Skleroderma Nasıl Geçer: Sklerodermaya İyi Gelen Bitkiler

sklerodermaya iyi gelen bitkiler

sklerodermaya iyi gelen bitkiler

Skleroderma nedir?

Skleroderma genellikle cilt sertleşmesine neden olan sistemik otoimmün bir hastalıktır. Farklı türleri vardır:

Skleroderma çeşitleri neledir?

1. Lokalize skleroderma:

– Lokalize skleroderma genellikle cildi etkiler. Ciltte sert, oval yamalara neden olur. Genellikle kırmızı veya mor ve ortasında beyaz lezyonlar oluşur. Nadir de olsa iç organları ve kan damarlarını etkileyebilir.

2. Sistemik skleroderma:

– Sistemik skleroderma veya jeneralize skleroderma deri dışında diğer vücut parçalarını da etkiler. Bu hastalık öncelikle yüz, el, ayak ve ciltte görülür. Daha sonra yemek borusu, bağırsaklar ve akciğerler gibi iç organlara atlar.

Skleroderma neden olur: Skleroderma nedenleri:

– Skleroderma otoimmün bir hastalıktır ve tıbbi araştırmalarca henüz tam nedeni tespit edilememiştir. Vücudun bağışıklık sistemini tetikleyen iltihap nedeni ile oluşur. Aynı zamanda kolajen üretimini düşürür. Skleroderma hastalığı genetik faktörler nedeni ile de olabilir. Yapı malzemesine maruz kalma; silika, kum, çimento ya da kaynak dumanı hastalığı tetikleyebilir.

Skleroderma belirtileri nelerdir?

– Deride kalınlaşma ve yapay bir parlaklık.

– Deri lezyonları üzerinde ülser.

– Parmak uçlarında soğukluk ile birlikte kırmızı, beyaz veya mavi tonlar

– Yüz ve göğüs üzerinde kırmızı lekeler

– Ağızda aşırı kuruluk

– Eller ve ayak parmaklarında şişlik ve iltihap

– İshal

– Eklemlerde acı ya da şişkinlik

– Kaslarda zayıflık

– Nefes darlığı

– Mide ekşimesi ve mide yanması

– Açıklanamayan kilo kaybı

Skleroderma bitkisel çözüm: Skleroderma için bitkisel tedavi

1. Sklerodermaya iyi gelen kür: Sarımsak:

– Skleroderma belirtilerinin hafifletilmesi için en iyi doğal ilaçlardan biri sarımsaktır. Ancak sarımsak beslenme düzenine eklenmemelidir. Yalnızca topikal olarak uygulanmalıdır. Cildi yumuşatmaya yardımcı olur.

– Bir diş sarımsak kesilerek ezildikten sonra etkilenen alanlara uygulanabilir. Yarım saat kadar bekletilir. Ardından su ile durulanır.

– Alternatif olarak, bir pamuk topağı yardımı ile biraz sarımsak yağı doğrudan etkilenen bölgeye uygulanabilir.

– Sarımsak çayı demlendikten sonra bir bez yardımı ile cilde uygulanabilir.

2. Sklerodermaya doğal çözüm: Soğan:

– Soğan da skleroderma tedavisinde topikal olarak kullanılmaktadır.

– Sertleştirilmiş ve kalınlaşmış ciltteki lezyonların hafiflemesine yardımcı olur. Bir adet soğan kesildikten sonra sulu kısmı deri lezyonlarına uygulanabilir. Yaklaşık 30 dakika kadar her gün düzenli olarak masaj yapılmalıdır.

3. Skleroderma için ne yapmalı: Un:

– Un da skleroderma için kullanılan çözümler arasındadır. Cilt yapısını besler ve dokuların iyileşmesine yardımcı olur.

– Un içerisinde birçok antioksidan vardır. Sert derinin yumuşamasını sağlarken aynı zamanda cildin esnekliğini korur.

– Bir kase suya bir fincan un eklenir ve iyice karıştırılır. Karışım hamur haline getirilir. Elde edilen hamur etkilenen alana uygulanır. Bir süre bekletilir ve nemli bir bez ile silinir. Olumlu sonuçlar almak için işlem günde 2 kez düzenli olarak yapılmalıdır.

– Sade un da etkilenen alanlara uygulanarak hafifçe masaj yapılabilir.

4. Skleroderma için limon:

– Skleroderma hastalığı için başka bir etkili çözüm de limondur. Limon asidik doğası ile cildin sertleşmesini engeller. Aynı zamanda ciltte bulunan zararlı bakterilerin arınmasını sağlar.

