, ağız içerisinde tükürük üretimi artar ve üretilen tükürükler mide içerisindeki tahrişlere karşı tedavi edici özellik göstererek mide yanmasının engellenmesini sağlar. Ancak şekersiz sakız çiğnenmesi de önemlidir.  Şeker tükürük üretimini aksatabilir. Bu yüzden şekersiz sakızların, her sakız en fazla 1 saat çiğnenmesi koşulu ile kullanılması gerekir.

4 – Reflüye iyi gelen yiyecekler: Muz, elma ve papaya:

Muz, doğal anti-asit bileşenler açısından zengin bir besindir. Reflüye karşı tampon işlevi görür. Basit ev tedavisi olarak her gün 1 adet olgunlaşmış muz yemek yeterli olacaktır. Potasyum açısından da zengin bir kaynaktır ve bu özelliği ile midedeki asit üretimini denetler. Bu şekilde fazla ya da az mide asidi üretimi engellenmiş olur. Aynı zamanda içerisindeki bileşenler ile mide astarının fazla asit üretiminden etkilenmesini engeller. Bunu mide astarı üzerine yapışarak sağlar. İçerisinde yüksek oranda çözünebilir lif olması sindirim sistemine de yardımcı olmasını sağlar. Bu etkilerden faydalanmak için aynı bileşenlere sahip olan elma ya da papaya da tüketilebilir.

Alternatif olarak en etkili sonuçlara ulaşmak için muz, elma ve papayanın birlikte mikserden geçirilmesi ile elde edilecek meyve kürünün tüketilmesi etkili olacaktır. Birçok mineral ve vitamin eksikliği giderilirken aynı zamanda mide yanmasından kesin olarak kurtulmayı sağlar.

5 – Reflü için zencefil kökü:

Zencefil kökü birçok mide sorununun çözümü için kullanılabilen bir bitkidir. İçerisindeki bileşenler ile mideyi yatıştırmak mümkündür. 1 ya da 2 dilim zencefil kökü 1 su bardağı kaynar suyun içerisinde atılır ve 10 dakika kadar demlenmesi beklenir. Ardından süzülür ve zencefil kökü çayı elde edilir. Bu çayın yudumlanarak yavaşça içilmesi mide yanmasının engellenmesi için yeterli olur. Aktarların çoğunda bulunabilecek olan zencefil kökünün 1 dilimi mide asidinin nötralize edilmesine ve mide yanmasının engellenmesine yardımcı olur. Bu besin birçok şekilde tüketilebilir. Çayı içilebileceği gibi doğrudan tüketilebilir. Yemeklerin içerisinde rendelenerek eklenebilir. Hint mutfağında bu şekilde sıkça kullanılır. Bunun yanı sıra yine rendelenerek yoğurt ve meyve salataları ile karıştırılabilir. Ancak dikkat edilmesi gereken zencefil kökünün kullanılmadan önce yıkanması gerektiğidir. Çok bastırmadan bol su ile yıkanır ve kiri atıldıktan sonra dilimlenerek ya da rendelenerek kullanılabilir. Alternatif olarak zencefil kökü ezilerek suyu elde edilir ve biraz limon suyu ile karıştırılarak mide yanmasına karşı etkili bir kür oluşturulur. Bu karışımın yemeklerden yaklaşık olarak yarım saat sonra içilmesi gerekir. Ya da bir dilim zencefil biraz suya batırılarak sonrasında tamamen kuruyana kadar emilebilir. Bu tedavi ile mide yanmasına anlık çözümler bulunabilir.

6 – Reflü için ne yapmalı: Badem:

Mide ekşimesi için kullanılabilecek doğal bir çözümlerden bir tanesi bademdir. Her yemekten sonra ya da yarım saat önce biraz badem yemek mide yanmasının engellenmesi için yeterli olacaktır. Mümkünse organik badem tüketilmelidir.

İyi Kolesterol Nasıl Yükselir: İyi Kolesterolü Yükselten Yiyecekler

iyi kolesterolü yükselten yiyecekler

iyi kolesterolü yükselten yiyecekler

İyi kolesterol nasıl artırılır?

Çoğu insan kolesterol kelimesini duyduğunda aklına kötü şeyler getirir. Genel olarak kolesterol bir sorun olarak algılanır. Tabii ki kolesterolün sorun olması ihtimali vardır. Ancak iki tipte kolesterol bulunur. Bunlardan biri high density lipoprotein (HDL: Yüksek yoğunluklu lipoprotein) diğeri de low density lipoproteindir (LDL: Düşük yoğunluklu lipoprotein). LDL vücut için kötü olan kolesterol türüdür. Kalp ve damar sağlığına olumsuz etkiler yaparak kişinin ciddi sağlık sorunlarına yakalanmasına neden olabilir. Ancak HDL tam tersine vücuda faydalıdır. Birçok hastalıktan kurtulmak ve vücudun işleyişini düzene sokmak için miktarını arttırılmasını sağlayan bir özelliğe sahiptir. Bu yüzden çeşitli yollar ile HDL oranının arttırılması birçok sağlık sorunun tedavi edilmesi açısından oldukça önemlidir. Bu kolesterol düzeylerinin direk olarak etkiledikleri organ ve dokular vardır. HDL kolesterol türünün vücutta belirli miktardan az bulunması karaciğer üzerinde olumsuz etkiler görülmesine neden olur. Bu etkiler sonucu karaciğerin yüzdesi yüksek bölümünde işlev kaybı bile yaşanabilir. Bunun için uygulanabilecek tek çözüm karaciğerin işlevini yitiren kısmının kesilip atılması ve karaciğer kendini yenileyene kadar özel tedavilerin uygulanmasıdır. Bunun yanı sıra kişi üzerinde sağlık sorunlarının görülmesine neden olabilecek bir diğer etken LDL seviyesinin yüksekliğidir. Bu durumda da kişide kalple ilgili her türlü hastalık görülebilir. Görülebilecek olan kalp hastalıkları şu şekilde sıralanabilir:

Kolesterol hangi hastalıklara yol açar?

– Kalp krizi

– Ritim bozukluğu

– Koroner arter

– Kalp kapakçıkları sorunu

– Damar hastalıkları:

  * Anevrizma

  * Karotis

  * Ateroskleroz

Bunun yanı sıra kalp hastalıklarının yol açtığı kan akışındaki düzensizlik beyinde de bazı sorunlar oluşmasına yol açabilir. Bunların tamamen engellenmesi için HDL seviyesini arttıracak şekilde beslenmek etkili olacaktır. Bunun için tıbbi ilaçlar olsa bile uygulanmaları halinde bazı yan etkiler görülebilir ve diğer vücut dengelerinde bozulmalar yaşanabilir. Tıbbi ilaçlar yerine doğal ilaçların kullanılması çok daha etkili olacaktır.

İyi kolesterolü yükseltmek için ne yapmalı: İyi kolesterolü artıran besinler

İyi kolesterol seviyesini arttırmak için uygulanabilecek doğal tedavi yöntemleri şu şekilde sıralanabilir:

1 – Kolesterole iyi gelen yiyecekler: Somon:

Somon kalp için mükemmel bir besindir. HDL kolesterolünün seviyesini arttırmaya yarayan omega – 3 yağ asitleri içerir. Haftada en az 2 – 3 porsiyon somon yenmesi tavsiye edilir. Tüm besinlerin sindirildikten sonraki emilim süresi farklıdır. Bu yüzden besin emiliminin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi ve istenilen etkinin sağlanması için 3 porsiyonun 3’er gün aralıklar ile tüketilmesi gereklidir.

2 – İyi kolesterol nasıl yükselir: Uskumru:

HDL kolesterolü açısından zengin olan bir başka çözüm de uskumru yemektir. Bu yüzden uskumru, haftalık besin planına mutlaka eklenmesi gereken bir gıdadır. Her hafta 2 ya da 3 kez uskumru tüketmek ileriye dönük olarak kalp krizi ya da kalp ile ilgili diğer hastalıkların görülme riskini yüksek oranda azaltır. Bunu içerisindeki omega 3 yağ asitleri ile sağlamaktadır. Ayrıca kandaki yağ oranını düşürmeye de yardımcı olur.

3 – Kötü kolesterolü düşüren yiyecekler: Kırmızı şarap:

Kırmızı şarabın makul miktarlarda içilmesi ile vücuda fayda sağladığı bilinmektedir. İçerisindeki birçok bileşen ile vücuttaki HDL miktarının artmasına yardımcı olur. Bu yüzden doktorların da tavsiye ettiği gibi hafta 2 ya da 3 kadeh kırmızı şarap içilmesi yeterli olacaktır. Her 1 kadeh şarabın farklı günlerde içilmesi hem iyi kolesterol seviyesinin artması hem de kalp sağlığının korunması için daha etkili olacaktır.

4 – İyi kolesterolü yükseltmenin yolları: Ceviz:

Ceviz, yağ asitleri ile damarların temizlenmesini ve kan akışının düzenlenmesini sağlar. Ancak ceviz tüketimi aşırıya kaçmamalıdır. Aksi takdirde yüksek kalori içeren ceviz, hızlı bir şekilde kilo alınmasına neden olur. Normal derecede ve düzenli olarak ceviz tüketmek kolesterolün dengelenmesini sağlar. Aynı zamanda yiyeceklerde yağ ve baharat oranına dikkat edilmelidir.

5 – İyi kolesterolü yükseltmek için badem tüketimi:

Her gün bir avuç badem tüketilmesi, Kalp ve damar ile ilgili hastalıkların riskini ortadan kaldırır. Badem mideyi tok tutan ve kas yapısını güçlendiren bir protein deposudur. Sağlıklı bir diyetin yanında badem mutlaka badem tüketilmesi gerekir. Yüksek oranda E vitamini içeren badem birçok hastalık için önemli bir ilaçtır.

6 – İyi kolesterol nasıl arttırılır: Fındık:

Fındık, güçlü omega – 3 depoları ile kalp için tehlikeli olan yağların kırılmasını sağlar. Zengin lif içeriği ile yemeğin yerini tutabilir ve şeker hastalığı riskini düşürür. Fındıkta bulunan doymamış yağlar vücudun yağ oranı ile oynamadan kalp için gerekli enerjiyi sağlamaktadır. Sağlıklı bir hayat tarzı isteyenler için fındık tüketimi vazgeçilmez hale gelmelidir.

7 – İyi kolesterol nasıl artar: Fıstık:

Fıstığın içinde zengin L-arginin depoları bulunmaktadır. Bu esnekliği artırır, Damar sağlığını geliştirir ve kan pıhtılarının oluşumunu engeller. Bu kan akışını düzenler.

8 – Kolesterol ve kuruyemiş: Meyve suyu ve fıstık:

Taze sıkılmış meyve sularına fındık, fıstık ekleyerek etkili ve sağlıklı bir karışım hazırlanabilir. Bu karışım düzenli olarak içildiğinde vücut kolesterol düzeylerinin kontrol edilmesi sağlanır. Taze portakal suyu ile hazırlanabilir. Hızlı bir şekilde etkisini gösteren bu sağlıklı karışım günde bir kez içilebilir.

9 – Bitter çikolata kolesterol ilişkisi:

İnsanlar lezzetli ve tatlı bir şey istediklerinde ilk olarak çikolataya koşarlar. Birçok kişi kilo almamak için çikolatadan kaçmakta veya dayanamayıp gizlice çikolata yemektedir. Çikolata hakkındaki bu bilgi insanlara oldukça şaşırtıcı gelecektir. Koyu çikolata kolesterolün düşürülmesinde şaşırtıcı ve etkili bir ilaçtır. Koyu çikolatalar içerdikleri flavonoidler ve antioksidanlar ile kalp için sağlıklı birer yiyeceklerdir. Ancak her ne kadar damarların temizlenmesin de yardımı olsa da fazla tüketilmemelidir. Aksi takdirde aşırı kilo alımını neden olmaktadır.

10 – Yeşil çay veya siyah çay:

Zengin antioksidan depolarına sahip yeşil çay ve siyah çaylar kolesterol seviyesinin düşürülmesine yardımcı olur. Günde içilen 3 bardak yeşil ve siyah çay, iyi bir kalp ve damar sağlığı vermesinin yanında aynı zamanda cildin tazelenmesine de yardımcı olmaktadır. Bu içecekler genelde tansiyon düşürücü ve diyabet kontrolünün sağlanması görevi ile kullanılmaktadır. Ancak bu bitkisel çaylara aşırı şeker atılmamasına dikkat edilmelidir. Aksi takdirde içeceğin bir yararı olmayacağı gibi aynı zamanda şekerin neden olduğu zararlar görülmektedir

11 – Kahverengi pirinç:

Kahverengi pirinç kolesterolün azaltılmasına yardımcı olan bir diğer doğal ilaçtır. Kolesterol emilimini dengeler ve tansiyonun düşürülmesini sağlar. Beyaz pirinç yerine kahverengi pirinç kullanmak daha hızlı ve etkili sonuç alınmasını sağlayacaktır. Aynı zamanda stresi azaltır ve diyabeti tedavi ederek aşırı kilo alınmasını engeller.

12 – Soya:

Soya kızartılmış veya süte katılmış bir şekilde tüketilebilir. Düzenli olarak tüketilen soya, yüksek kolesterol düzeylerinin azaltılmasını sağlar. Zengin bir omega  3 deposu olan soya, aynı zamanda yağların kırılmasına yardımcı olur. Süte eklenerek tüketilen soya daha hızlı ve etkili bir tedavi sağlamaktadır. Bunun dışında yemeklerde de kullanılarak günlük diyetler ile rahatlıkla uygulanabilir.

Hırıltı Nasıl Geçer: Göğüs Hırıltısı İçin Bitkisel Tedavi

gögüs hırıltısı için bitkisel tedavi

gögüs hırıltısı için bitkisel tedavi

Boğazda hırıltı neden olur?

Nefes alıp vermede zorluk çekiliyor, nefes alırken tiz bir ses geliyor ise solunum yollarında hırıltı denilen solunum bozukluğu var demektir. Ancak bu tedavisi olmayan bir rahatsızlık değildir. Solunum yollarındaki rahatsızlıklar doğal ev ilaçları ile kolaylıkla tedavi edilebilir.

Solunum sistemi nasıl işler?

Solunum, vücudun temel sistemlerinden biridir. Oksijen hücrelerin en önemli enerji kaynağıdır. Metabolizma için gerekli oksijen ve karbondioksit nefes alıp verildiğinde akciğerler tarafından emilir. Hayatın devamlılığını sağlayan nefes alıp verme süreci solunum yollarındaki rahatsızlıklar sonucunda yaşam kalitesini düşürebilir.