– Biraz limon suyu her gün 10 ya da 15 dakika kadar cilde uygulanabilir. Limon suyu ve bal karışımı da sık kullanılan bir çözümdür.

– Limon ve bal cilt bakımında sık sık kullanılan doğal yumuşatıcılardır.

5. Skleroderma için şifalı bitkiler: Zerdeçal:

– Zerdeçal en iyi anti enflamatuar besinlerden biridir. Skleroderma tedavisinde de etkili olarak kullanılır.

– İki çay kaşığı zerdeçal bir bardak su ile karıştırılarak hamur haline getirilir. Elde edilen hamur etkilenen alanlara uygulanır. Yaklaşık 20 ya da 25 dakika kadar ciltte bekletilmesi önerilir. Her gün düzenli olarak uygulanmalıdır.

– Zerdeçal sarı lekelere neden olabileceği için doğrudan cilde uygulanması önerilmez.

– Zerdeçal aynı zamanda serbest radikallerin vücuttan atılmasına yardımcı olur.

– Bir bardak süt içerisine biraz zerdeçal eklenerek günde 2 kez tüketilebilir.

6.Sklerodermaya iyi gelen şeyler: Ispanak:

– Ispanak demir açısından en zengin kaynaklardan biridir. Aynı zamanda folat, fosfor ve vitamin E içerir. Bu içeriği ile hücrelere enerji sağlar. Bağışıklığı artırır.

– Her gün, çiğ ya da haşlanmış iki fincan ıspanak tüketilebilir. Ispanak, havuç ya da domates gibi sebzeler ile birlikte tüketilebilir.

7. Skleroderma beslenme : Süzme peynir:

– Süzme peynir kükürt ve protein açısından zengindir. Suda çözünebilen yağlar içerir. Bu nedenle, sindirime yardımcı olur ve hücre zarı tarafından hızla emilir.

– Süzme peynir hücrelerde enerji seviyesini artırmaya yardımcı olur. En iyi sonucu elde etmek için her gün iki porsiyon süzme peynir tüketilmesi önerilir.

8. Sklerodermaya iyi gelen besinler: Balık yağı:

– Balık yağı omega 3 yağ asitleri açısından zengindir. Bu besin öğesi ise zararlı toksinlerin ve serbest radikallerin vücuttan dışarı atılmasına yardımcı olur. Güçlü antioksidan etkileri vardır.

– Bu antioksidanlar vücutta var olan mikroplar ile mücadeleye destek verir ve bağışıklık sisteminin düzgün işlemesini sağlar.

– Özellikle somon, uskumru, sardalye ve ton balığı tüketilebilir.

– Balık yağı takviye şeklinde de alınabilir. Takviye şeklinde alınacaksa doz hakkında doktora danışılabilir.

9. Skleroderma için bitki: Zencefil:

– Skleroderma sindirim sorunlarınaa yol açar. Kabızlık, ishal, şişkinlik, mide ekşimesi ve yutmada güçlük görülebilir. Bu sorunları hafifletmek için zencefil önerilir.

– Zencefil etkili bir antibiyotiktir. Aynı zamanda antioksidanlar içerir. Ayrıca bağışıklığı güçlendirir.

– Toz zencefil bir fincan kaynar suya eklenir. Ardından altı kapatılır ve 15 dakika kadar demlenmesi beklenir. Süzüldükten sonra çay şeklinde tüketilir. Günde 4 ya da 5 bardak kadar tüketilmesi önerilir.

10. Skleroderma için öneriler: Fiziksel aktivite:

– Fiziksel aktivite enerji düzeyinin artmasına yardımcı olur. Aynı zamanda kan dolaşımını artırır. Bacaklarda ve kollardaki sertliği hafifletir.

11. Sigara içilmemelidir:

– Sigara içilmesi hastalığın belirtilerini tetikleyebilir. Bu nedenle kesinlikle sigara içilmesi önerilmez.

12. Ağır besinlerden kaçınılmalıdır:

– Skleroderma, sindirim sisteminde hasara neden olur. Bu nedenle beslenme düzenine dikkat edilmesi önerilir.

– Özellikle akşam yemeklerinde gaz ya da asit oluşturan gıdalar tüketilmemelidir.

13. Vücudu sıcak tutmak:

– Soğuk da hastalığın belirtilerinin şiddetlenmesine neden olabilir. Bu nedenle soğuktan uzak durulmalı, vücut mümkün olduğunca sıcak tutulmalıdır.

14. Cildi korumak:

– Cilt sağlığının korunması gerekir. Aşırı kollajen, ter ve yağ bezleri, cildin dengesinin bozulmasına neden olabilir.