Oksijen, nefes alma işlemi ile vücuda girer. Buradan alınan hava boğazın ön tarafından nefes borusuna geçer. Daha sonra akciğerlerden ses tellerine iner. Ardından akciğerlerin hava ile doldurulması ile nefes alıp verme işlemi gerçekleştirilir. Solunum yollarında oluşan hırıltı rahatsızlığı akciğerde alınan nefesin bırakılması sırasında görülür. Hırıltının olduğu zamanlarda nefes alışverişi de zorlaşır. Akciğerlere giren hava düzgün ve verimli bir şekilde verilemez. Akciğerlere giren ve çıkan hava akışını engelleyen bir tıkanma, hırıltının oluşmasına neden olur. Nefes alıp verirken ıslık sesi gibi tiz bir ses duyuluyorsa bu hırıltı olduğunun belirtisidir. Akciğerlerdeki havanın zorlanarak çıkması bu tiz sesin oluşmasına neden olmaktadır.

Hırıltı göğüsteki bronşların şişmesi ve nefes darlığı yaşanması ile meydana gelir. Hırıltı, nefes alıp verme sürecine engel olur ve günlük yaşam kalitesini düşürür.

Hırıltı nasıl olur?

Hırıltının ortaya çıkması için ilk olarak nefes darlığı problemi yaşanması gerekir. Nefes darlığı ise normal nefes alış verişi sırasında zorluk yaşandığında anlaşılmaktadır. Diğer belirtiler ise halsizlik hissi ve gıcık şeklinde öksürmelerdir. Günlük yaşamı etkileyen hırıltı oksijen eksikliğine neden olmaktadır. Rahatsızlığın bir diğer oluşum nedeni göğüs kasılmaları ve stres de olabilir. Bunlar hırıltının yanında göğüs ağrılarına da neden olabilir. Genel olarak hırıltı, kişide tedirginlik ve huzursuzluk hissi yaratmaktadır. Öncelikle göğüs hırıltısının nedeni saptanmalı ve ona uygun rahatlatıcı tedaviler yapılmalıdır. Stresten kaynaklı göğüs kasılmaları görülüyorsa rahatlatıcı masaj yardımcı olabilir. Astım ve alerjiden kaynaklı nefes daralmaları görülürse doktora başvurulmalı ve uygun tedavi yapılmalıdır.

Hırıltının nedenleri:

Çeşitli tıbbi koşullar hırıltının nedeni olabilir. Hırıltının en yaygın ve bilinen nedeni ise astım hastalığıdır. Solunum sisteminde havanın normalin dışında bir seyir izlemesi durumudur. Genel olarak havanın zorla çıkması nedeniyle tiz bir ses çıkarmasıdır. Toz, polen, ev tozu ve hayvanlara karşı oluşan alerjik astım krizleri hırıltıların ortaya çıkmasına neden olabilir. Solunum yollarında iltihap olduğu gözlemleniyorsa acil tıbbi müdahale yapılmalıdır. Astım hastalıkları için burun spreyleri solunum yollarındaki iltihabı azaltmak ne nefes darlığını rahatlatmak için yeterli olabilmektedir.

Bronşit hastalığı, sigara, viral enfeksiyonlar gibi nedenler ile de hırıltı rahatsızlığı ortaya çıkmaktadır. Astım ve alerji hastalığı olan kişilerde hırıltı görülme olasılığı daha yüksektir. Bu kişilerde bronşların şişmesi sonucu nefes darlığı görülmektedir.

Hırıltıya ne iyi gelir: Hırıltıya bitkisel çözüm

Hafif belirtiler ile görülen hırıltı evde tedavi edilebilir. Bu tedaviler rahatsızlık kötüleşmediği sürece devam edebilir. Göğüs hırıltılarının doğal ev tedavileri ise şu şekildedir;

1 – Hırıltıya iyi gelen şifalı bitkiler: Sarımsak:

Sarımsak, nefes alırken çekilen zorlukların tedavisi ve göğüs hırıltılarının yok edilmesi için kullanılabilen bitkisel ürünlerde biridir. İçerisindeki son derece güçlü antioksidan ve anti-enflamatuar özellikleri ile bu etkiyi gösterir. Antibiyotik etkisi gösteren sarımsak viral enfeksiyonları tedavi eder, iltihabı azaltır ve akciğerleri temizleyerek kan birikmesini önler. Günlük olarak 1 diş sarımsak tüketilmesi bu etkilerin sağlanması için yeterli olur.

– Birkaç diş sarımsak yarım bardak sütün içerisine eklenerek kaynatılır. Süt süzülür ve elde edilen sarımsak özlü süt içilir. Her gün 1 bardak içmek yeterli olur.

– 3 – 4 diş sarımsak bir bardak kaynar suyun içerisine eklenir ve beş dakika kadar demlenmesi beklenir. Ardından süzülür ve sarımsak çayı elde edilir. Oda sıcaklığına gelene kadar beklenir ve hızlıca içilir. Eğer kokusu rahatsız ediyorsa sarımsak kapsülleri de kullanılabilir. Ancak taze sarımsak ile hazırlanan sarımsak çayı kadar etkili olmayabilir.

– Alternatif olarak domates çorbası yapılırken içerisine 1 diş sarımsak ve 3 karanfil eklenmelidir. Hazırlanan bu çorbadan günde 2 tabak içmek oldukça etkili sonuçlara ulaşmayı sağlar.

2 – Hırıltı için şifalı bitkiler: Zencefil

Zencefil, astım dahil olmak üzere birçok hastalığın tedavisi için popüler olarak kullanılan doğal ilaçlardandır. Bu besinin içerisindeki bileşenler solunum yolu inflamasyonunu azaltır ve solunum yolundaki kasların daralmasını inhibe eder. Bazı astım ilaçlarının ve kas gevşeticilerinin etkisini arttırıcı özelliği vardır.

– Eşit miktarda zencefil ile nar suyu ve 1 çay kaşığı bal bir kabın içerisinde güzelce karıştırılır. Bu karışımdan her gün 2 ya da 3 kez 1 çorba kaşığı içmek gerekir.

– 1,5 su bardağı suyun içine 1 tatlı kaşığı ezilmiş zencefil karıştırılır ve yatmadan önce bu karışımdan bir çorba kaşığı içilir.

– Bir zencefil, bir santim kalınlığında küçük parçalar halinde dilimlenir. Bu dilimler 1 bardak suda kaynatın ve 5 dakika boyunca demlenmesi beklenir. Süzülerek elde edilen zencefil özlü su ılındıktan sonra içilir.

– Akciğerlerde detoksifikasyon sağlayan ve nefes almayı kolaylaştıran alternatif bir yöntem daha vardır. 1 çorba kaşığı çemen tohumu 1 bardak suyun içerisine eklenerek kaynatılır ve tatlandırmak için içerisine 1 çay kaşığı bal eklenir. Bu karışımın bir sabah bir akşam olmak üzere günde 2 kez içilmesi gerekir.

– Daha basit bir yöntem olarak, tuz ile ham zencefil karıştırılarak çiğnenebilir.