– Sert sabun ve deterjanlar yerine bitkisel ürünlerin kullanılması önerilir.

15. Ağız hijyeni:

– Sklerodermanın başlıca belirtilerinden biri de ağız kuruluğudur. Bu nedenle bol su tüketildiğinde önemli olunmalıdır.

– Ağız kuruluğu uzun süre devam ederse mutlaka bir diş doktoruna gidilmelidir.

Skleroderma hastalığı ağrıya ve daha pek çok rahatsız edici belirtiye neden olabilir. Bu belirtileri hafifletmek için tüm bu bitkisel çözümler önerilir. Ancak mutlaka bir doktora gidilmesi gerektiği unutulmamalıdır.

Böbrek Sağlığı İçin Ne Yemeli: Böbreklere Zarar Veren Yiyecekler

böbrek sağlığına iyi gelen besinler

böbreklere zarar veren yiyecekler

Böbrek sağlığımızı nasıl koruruz?

Böbrekler üst karın boşluğunda göğüs kafesinin hemen altında bulunan ve fasulye şeklindeki organlardır. Bu organların görevi zararlı toksinlerin idrar yolu ile dışarı atılmasıdır. Ayrıca, böbrek kalsiyum ve fosfat gibi vücuttaki mineral düzeylerini düzenlemeye yardımcı olur. Aynı zamanda kan basıncını düzenler. Hücrelere oksijen taşıyan kırmızı kan hücrelerinin üretilmesini artırır.

Genel sağlık için böbreklerin de sağlıklı tutulması önerilir. İdrarda renk değişimi, miktar azalması ya da artışı, baş dönmesi, kusma, anemi, üşüme gibi sorunlar böbrek rahatsızlıklarına işaret edebilir. Halsizlik ve yorgunluk sık görülen belirtiler arasındadır. Herhangi bir belirti ile karşılaşıldığında doktora başvurulması önerilir.

Böbrek sorunlarının pek çok nedeni olabilir. Bu sorunların temelinde genellikle bazı zararlı alışkanlıklar vardır. Bu alışkanlıklara yapılmadığında böbrek sağlığı korunabilir.

Böbrek sağlığını korumak için ne yapılmalı: Böbreklere zararlı yiyecek ve içecekler

1. Böbreklere ne zararlı: Mesanenin zamanında boşaltılması:

– Uzun süre dolu kalan mesane ve idrara çıkma isteğini geciktirmek böbrek hasarına neden olabilir.

– İdrar uzun süre tutulduğunda mesanedeki bakteriler çok daha hızlı ürer. Mesanede üreyen bakteriler idrar yolu enfeksiyonu ya da böbrek enfeksiyonuna neden olabilir. Ayrıca idrarı uzun süre tutmak böbreklerin üzerindeki baskıyı artırır. İleriki aşamalarda böbrek yetmezliğine neden olabilir.

– İdrar geldiğinde kesinlikle tutulmamalıdır.

2. Böbreklere ne zarar verir: Yetersiz su tüketimi:

– Bol miktarda su içilmesi genel sağlığın korunmasına yardımcı olur. Su tüketiminin az olması böbreklerin hasar görmesine neden olabilir. Hasar gören organlar metabolik atıkların vücuttan dışarı atılmasını kolaylaştırır.

– Vücudun yeterli miktarda su alması aynı zamanda kan akışını hızlandırır. Vücuttan toksinlerin atılmasını engeller.

– Ulusal böbrek vakfına göre sağlıklı bir yetişkin sağlıklı böbreklere sahip olmak için günde 10 ya da 12 bardak su tüketilmesi önerilir.

3. Böbreklere zarar veren maddeler: Yüksek tuz tüketimi:

– Tuz çok fazla tüketilmemelidir. Düzenli olarak çok fazla tuz tüketmek böbrek sorunlarının temel nedenlerinde biridir.

– Tuz alımı yüksek olduğunda böbrekler aşırı salgı salgılar. Ancak bu şekilde tuz tüketimini dengeler.

– Tuz tüketimi vücutta su tutulmasına neden olur. Bu da böbrek fonksiyonlarının olumsuz etkilenmesine sebebiyet verir.

– Günde en fazla 5 gram tuz tüketilmesi önerilir. Bu miktardan daha fazla tüketilmesi halinde böbrekler yorulur ve zamanla hasar görmeye başlar.

– 1 çay kaşığı tuz 6 gramdır. Oran buna göre hesaplanabilir.

4. Böbreklere zarar veren ilaçlar: Düzenli ağrı kesici kullanımı:

– Sağlık sorunlarında inflamasyon ve ağrı kontrolü için ağrı kesiciler kullanılabilir. Özellikle ateşi azaltmak için analjezikler tavsiye edilmektedir. Ancak bu ilaçlar farklı vücut organlarında, böbreklerde de zarara neden olabilir.

– Yapılan araştırmalar analjeziklerin böbrek fonksiyonlarını olumsuz etkilediğini göstermektedir. Böbreklerde kan akımını azaltır.

– Uzun süreli ağrı kesici kullanımı akut böbrek yetmezliği ya da kronik böbrek hastalıklarına neden olabilir.

– Böbrek fonksiyonlarında azalma var ise, doktorunuza sormadan ağrı kesici alınmamalıdır.

5. Böbreğe zararlı şeyler: Yüksek proteinli beslenme düzeni:

– Beslenme düzeninde bol bol protein tüketimi de böbrek sorunlarına neden olabilir. Özellikle kırmızı et ve diğer protein bazlı gıdaların aşırı tüketimi böbrek hastalığı riskini artırabilir.

6. Alkolün böbreklere zararları:

– Aşırı alkol tüketimi de böbrek sağlığını olumsuz etkiler.

– Alkollü içecekler yüksek miktarda ürik asit içerir. Bu da başta böbrek taşı olmak üzere pek çok böbrek sorununa neden olabilir.

7. Sigara böbreklere zarar verir mi?

– Sigara tüm organlara zarar verdiği gibi böbreklere de zarar verir.

– Aynı zamanda kan basıncı ve kalp hızını artırır. Ancak kan akışını azaltır ve böbreklerdeki kan damarlarını daraltır. Böbrek fonksiyonlarının kaybına neden olabilir.

İltihabı Azaltan Yiyecekler: İltihap Kurutucu Besinler

iltihap kurutucu besinler

iltihap kurutucu besinler

İltihap nasıl atılır?

İnflamasyon diğer adıyla iltihap vücudun bağışıklık sisteminin verdiği bir yanıttır. Hasarlı hücreler, tahriş edici veya patojenler gibi zararlı uyaranlara karşı verilen bu yanıt iltihap olarak adlandırılır. Enfeksiyonlar, yaralar ve doku hasarında görülebilir. Zararsız gibi görünse de tedavi edilmediğinde vücuda zarar verebilir. İltihap akut ya da kronik olabilir. Akut iltihap hızlı başlar ve hızlı biter. Belirtiler genellikle bir veya iki hafta içinde geçer. Kronik iltihap ise birkaç ay sürebilir.

İltihap sırasında kızarıklık, eklem ağrıları, eklem sertliği ve müşterek fonksiyon kaybı yaşanabilir. Eklemlerde iltihap oluşumunda şişlikler de görülebilir. Ayrıca genel grip benzeri belirtiler; ateş, titreme, halsizlik, baş ağrısı, iştahsızlık ve kas sertliği kaybı da oluşabilir.

İltihap bir çok sağlık sorununda görülebilir. Özellikle sivilce, astım, sinüzit, ateroskleroz, periodontitis, çölyak hastalığı, saman nezlesi, kronik prostatit, inflamatuvar barsak hastalıkları, ülseratif kolit, crohn hastalığı, romatoid artrit ve sistitte görülür.

Var olan iltihabı kontrol altına almak için ilaç tedavilerinin yanı sıra bazı besinlerin tüketimine özen gösterilmelidir.

İltihap nasıl kurur:

1. İltihabı neler söker: Zeytinyağı

– Zeytinyağı faydalı bileşikleri nedeniyle inflamasyona karşı koruma sağlayabilir. Yapılan çalışmalarda sızma zeytinyağının COX-1 ve COX-2 enzimleri içerdiği ortaya çıkmıştır. Bu enzimler vücuttaki iltihabın kurumasına yardımcı olur.

– Sızma zeytinyağı eklem hastalarına ve şeker hastalarına özellikle tavsiye edilir. Bu yağ yemeklerde ve salatalarda kullanılabilir.

– Sızma zeytinyağı eklem iltihabında topikal olarak da kullanılabilir. Ağrıyan alanlara hafifçe masaj yapılması önerilir. Kaslardaki gerginliğin azalmasını sağlar.

2. İltihabı geçiren bitkiler: Zencefil

– Zencefil anti enflamatuar özellikler içerir. İçerisinde bulunan gingerol adlı bir bileşik ile iltihabın kurumasında son derece etkilidir.

– Hem akut ve hem de kronik iltihap için kullanılabilir.