3 – Hırıltıyı ne geçirir: Okaliptüs yağı:

Saf okaliptüs yağı dekonjestan içeriğinde bulunan bir maddedir. Bu yağın burun içerisindeki tıkanmalara yol açan mukozal yapıları çözme ve burun astarının daralmasını engelleme özellikleri vardır. Bu özellikleri ile göğüs hırıltısının engellenmesine de yardımcı olur. Araştırma, eucalyptol varlığı mukus kırmaya yardımcı olur ve rahatlama sağlar gösterir.

– Okaliptüs yağının 2 3 damlası göğüs bölgesine damlatılır ve bu yağ ile göğse masaj yapılır. Masaj ile yağ cilde emdirildikten sonra bölge temiz ve kalın bir havlu ile iyice sarılır. Bölge 1 saat boyunca bu şekilde kapalı tutulur. Yağın içerisindeki bileşenlerin anti-enflamatuar özellikler bronşiyal tüplerdeki iltihabın etkili bir şekilde azalmasını sağlar.

– 1 2 damlası göğse sürüldükten sonra uyurken kullanılacak olan yastığa okaliptüs yağı damlatılması gerekir. Bu şekilde sabaha kadar okaliptüs yağı koklanmış olur. Hava yolu ile teneffüs edilen bu yağ solunum sistemindeki kasları gevşetir solunum yolunun daralarak nefessiz kalınmasının önüne geçer. Dolayısıyla göğüs hırıltısından da kurtulmak mümkün hale gelir.

– Alternatif olarak, 1 2 damla okaliptüs yağı bir tencere kaynar suyun içerisinde eklenir ve elde edilen buhar burun teneffüsü ile ciğerlere çekilir. Ancak bu işlemin mutlaka yüze temiz bir havlu sarılarak yapılması gerekir. Aksi takdirde yüzde ciddi buhar yanıkları oluşabilir.

Prostata Ne İyi Gelir: Prostat İçin Bitkisel Çözüm

prostat için bitkisel çözüm

prostat için bitkisel çözüm

Prostat neden olur?

Prostat erkeklerde idrar yapmada yaşanan sağlık sorunudur. Yaşı ilerleyen 45 ve 50 yaşlarındaki erkekler arasında oldukça yaygın görülen bir rahatsızlıktır. Tedavi edilmezse kötü (ölümcül) sonuçlara neden olabilir. Prostat rahatsızlığının çeşitli nedenlere bağlı olarak farklı türleri vardır.

Prostat nasıl bir hastalıktır?

En sık görülen üç çeşit prostat sorunu vardır. Bunlardan herhangi birisi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği için dikkate alınması çok önemlidir.

1 – Prostatit:

Prostatit, prostal bezinde oluşan bir enfeksiyondur. Her yaşta erkekte görülebilir. Prostatit üç çeşide ayrılır.

a) Akut bakteriyel prostatit:

Bu rahatsızlığın nedeni idrar yollarındaki bakterilerin prostat bezine girerek kan veya meni akışını etkilemesidir. Ortak belirtileri çoğunlukla geceleri genital ve pervik bölgede ağrı hissedilmesi ve sık idrara çıkma durumudur.

b) Kronik bakteriyel prostatit:

Bu terim, inflamasyon ve ağrıya neden olabilen tekrarlayıcı bir prostat enfeksiyonu olduğu zaman kullanılır. Prostatın bu türünde sık ve ağrılı idrar yapma, ağrılı boşalma, idrar yaparken zorlanma hissi gibi benzer belirtiler yaşanmaktadır.

c) Kronik non-bakteriyel prostatik ve kronik pelvik ağrı sendromu:

Prostatitin en yaygın görülen şeklidir. Daha çok 35 ve 50 yaş arası erkeklerde oluşur. Bu durum inflamasyon ve alt idrar yolu ağrıları ile ortaya çıkan bir prostat sorunudur. Ağrılı ve zorluk içinde idrara çıkma, meni boşalmasının ağrılı olması, idrar ve meni boşalmasında kan görülmesi, penisin arka tarafında ya da genital bölgenin yakınlarında ağrı olması bu rahatsızlığın belirtileri olabilir.

2 – Prostat büyümesi veya BHP(Bening Prostatik Hiperplazi/genişlemiş prostat):

Bu rahatsızlık prostat bezinin büyümesine neden olur. Ancak bu durum kanser olmak anlamı taşımaz. Genellikle 50 yaş üzeri erkeklerde oldukça yaygın olduğu görülmektedir. Bu tür prostat hastalığı zor fakat sık idrara çıkmak, idrar akışında zayıflama, idrarın toplanma süresi kısalması ve idrar gücünde hissedilen eksikler gibi üriner belirtileri vardır.

3 – Prostat kanseri:

Erkeklerde görülen yaygın bir kanserdir. Bazen prostat bezi içinde kalır ve vücudun diğer organlarına zarar vermez. Ancak önlem alınmazsa etki alanı genişleyebilir. Prostat kanseri belirtilerinin arasında, idrarda kan olması, zayıf idrar akışı, genital bölgede ağrı gibi benzer sorunlar vardır.

Prostata iyi gelen yiyecekler ile beslenme:

Herhangi bir sağlık sorunu olanlara bu sorunun ilerlemesini önlemek için bazı gıda maddelerini tüketmesi tavsiye edilir. Bazı besinler ise prostat sorunlarını tetikleyici ve harekete geçirici özellikler içerir. Bu nedenle bu besinlerden kaçınılması önerilir. Kaçınılması gereken başlıca besinler şunlardır:

– Kırmızı et, sosis, sığır eti, domuz eti ve benzeri işlenmiş et kanser riskini artırabilir. Bunun için tüketilmesi önerilmez.

– Baharatlı yiyecekler ve asitli gıdalar prostat büyümesini tetikleyen, kullanılması sakıncalı gıdalardır.

– Baharatlı yiyeceklerin yanı sıra soğuk içecekler, kahve, çay, çikolata ve kafein tüketilmesi sorunların artışını etkileyeceği için çok kullanılmaması gerekir. Bu içeceklere alkol de eklenebilir.

– Peynir, lor gibi sağlıklı kabul edilen sütlü gıdaların içinde bol miktarda bulunan kalsiyum prostat kanseri riskini arttırabilir ve semptomların daha da kötüye gitmesine neden olabilir. Bu nedenle tüketilmemesi gerekir.

Prostat nasıl geçer: Prostata bitkisel çözüm

1 – Prostata karşı ne yemeli: Domates:

Domates, güçlü bir antioksidandır. Pigmentler içerir. Aynı zamanda içerdiği likopen denilen bir madde ile prostat sorunları için olumlu sonuç veren bir bitkidir. Domates tüketimi prostat büyümesini engeller ve kanser hücrelerini öldürerek prostat kanseri riskini azaltır. Ayrıca prostat sorunu belirtilerinden biri olan aşırı idrara çıkma durumunu da denetler. Bu tedavi için her gün domates suyu içmek, püre ya da salata olarak tüketmek yeterli olacaktır.

2 – Prostat için ne yapmalı: Sıcak bir banyo:

Sıcak bir banyo prostat iltihabı ve prostat büyümesi için kullanılan en etkili çözümlerden biridir. Bu basit ve doğal tedavi için küvette bel seviyesine kadar ılık su içinde yarım saat beklenmesi gerekir. Sıcak banyo, ağrı ve iltihaplanmanın tedavisini kolaylaştıran bir çözüm yoludur. Ayrıca prostat sorunlarına neden olan bakterileri de öldürür.