– Aynı zamanda osteoartrit ya da romatoid artrit olan insanlarda ağrı ve şişlikleri hafifletmek için tüketilmesi önerilir.

– Kuru ya da taze zencefil kökünden hazırlanan zencefil çayı gün içerisinde 2 ya da 3 bardak kadar tüketilebilir. Bu bitkisel çay inflamasyonu azaltır.

– Ayrıca iltihap olan alanlara her gün zencefil yağı ile masaj da yapılır.

Not: Zencefil kan inceltici ilaçlar alınıyorsa kullanılmamalıdır.

3. İltihap giderici bitki: Zerdeçal

– Zerdeçal sık kullanılan baharatlar arasındadır. Bu baharat iltihap için kullanılan popüler çözümlerden biridir. İçerisindeki aktif maddesi curcumin ile güçlü anti inflamatuar özelliklere sahiptir.

– İltihabı yatıştırmak için zerdeçal tüketimine ağırlık verilebilir.

– Zerdeçal eklemlerde oluşan iltihabın hafiflemesine yardımcı olurken aynı zamanda artrit ağrıları, kas burkulmaları ve diğer yaralanmalardan kaynaklanan ağrılara da hafifletir.

– Ayrıca zerdeçal çayı da tüketilebilir.

– Biraz zerdeçal bir bardak süte eklenerek tüketilebilir.

– Alternatif olarak zerdeçal tozu ve sıcak susam yağı karıştırılarak hamur haline getirilir. Elde edilen hamur iltihaplı ve şiş alanların üzerine uygulanır. Bir süre bekletilir ve ılık su ile durulanır.

4. İltihap kurutucu bitkiler: Sarımsak

– Sarımsak anti inflamatuar ve antibiyotik özelliklere sahiptir. Bu özellikleri ile iltihabın kurutulmasında son derece etkilidir.

– Ayrıca dört farklı kükürt çeşidi içerir.

– 2 ya da 3 diş çiğ sarımsak günlük olarak tüketilebilir. İnflamasyonu önlemek için aç karna tüketilmesi önerilir.

– Yemeklerde ve salatalarda da sarımsak kullanılabilir.

– İltihap eklemlerde ise biraz sarımsak yağı ile etkilenen alanlar bir süre ovulmalıdır.

5. İltihap söktürücü meyveler: Vişne

– İltihabın yatışmasını sağlayan faydalı besinlerden biri de vişne suyudur. Kas ağrılarını ve iltihaptan kaynaklanan diğer belirtileri hafifletir.

– Uzmanlar, 1,5 bardak vişne tüketilmesini önerir. Her gün düzenli olarak vişne suyu da içilebilir.

Not: Vişne suyunun çok sık tüketilmesi ishale neden olabilir. Bu nedenle dikkatli tüketilmesi önerilir.

6. İltihap söktürücü besinler: Somon balığı

– Omega 3 yağ asitleri açısından zengin olan somon gibi soğuk su balıkları beslenme düzenine dahil edilmelidir.

– Soğuk su balıkları eikosapentaenoik asit (EPA) ve dokosaheksaenoik asit (DHA) içerir. Bu içeriği ile vücuttaki inflamasyonu azaltmaya yardımcı olur.

– Yapılan çalışmalar balık içerisinde bulunan bu yağ asitlerinin sitokinlerin vücuttaki düzeyini azaltmaya yardımcı olduğunu göstermektedir. Sitokinler, iltihabı teşvik eden bileşiklerdir.

– Anti inflamatuar özellikler olan bu besin öğesini içeren soğuk su balıkları pişmiş ya da kızarmış olarak tüketilebilir.

– Her hafta 2 ya da 3 porsiyon somon tüketilmesi önerilmektedir.

– Balık yağı takviyeleri de alınabilir. Ancak takviyeler kullanılmadan önce mutlaka doktora danışılmalıdır.

7. İltihap kurutucu besinler: Tatlı patates

– Tatlı patates de vücutta bulunan iltihabın iyileşmesine yardımcı olabilir. İçerisindeki enzimler sayesinde güçlü anti inflamatuar özellikleri vardır.

– Vitamin C ve E ile karotenoid alfa ve beta içeren tatlı patates iltihaptan kaynaklanan ağrıyı da azaltır.

– Tatlı patates düzenli tüketildiğinde vücutta beyin ve sinir dokusu iltihabını azaltmaya yardımcı olabilir.

– Her gün en az 1 bardak kadar tatlı patates tüketilmesi önerilir. Tatlı patates kızartma ya da haşlama şeklinde tüketilebilir.

8. İltihap giderici gıdalar: Ispanak

– Bu koyu yapraklı yeşil sebze de büyük ölçüde iltihabı azaltmaya yardımcı olur. İltihabı azaltan antioksidanlar ve vitamin E içerir. Bu bileşenler vücutta sitokinler denilen pro-inflamatuar moleküllerin korunmasına yardımcı olur.

– Ayrıca, ıspanak alfa-linolenik asit açısından zengindir. Ağrı ve inflamasyonu azaltan güçlü bir anti inflamatuar ajandır.

– Ispanak özellikle astım iltihabı için önerilir.

– Ispanak yemek olarak tüketilebileceği gibi ıspanak suyu da tüketilebilir.

9. İltihap sökücü besinler: Ceviz

– Ceviz de iltihap ile mücadelede etkilidir. İçerdiği omega 3 yağ asidi ile vücuttaki iltihabı azaltır.

– Yapılan çalışmalarda her gün bir miktar ceviz tüketildiğinde iltihap etkileri önlenmiş olacaktır.

– Cevizin düzenli tüketimi aynı zamanda kalp hastalığı ve artrit gibi kronik hastalıkların önlenmesine yardımcı olur. Kemik sağlığını korur.

– 3 ya da 4 ceviz geceden suda ıslatılır. Ertesi sabah bu karışım ezilir ve atıştırmalık olarak gün içerisinde tüketilir.

10. İltihap önleyici besinler: Yaban mersini

– Yaban mersini de iltihap için etkili bir çözümdür. İçerisinde phytonutrientler, antosiyaninler, hydroxycinnamic asit, hidroksibenzolik asit ve flavanoller bulundurur. Aynı zamanda etkili antioksidanlar içerir ve anti inflamatuar bileşikler vardır.

– Yaban mersini hücrelerin kendini yenilemesine yardımcı olurken iltihabın iyileşme sürecini hızlandırır. Aynı zamanda hücre membranlarının işlevselliğini artırır. Dokularda iltihabi hücrelerin yatışmasını sağlar.

– Aynı zamanda yaban mersini düşük kalori içeriği ile kilo almayı da engeller.

– Yaban mersini düzenli tüketildiğinde artrit riskini azaltır. Aynı zamanda bağırsak iltihabı ve ülseratif kolite karşı koruma sağlar.

– Her gün yaklaşık 1/2 fincan yaban mersini ile güne başlanması önerilir.

– Yaban mersini meyve salatalarına, tahıllara ve fırın ürünlerine de eklenebilir.

İltihap mutlaka tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Tedavi için bitkisel çözümlerin yanı sıra mutlaka doktora danışılması önerilir.

Sistit Nasıl Geçer: Sistite Bitkisel Çözüm

sistite bitkisel çözüm

sistite bitkisel çözüm

Sistit neden olur?

Sistit mesanede oluşan kronik bir enflamatuar hastalıktır. İdrara çıkma sırasında ağrı ve yanmaya neden olur. Sistitin nedenleri şunlardır:

– Mesane duvarında toksik birikmesi

– Zararlı kimyasallar

– Mesane içinde sinir hasarı

Sistit belirtileri:

– Pelvik ağrı; anüs ve vajina arasında acıma hiss

– Karın bölgesinde sandı

– Akıntı

– İdrara çıkarken yanma

– Ağrılı cinsel ilişki.

Sistite ne iyi gelir: Sistit için doğal çözümler

1. Sistite karbonatlı su

– Karbonat sistit için popüler bir çözümdür. Alkali içeriği ile yanma ve ağrıyı azaltır. Aynı zamanda asit düzeyini dengeler.

– Sadece bir bardak su içine 2 çay kaşığı karbonat eklenir ve iyice karıştırılır. Bu karışım günde 4 ya da 5 içilir. Düzenli içildiğinde etkili sonuçlar alınacaktır.

2. Sistite iyi gelen yiyecekler: Probiyotikler:

– Probiyotikler bakteri enfeksiyonlarında son derece etkilidir. Mesanede oluşan ağrı ve yanma hissinin azalmasına yardımcı olur. İçerdikleri yararlı bakteriler ile zararlı bakterilerin ölmesini sağlar.

– Aynı zamanda iltihaplanmayı hafifletir ve mesane içindeki şişlikleri hafifletir.

– Probiyotikler aynı zamanda quercetin denilen bir madde içerir. Bu madde etkili anti inflamatuar özellikler içerir.

– Gün içerisinde bir ya da iki kase yoğurt tüketilebilir. Ayrıca kefir de tercih edilebilir.