3 – Prostat için kabak çekirdeği:

Kabak çekirdeği içinde bulunan bileşikler sayesinde, prostat daralmasında etkili olur. Ayrıca prostat rahatsızlığının ortak problemi olan idrar yapma zorluğu belirtisinin giderilmesinde kabak çekirdeğinin tüketimi de olumlu etkiler yaratır. Her gün 80 gram kadar kabak çekirdeği pişmiş ya da çiğ olarak tüketilebilir. Kabak çekirdeği tüketildiğinde aşırı idrara çıkma problemi yaşanıyorsa tüketilmemelidir.

4 – Prostata iyi gelen çaylar: Yeşil çay:

Yeşil çay prostat sorunlarını gidermede oldukça etkili bir tedavi yoludur. Yeşil çay, içerdiği güçlü antioksidanlar ve diğer bazı bileşikler sayesinde prostatit sorunları azaltmanın yanı sıra prostat kanserinin büyümesini yavaşlatarak kanser riskini azaltır. Yeşil çay tüketimi aşırı idrara çıkma sorununun kontrolünde yardımcı olur. Yeşil çayın düzenli tüketilmesi çok faydası olan bir ev ilacıdır.

5 – Prostata iyi gelen otlar: Fesleğen:

Fesleğen tıbbi özellikleri bakımından çok zengin bir bitkidir. Fesleğen tüketimi genişlemiş prostat tedavisinde meydana gelen belirtilerin iyileşmesi için kolaylık sağlamaktadır. Ayrıca, fesleğen prostat kanseri ve tümör sorunları içinde tedavi edicidir. Fesleğen, içerdiği anti-enflamatuar özellikleri ile prostat inflamasyonunu azaltır. Bunun için gün içinde 1 ya da 2 çay kaşığı fesleğen suyu tüketilmesi önerilir.

6 – Prostata faydalı bitkiler: Mısır ipeği:

Mısır ipeği kullanımı prostat büyümesi ve prostat enfeksiyonu tedavisinde yardımcı olan etkili çözümlerden biridir. Bu bitkisel çözüm prostat ve idrar yolları iltihabını azaltarak prostat sorunu belirtilerinin hafifletilmesini sağlamaktadır. Mısır ipeği yaklaşık 10 dakika kaynatılır. Sonra süzülür ve suyu içilir. Bu tedavinin haftada üç kez yapılması gerekmektedir. Mısır ipeği prostat sorunu için eskiden beri kullanılan etkili bir çözümdür.

7 – Prostata iyi gelen meyve: Karpuz:

Karpuz tohumu prostatit sorununa çok iyi gelen bir çözümdür.

Karpuz suyundaki temiz oksidanlar idrar yolu, mesane ve prostatit gibi sorunların tedavisinde yardımcı olur. Karpuz tohumu suda kaynatılır ve 10 gün kadar her gün bu su tüketilir. Karpuz suyu prostat kanseri riskini azaltan doğal bir çözümdür..

8 – Prostata faydalı besinler: Susam:

Susam prostat sorununu olumlu etkileyen son derece yararlı bir tedavi yoludur. Prostat sorunları tedavisinde ve prostat kanserini önlemek için susam tohumu her gece ya da sabah birkaç dakika çiğnenebilir.

9 – Prostata hangi bitkiler iyi gelir: Isırgan otu kökü:

Isırgan otu kökü ise sık idrara çıkma sorunları ve genişlemiş prostat nedeni ile ağrılı idrar yapma belirtilerini tedavi etmede oldukça etkilidir. Isırgan otu kökü genişlemiş prostatı tedavi etmez fakat neden olduğu idrar sorunlarını kolaylaştırır.

10 – Prostat bitkilerle tedavi: Havuç suyu:

Yapılan çalışmalar, havuç suyunun prostatit, prostat kanseri, prostat sorunları ile mücadelede çok yararlı olduğunu göstermiştir. Prostat sorunlarının tedavisi için her gün bir bardak taze havuç suyu içilebilir. Ayrıca bu tedavi sırasında havuç suyu; ıspanak ya da kırmızı pancar suyu gibi diğer sağlıklı meyve suları ile birlikte kullanılabilir.

Diş Eti Çekilmesi Nasıl Geçer: Diş Eti Çekilmesine Doğal Tedavi

diş eti çekilmesine doğal tedavi

diş eti çekilmesine doğal tedavi

Diş eti çekilmesi neden olur?

Diş eti çekilmesi, adından da anlaşılacağı gibi dişlerin etrafında bulunan dişeti dokusunun aşınması ve dişetinin geriye çekilmesi ile diş yüzeyinin daha geniş bir alanının görünür hale gelmesi demektir. Diş ve dişeti arasındaki boşlukların artışı dişeti çekilmesinin başladığını gösterir. Bu boşluklar, içerisinde bakterilerin oluşmasını ve yaşamasını kolaylaştırır. Dişeti çekilmesi diş kökünü son derece duyarlı hale getirip diş ağrılarına neden olabilir. Dişeti çekilmesi tedavi edilmediğinde dişe destek dokular ile kemik yapılarının zarar görmesine neden olarak diş kaybı yaşanabilir.

Diş eti çekilmesi belirtileri nelerdir:

İnsanlar genellikle diş sorunlarından kaçar. Bu nedenle diş eti sorunlarının da farkına varılmaz. Ayrıca diş eti çekilmesi çok yavaş ilerler. Bu nedenle de far edilmeyebilir. Ancak, dişin hassas hale gelmesi diş eti çekilmesinin ilk belirtileri olabileceği için diş etlerinin gözlemlenmesi gerekmektedir. Ayrıca, dişlerin önceki durumuna göre daha büyük göründüğünü hissetmek diş eti çekilmesi sorunu olduğu ve bunun için tedavinin hemen başlaması gerektiğini gösterir.

Bu belirtileri şöyle sıralayabiliriz:

– Diş hassasiyeti

– Normalden daha büyük görünen diş

– Diş ağrısı

Diş eti çekilmesinin diğer nedenlerinden biri de periodontal rahatsızlıklar ve diş etinde oluşan bakterilerdir. Bu enfeksiyon diş etini destekleyen kemik dokusuna zarar verir. Diş eti çekilmesinin nedenlerinden biri olan kötü ağız hijyeni, bu rahatsızlığın oluşmasında oldukça etkilidir. Dişlerin temizliğinde düzgün fırça veya diş ipi kullanılmaması dişlerde plakların meydana gelmesine neden olur. Bu plaklar zamanla tartar oluşturur. Tartar sert bir madde olarak dişlerin arasında bulunur ve diş etini olumsuz etkiler. Tartar da diş eti çekilmesine neden olabilir. Bunun yanı sıra doktorlara göre dişleri sert fırçalamak da dişeti çekilmesi nedenlerindendir. Bu fırçalama şekli dişin yüzeyine ve diş etine zarar verir. Dişeti çekilmesinin bir başka nedeni, genetik faktörlerdir. Ayrıca hormonal değişiklikler, özellikle kadınlarda diş eti çekilmesine neden olabilir. Hormon değişiklikleri diş etlerini daha duyarlı ve hassas yapar.

Sigara kullanmak birçok hastalıklara sebep olmasının yanı sıra diş eti çekilmesinin oluşmasında da etkilidir. Tütün kullananlarda diş üzerinde yapışkan bir plak oluşur. Bu durum da diş eti çekilmesini tetikleyebilir. Bazı insanlar istem dışı dişlerini kenetleyerek dişlere baskı uygularlar. Kenetleme ya da bir şey ısırırken dişe verilen fazla güç diş etine zarar vererek dişeti çekilmesine sebep olabilir.

Diş eti çekilmesine ne iyi gelir: Diş eti çekilmesine bitkisel çözüm

1 – Diş eti çekilmesine iyi gelen şifalı bitkiler: Susam yağı:

Susam yağı, çeşitli ağız hastalıklarının tedavisi için kullanılan en etkili ve geleneksel yoldur. Anti-enflamatuar ve daha birçok özellikleri sayesinde şifa kaynağı olan susam yağı diş eti çekilmesini önlemektedir. Susam yağı dişlerin üzerindeki plak birikimini azaltarak ağız içinde meydana gelen toksik elementleri kaldırmaya yardımcı olur. Diş eti çekilmesine çok etki eden plak birikimini kaldırmak ve önlemek için susam yağı dişlerin üzerinde koruyucu bir tabaka oluşmasını sağlar.

Birçok ağız hastalıkları tedavisinde kullanılan çok basit ve doğal bir yol olan susam yağı biraz sıcak olarak uygulanmalıdır. Dişlerin fırçalanmasından sonra biraz sıcak kıvamda olan susam yağı dişlere uygulanır. Birkaç dakika bekletilmelidir. Bu tedavi sırasında uygulama süresi yavaş yavaş arttırılabilir. Tedavi yaklaşık 15 ya da 20 dakikaya kadar çıkarılabilir. Susam yağı tedavisi dişeti çekilmesi rahatsızlığının önlenmesinde oldukça etkili bir yoldur.

2 – Diş eti çekilmesine iyi gelen gargara: Hindistan cevizi yağı:

Hindistan cevizi yağı, mükemmel anti mikrobiyal özelliklere sahip olması nedeni ile ağız içinde mevcut herhangi bir enfeksiyon rahatsızlığı tedavisi için kullanılan son derece önem taşıyan doğal bir çözüm yoludur. Hindistan cevizi yağı, bakteri ve diğer ağız enfeksiyonlarının yanı sıra diş eti çekilmesi ile mücadele için de iyi bir çözüm yolu olabilir. Hindistan cevizi yağı, diş çürüğünü önlemek ve dişlerin dibinde meydana gelen boşlukları iyileştirmenin yanı sıra diş eti çekilmesi ve daha birçok diş eti sorunlarını tedavi etmek için kullanır. Her gün yapılan diş fırçalama işleminin ardından hindistan cevizi yağı gargara olarak kullanılabilir. Gargara için ağıza alınan hindistan cevizi yağı 1 2 dakika boyunca ağızın içinde bekletilir ve diş etinin her yerine ulaşması sağlanır. Ardından ağız çalkalanır. Bu uygulama her gün yapılmalıdır. Süre artırılabilir. Hindistan cevizi yağı yaklaşık 15 ya da 20 dakika ağız içinde tutulabilir. Düzenli kullanıldığında diş eti çekilmesinin durmasına yardımcı olur.

3 – Diş eti çekilmesine iyi gelen bitkiler: Yeşil çay:

Yeşil çayın sağlık açısından çok faydalı olduğu bilinmektedir. Bu faydalı tedavilerin içine diş eti çekilmesi tedavisi de yer alır. Yeşil çay içerisinde bulunan antioksidanlar sayesinde serbest radikaller ile mücadeleye yardımcı olur. Bu nedenle birçok hastalığın tedavisi için kullanılmaktadır. Diş eti çekilmesine yol açan periodontal hastalığına ağız içinde yer alan serbest radikaller neden olmaktadır. Yeşil çayın içinde yer alan antioksidanın etkisi diş eti çekilmesine sebep olan bu serbest radikalleri nötralize eder. Ayrıca yeşil çay, diş eti ile dişlerin arasındaki bağı güçlendirmesi bakımından da etkili bir çözüm yoludur. Yeşil çay, anti-enflamatuar özellikleri ile ağız hastalıklarından kaynaklanan diş eti şişliklerini azaltır. Her gün serinletici özelliği olan yeşil çay sabahtan tüketilmelidir. Düzenli tüketildiğinde ağız ve nefes kokusunun da giderilmesine yardımcı olur.

4 – Diş eti çekilmesi için doğal yöntemler: Aloe vera:

Başka bir doğal çözüm yolu olan aloe vera içerdiği anti-inflamatuar özelliği ile cilt sorunları için yararlı olan bitkisel ilaçların arasında oldukça popülerdir. Bu özelliği sayesinde hücre tamiri tedavisinde etkili olan aloe vera, diş eti çekilmesinde meydana gelen diş eti iltihabını azaltır. Aynı zamanda dokuların onarımı için hücrelerin yenilenmesinde çok önemli rol oynamaktadır. Ayrıca, aloe vera enfeksiyonları ağızdan uzak tutmaya yardımcı olan etkili anti bakteriyel özelliklere sahiptir. Aloe vera ile diş eti çekilmesinde uygulanabilecek tedavi için aloe jel kullanılması gerekir. Aloe vera jel iki şekilde kullanılabilir. Birinci yol aloe vera jel ile diş etinin fırçalanmasıdır. İkinci yol ise aloe vera jelinin gargara olarak kullanılmasıdır. Her sabah ve her gece fırçanın üzerine konan aloe vera jeli ile diş ve diş etleri fırçalanır. Uygulama 3 ya da 5 dakika kadar sürdürülür ve bittikten sonra ağız iyice durulanır. Ayrıca aloe vera jel alternatif olarak gargara şeklinde de kullanılabilir. Bunun için fırçalama için kullanılan aloe vera jeli biraz su ile karıştırılmalıdır. Elde edilen bu karışım ile her gün düzenli olarak gargara yapılır. Aloe vera jel düzenli olarak kullanıldığı zaman içerisindeki bileşenler ile diş eti çekilmesini engellemeye yardımcı olacaktır.

Doğal ve basit olan, kolayca evde yapılabilen bu çözüm yolları kullanılarak tüm ağız sorunları ile birlikte diş eti çekilmesi da durdurulabilir.

Saçların Sağlıklı Olması İçin Neler Yapılmalı: Sağlıklı Saçlar İçin Doğal Yöntemler

sağlıklı saçlar için doğal yöntemler

sağlıklı saçlar için doğal yöntemler

Saçların sağlıklı olması için ne yapılmalı?

Saçlar dış etkenler tarafından yıpranır ve matlaşır. Bu olumsuz etkilerin azaltılması için kozmetik saç bakım ürünleri kullanılmaktadır. Ancak bu ürünler içerdiği kimyasallar nedeni ile saçların zarar görmesine ve zamanla dökülmesine neden olabilir. Saç bakımında daha sağlıklı olan bitkisel çözümlerin kullanılması önerilir.

Bitkisel ürünler saçları besler ve saç yapısını korur. Aynı zamanda saç diplerinin nemli kalmasına yardımcı olur. Alternatif olarak adlandırılan bitkisel kürler, bitkisel maskeler ve durulama suları saçların daha genç görünmesini sağlar. Saç dökülmesini engeller ve saçların daha hızlı uzamasını sağlar. Aynı zamanda saç beyazlaması, saç matlaşması ve saç kırıkları için de son derece etkilidir.