3. Sistiti tetikleyen yiyecekler

– Bazı gıdalar sistiti tetikleyebilir. İçerisindeki enzimler ile var olan inflamasyonu çoğaltabilir ve iltihabı artırabilir. Sistiti tetikleyen başlıca besinler şunlardır:

  • Turunçgiller; limon, portakal, greyfurt ve limon suyu
  • Gazlı içecekler; kola ve soda
  • Domates salçası
  • Ketçap ve domatesli makarna sosu
  • Konsantre ya da işlenmiş meyve suyu
  • Alkol tüketimi
  • Yüksek asitli kahve
  • Kızılcık
  • Çikolata
  • Yoğurt
  • Peynir
  • Soğan
  • İşlenmiş et

Bu gıdalarda bir süre uzak durulması önerilir.

4. Sistite faydalı bitkiler: Ispanak:

– Ispanak demir, folat, fosfor ve vitamin E açısından son derece zengindir. Bu bileşenleri ile doğrudan hücrelere enerji sağlar ve bağışıklığı güçlendirir.

– Aynı zamanda ıspanak antioksidan özellikleri ile serbest radikallerin dışarı atılmasını kolaylaştırır. Var olan iltihabı hafifletir.

5. Sistit olanlar ne yemeli: Melatonin:

– Melatonin takviyesi etkili bir antioksidandır. Vücuttaki serbest radikallerin atılmasına yardımcı olur.

– Melatonin mesane astarının tahriş olmasını engeller. Dokuların iyileşmesine yardımcı olur. Aynı zamanda sistit belirtilerini hafifletir.

6. Sistitin bitkisel tedavisi: Kolloidal gümüş

– Kolloidal gümüş etkili bir antioksidandır. Vücutta bulunan zararlı toksinlerin atılmasını sağlar. Sistite neden olan bakterileri öldürür. Enfeksiyonun kontrol altına alınmasını sağlar.

– Aynı zamanda güçlü bir anti inflamatuardır.

– Kolloidal gümüş takviye şeklinde alınır. Ancak bu takviye kullanılmadan önce mutlaka doktora danışılmalıdır.

7. Serrapeptase enzimi:

– Serrapeptase enzimi sistite neden olan iltihabın hafifletilmesine yardımcı olur. Ayrıca etkili ve güçlü anti inflamatuar özelliklere sahiptir.

– Mesane iltihabını etkili şekilde azaltır.

– Mesane sağlığının korunmasına yardımcı olur.

– Bu enzim de takviye olarak alınmaktadır. Doktora danışılmadan kullanılması kesinlikle önerilmez.

Sistiti önlemenin yolları:

– Sistiti önlemek için ayaklar üşütülmemelidir. Özellikle kış aylarında kalın çoraplar tercih edilmelidir.

– Sistitin hızla iyileşmesi için su tüketimi artırılmalıdır. Günde 9 ila 13 bardak su tüketilmesi önerilir. Su tüketimi zararlı toksinlerin dışarı atılmasını kolaylaştırır.

– Suyun yanı sıra taze meyve ve sebze suları ile bitkisel çaylar da tüketilebilir.

Sistit söz konusu olduğunda bitkisel ve doğal çözümler kolaylıkla kullanılabilir. Bu alternatif tedavi şekilleri oldukça etkilidir. Ancak sistitten kaynaklanan belirtiler giderek artıyorsa ya da yanma ve ağrı uzun süredir devam ediyorsa bir doktora gidilmesinde fayda olacaktır. Doktor daha etkili bir tedavi yöntemi izleyebilir.

Damar Tıkanıklığı Nasıl Geçer: Damar Tıkanıklığına Bitkisel Çözümler

damar tıkanıklığına bitkisel çözümler

damar tıkanıklığına bitkisel çözümler

Damar tıkanıklığı neden olur?

Damar ve arter tıkanıklığı ciddi bir sağlık sorunudur. Kan akışının olumsuz etkilenmesine neden olur ve kalp sağlığını tehdit eder. Arter tıkanıklığının temel nedeni bu alanlara plak birikmesidir. Kan akışının kesilmesine neden olan bu durum farklı vücut organları ve dokuları üzerinde büyük hasara yol açabilir. Organlara ve dokulara kan ve oksijen taşınmasını engeller. Tıkanan arterlere pek çok faktör neden olabilir. Aşırı sigara içilmesi, yüksek yağlı beslenme şekli, kilolu olmak, tip 1 ya da tip 2 diyabet, yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol gibi durumlar arter tıkanıklığına neden olabilir. Vücudun farklı bölgelerinde tıkanmış arterlerin olması ise koroner arter hastalığı, karotid arter hastalığı, periferik arter hastalığı ve hatta kalp krizi ya da felce neden olabilir.