Bitkiler ve besinlerin karıştırılarak hazırlandığı bitkisel çözümler saçların eski parlaklığına ve canlılığına kavuşmasına yardımcı olur. Özellikle çevre kirliliği ile yıpranan saçlar için bitkisel çözümler mutlaka denenmelidir.

Saç sağlığı nasıl korunur: Saçların sağlıklı uzaması için formüller:

1. Saçlara iyi gelen bitkiler: Adaçayı

– Adaçayı saç bakımında kullanılan en etkili bitkisel çözümlerden biridir. Saçların zayıflamasını engeller ve saç yapısını güçlendirir.

– Adaçayı saç diplerindeki tahriş ve kaşıntıyı hafifletir. Aynı zamanda saç diplerini nemlendirdiği için kepek sorunu için de etkili şekilde kullanılmaktadır.

– Adaçayı aynı zamanda saç beyazlamasını durdurur ve saçların rengini korumasına yardımcı olur.

– Her gün düzenli olarak biraz adaçayı, bir tatlı kaşığı bal ile birlikte yutulabilir.

– Adaçayı günlük olarak da tüketilebilir.

2. Sağlıklı saçlar bitkisel tedavi: Biberiye

– Biberiye bitkisi saç diplerinin dökülmesinin önüne geçerken aynı zamanda ciltte oluşan kaşıntıyı azaltır. Kepek sorunu ile mücadeleye yardımcı olur.

– Biberiye bitkisi saçlardaki ve saç diplerindeki kuruluk ile mücadeleye yardımcı olur. Saç diplerini nemlendirir. Aynı zamanda saç diplerinde üreyen bakterilerin ölmesini sağlar.

– Günde iki kez düzenli olarak biberiye çayı da tüketilebilir.

3. Saçların sağlıklı uzaması için bitkiler: Papatya

– Özellikle saç dökülmesini kontrol altına almak için papatya kullanılabilir. Yatıştırıcı özellikleri ile papatya saç köklerinde cilt hücrelerin canlanmasına yardımcı olur. Yıpranan hücrelerin iyileşmesini sağlar.

– Papatya kellik sorununu engellemek için saç dökülmesi başladığında düzenli olarak kullanılmalıdır. Akut saç dökülmesinde de son derece etkilidir.

– Eğer saçların belirti bir bölgesinde dökülme varsa soğutulmuş papatya çayı saçları durulamak için kullanılabilir.

– Her gün düzenli olarak birkaç bardak papatya çayı da tüketilebilir.

– Papatya bazı insanlarda alerjiye neden olabilir. Bu nedenle topikal uygulama ya da çay şeklinde tüketilmeden önce mutlaka alerji testi yaptırılmalıdır.

4. Saçların sağlıklı uzaması için ne yapmalı: Dulavratotu kökü

– Bu bitki kök tozu haline getirildikten sonra bir çay kaşığı kadar her gün tüketilebilir.

– Bir bardak ılık suya eklenerek yarım saat demlenmesi beklenir. Ardından süzülür ve çay şeklinde içilir.

– Dulavrat otu da saç dökülmesi ve saç beyazlaması gibi durumlarda kullanılan etkili bitkisel çözümlerden biridir. Aynı zamanda saçların daha canlı ve parlak görünmesine yardımcı olur.

5. Sağlıklı saçlar için maske: Hint bektaşi üzümü (Amla)

– Hint Bektaşi üzümü diğer adıyla amla saç sağlığını korumaya yardımcı olur. Saçların dökülmesini engeller ve daha genç bir görünüm sağlar.

– Amla aynı zamanda saç diplerini nemlendirir. Saç kökleri besler ve cilt dokusunu dengeler.

– Saç beyazlamasını engellemek için de yaygın olarak kullanılır.

6. Sağlıklı saçlara sahip olmanın yolları: Bezelye

– Bezelye genel sağlık için son derece yararlı bir besindir. Saç dökülmesini de engellemeye yardımcı olur.

– Saçların daha parlak ve canlı görünmesi için beslenme düzenine mutlaka bezelye de eklenmelidir.

Saçların daha parlak ve canlı görünmesi için tüm bu bitkisel çözümler uygulanabilir.

Sürekli Yorgunluğa Ne İyi Gelir: Kronik Yorgunluk İçin Bitkisel Çözüm

kronik yorgunluk için bitkisel çözüm

kronik yorgunluk için bitkisel çözüm

Sürekli yorgunluk neyin belirtisi?

Kronik yorgunluk sendromu sürekli bitkinlik ve yorgunluk hissi ile karakterizedir. Bu durum bir yıl ya da birkaç ay kadar sürebilir. Kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülen bu sağlık sorununun kesin nedeni henüz bilinmemektedir. Ancak çeşitli durumların neden olduğu düşünülmektedir. Özellikle viral enfeksiyonlar, bağışıklık sistemi sorunları ve hormonal dengesizlikler ya da fazla kilolu olunması bu duruma neden olabilir. Bitkinlik hissi uzun sürebilir. Başlangıçta düşük dereceli ateş olabilir. Ayrıca bitkinlik ile birlikte eklem ağrıları ve kas ağrıları da görülebilir. En sık görülen belirti ise baş ağrısıdır. Uykudan uyanıldığında dinç hissedilmesi gerekirken yorgunluk hissi devam eder. Ruhsal dalgalanmalar, ani sevinç, heyecan ya da mutsuzluk görülebilir. Depresyon belirtileri ile benzer belirtiler görülür. Tedavi edilmezse sosyal izolasyon, depresyon, yaşam tarzını kısıtlama ve artan yorgunluk ortaya çıkabilir. Bu sağlık sorununda daha çok bitkisel çözümlerin kullanılması önerilir. Bitkisel çözümler enerji düzeylerinin artmasına yardımcı olur ve yorgunluk belirtilerini hafifletir.

Sürekli yorgunluk hissi nasıl geçer: Yorgunluğa doğal çözümler:

1. Yorgunluğa iyi gelen bitkiler: Asya ginsengi

– Asya ginsengi ginseng kökünden elde edilir. Bu bitki enerji seviyesinin artmasına yardımcı olurken aynı zamanda yorgunluk ile mücadeleye yardımcı olur.

– İçerisindeki aktif maddeler; panaxosides ya da ginsenosides gibi maddeler bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olur.

– Genellikle günde iki kez 100 ila 300 mg alınması önerilir.

– Ancak bu bitkinin bazı yan etkileri olduğu unutulmamalıdır. Özellikle uykusuzluk, artan kalp hızı, yüksek kan basıncı, baş ağrısı, cilt döküntüsü, ishal ve baş dönmesi gibi belirtiler ortaya çıkabilir.

– Çocuklarda, hamile ve emziren kadınlarda bu bitki kesinlikle kullanılmamalıdır.

2. Yorgunluğa iyi gelen şifalı bitkiler: Ekinezya

– Ekinezya ekstresi; bitki yaprakları, çiçekleri ve echinacea angustifolia isimli bir madde içeren bitki kökünden hazırlanır.

– Bu bitki içerisine glikoproteinlerin, polisakkaritler, uçucu yağlar, alkamides ve flavonoidler gibi aktif kimyasallar bulunur. Bu kimyasallar, bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olur.

– Günde iki kez 200 mg kadar alınması önerilir.

– Alternatif olarak çay şeklinde ya da günde üç kez 1 ila 3 ml tentür şeklinde alınabilir.

– Bu bitki de bazı yan etkilere sahiptir. Mide bulantısı, kusma, ateş, ağızda hoş olmayan tat, mide rahatsızlığı, uykusuzluk ve oryantasyon bozukluğu en sık görülen yan etkileri arasındadır.

– Hamile ve emziren kadınlar ile çocuklara kesinlikle önerilmez.

3. Yorgunluğa iyi gelen bitki çayları: Papatya

– Papatyadan elde edilen papatya özü de yorgunluk belirtilerini azaltmak için kullanılan çözümlerden biridir. İçerisindeki aktif maddeler; apigenin, luteolin, alfa-bisabolol ve flavonoidler ile son derece etkilidir.

– Bu kimyasal maddeler enerji verirken aynı zamanda anksiyete ve uykusuzluk durumunda yardımcı olur. Kapsül, çay ve sıvı öz olarak kullanılabilir.

– Tavsiye edilen doz günde 300 ya da 400 mg kadardır. Her gün sıcak su ile birlikte 30 ila 60 damla tentür olarak da tüketilebilir.

– Alternatif olarak, her gün 3 ya da 4 bardak papatya çayı tüketilmesi önerilir.

– Papatya çayı bazı kişilerde alerjiye neden olabilir. Bu nedenle dikkatli kullanılmalı ve tüketilmelidir.

4. Yorgunluğu gidermek için ne yapmalı: Kedi otu

– Kedi otu enerji seviyelerinin artmasını sağlar. Diğer adı valerian olan kedi otu stresi de yatıştırır. Sinir sistemi ve beyin etkilerini yatıştırıcı özelliği nedeni ile uyumaya yardımcı olur.

– Kedi otu özü; alkoloidler, flavonlar, isovaleramide, gama aminobütirikasit, iridoids ve sesquiterpeneler gibi çeşitli aktif kimyasal maddeler içerir.

– Önerilen doz günlük 400 ya da 900 mg dır.

– Bazı olası yan etkileri baş ağrısı, tedirginliktir.

Pişik Nasıl Geçer: Pişiğe Bitkisel Çözüm

pişiğe bitkisel çözüm

pişiğe bitkisel çözüm

Pişik neden oluşur?

Pişik sadece bebeklerde ve çocuklarda değil yetişkin bireylerde de oluşabilir. Ciltte kırmızı döküntülere neden olan pişik son derece rahatsız edici ve acı verici bir durumdur. Dar kıyafetler giyilmesi ya da vücudun nefes almasını engelleyen kıyafetler bu durumun ana nedenidir. Etkilenen alanlarda kırmızı döküntüler ile birlikte yanma hissi ve kaşıntı oluşabilir. Cilt çok fazla tahriş olursa kanama ve çatlama oluşabilir. Terleme ile birlikte vücuda sürtünen kıyafetler pişik döküntülerine neden olabilir. Sportif aktiviteler sırasında sürtünme artabilir. Fazla kilolu olmak da bu tür cilt sorunlarına neden olabilir.

En çok etkilenen vücut parçaları iç uyluk, koltuk altı ve boyun bölgesi gibi alanlardır. Ciltte oluşan pişik döküntüleri acı verici olabilir. Rahatlama sağlamak için genellikle losyonlar ve merhemler kullanılır. Bu tedavi yöntemleri hızla sonuç almaya yardımcı olur. İlaç ve merhem tedavisinin yanı sıra bitkisel çözümler de denenebilir. Pişik için kullanılan başlıca bitkisel çözümler şunlardır:

Pişiğe ne iyi gelir: Pişik için doğal tedavi

1. Pişiğe iyi gelen bitkisel yağlar: Çay ağacı yağı

– Çay ağacı yağı cilt bakımında etkili olarak kullanılan çözümlerden biridir. Genel sağlık için de son derece faydalıdır. Ciltte pişikten etkilenen alanlarda tahrişi önler ve hızla iyileşme sağlar.

– Temiz bir pamuk yardımı ile biraz çay ağacı yağı cilde uygulanır. Bu işlem günde 3 ya da 4 kez yapılabilir.

2. Pişiğe iyi gelen bitkiler: Aloe vera jel

– Aloe vera jel etkili anti-mantar ve anti-enflamatuar özellikler içerir. Bu içeriği ile pişik döküntülerinde rahatlama sağlar.

– Saç ve cilt bakımında yaygın olarak kullanılan aloe vera jeli yerine aloe vera suyu da kullanılabilir. Cildin hızla iyileşmesine yardımcı olur. Tahrişi azaltır ve döküntülerin yayılmasını engeller.

– Taze aloe vera jel ile iki damla lavanta yağı karıştırılır. İyice karıştırıldıktan sonra bir pamuk yardımı ile cilde uygulanır.

– Alternatif olarak çeyrek fincan aloe vera jeli suyu ile yeşil çay karıştırılarak bir sprey şişesine konur. İçerisine birkaç damla da lavanta yağı eklenir. Karışım çalkalanır ve ciltte pişik oluşan alanlara uygulanır.

– Bu sprey şişesi daha sonra kullanılmak üzere buzdolabında saklanır.

3. Pişiğe iyi gelen şeyler: Yulaf ezmesi

– Zeytinyağı ve yulaf ezmesi karıştırılarak ince bir hamur haline getirilir. Elde edilen hamur ciltte etkilenen alanlara uygulanır. Yaklaşık olarak 20 ya da 30 dakika kadar ciltte bekletilir. Ardından cilt ılık su ile durulanır.

– Elde edilen bu hamur, cildi yatıştırır ve cilt hücrelerinin iyileşmesine yardımcı olur.

4. Pişiği ne iyileştirir: Ilık su

– Ilık su en iyi etkili çözümlerden biridir. Ilık su ile hafif bir sabun kullanılabilir.

– Ilık su ve sabun ile cilt gün içerisinde birkaç kez yıkanmalıdır. Bu işlem ciltteki kızarıklıkların hafiflemesine yardımcı olurken aynı zamanda kaşıntıyı azaltır.

– Olası enfeksiyonları önlemek için uygulama sonrasında cilde anti bakteriyel merhem ya da losyon uygulanabilir. Ancak ciltte açık yara varsa uygulanması önerilmez.

5. Pişiği ne geçirir: Mısır nişastası

– Mısır nişastası pudra görevi görür. Etkilenen bölgelere düzenli olarak mısır nişastası uygulandığına kaşıntı ve yanma hissi hafifler.

– Mısır nişastası doğrudan etkilenen alanlara uygulanabilir.

– Alternatif olarak mısır nişastası banyo suyuna eklenebilir ya da su ile karıştırıldıktan sonra hamur halinde cilde doğrudan uygulanabilir.

Pişik için ne yapılmalıdır?

– Fazla kilolardan mutlaka kurtulmak gerekir.

– Doğru kıyafetler seçilmelidir. Sıkan ve terlemeye neden olan kıyafetlerden uzak durulmalıdır.

– Pişik tedavisi için C vitamini ve B 1 vitamini açısından zengin besinler beslenme düzenine dahil edilmelidir.