Arter tıkanıklığında genelde bir belirti oluşmaz. Ancak bazı durumlarda göğüs ağrısı (angina), nefes darlığı, kalp çarpıntısı, halsizlik, baş dönmesi, işthasızlık, anksiyete, mide bulantısı ve terleme görülebilir. Kimi zaman bacak ağrısı, ayaklarda üşüme ya da uyuşma da oluşmaktadır. Arter tıkanıklığını engellemek ve bu sağlık sorununun belirtilerini hafifletmek için bazı bitkisel çözümler de kullanılabilir.

Damar tıkanıklığına ne iyi gelir: Damar tıkanıklığına doğal çözüm

1. Damar tıkanıklığına iyi gelen yiyecekler: Sarımsak

– Sarımsak tıkanmış arterler için en etkili çözümler arasındadır. Kan dolaşımını hızlandırır ve damarların genişlemesini sağlar.

– Yapılan araştırmalara göre sarımsak aynı zamanda kötü kolesterolü düşürür ve kalp krizi ya da felç riskini azaltır.

– 3 diş sarımsak ince ince doğranır. Süt içerisine eklenerek kaynatılır. Ardından ılınması beklenir ve her gece yatmadan önce tüketilir.

– Yemeklerde, çorbalarda ve salatalarda da bol bol sarımsak tüketilebilir.

2. Damar tıkanıklığına iyi gelen bitkiler: Zerdeçal

– Zerdeçal, kalp sağlığını korumaya yardımcı olurken aynı zamanda tıkalı damarların açılmasını sağlar. İçerisinde curcumin isimli bir madde bulunan zerdeçal kan pıhtılaşmasını ve plak birikimini engeller.

– Aynı zamanda etkili anti enflamatuar ve antioksidan özellikleri vardır.

– Ayrıca, zerdeçal özleri iyi kolesterolü yükseltir kötü kolesterolü düşürür. Kan damarlarını rahatlatır ve kalp krizi ya da felç riskini azaltır.

– 1 çay kaşığı zerdeçal tozu bir bardak ılık süte eklenir. Günde 1 ya da 2 bardak tüketilmesi önerilir.

– Yemeklere ve çorbalara da biraz zerdeçal tozu eklenebilir.

3. Damar tıkanıklığına iyi gelen gıdalar: Acı biber

– Kötü kolesterolün yükselmesini engellemek için acı biber de tüketilebilir. Acı biber içerisinde bulunan kapsaisin maddesi arterlerin tıkanmasını engeller. Aynı zamanda kan akışını artırır ve kalp krizi ya da felç riskini düşürür.

– ½ çay kaşığı acı biber sıcak su dolu bir bardağa eklenir. Bu karışım bir kaç hafta boyunca her gün 2 kez içilir.

4. Damar tıkanıklığını önleyen besinler: Limon

– Limon, C vitamini açısından zengin bir besindir. İçerdiği bileşenler ile kan basıncını artırır ve damar iltihabını azaltmaya yardımcı olan güçlü antioksidan özellikleri vardır.

– Ayrıca, limon arterlerde plak oluşmasını engeller ve kanda oluşan oksidatif hasarı önlemeye yardımcı olur.

– Bir bardak sıcak suya biraz bal ve karabiber tozu ile birlikte 1 adet limon suyu eklenir. Haftada birkaç kez tüketilebilir.

– Alternatif olarak limon kabukları suyun içerisine konarak 20 dakika kadar kaynatılır. Ardından süzülür ve içerisinde biraz da bal eklenerek tüketilir. Bu karışım günde bir kez; haftada 3 ya da 4 kez içilebilir.

5. Damar tıkanıklığını önleyici bitkiler: Zencefil

– Zencefil Tıkanmış arterler için kullanılan başka bir etkili çözümdür. İçerisindeki bileşikler ile kardiyovasküler yarar sağlar.

– Arterlerde plak birikimini önler ve var olan plakların çözülmesine yardımcı olur. Aynı zamanda kötü kolesterolü azaltır

– Her gün 2 ya da 3 bardak kadar zencefil çayı tüketilebilir. Bir fincan sıcak suya 1 çay kaşığı rendelenmiş zencefil eklenir. 5 dakika kadar demlenmesi beklenir.

– Alternatif olarak, boş bir mideye her gün küçük bir parça ham zencefil tüketilebilir.

Not: Zencefil kullanımı mide ekşimesine ya da yanma hissine neden olabilir. Ayrıca safra kesesi sorunları ya da safra taşı olan kişilere önerilmez.

6. Damar tıkanıklığı önleyen bitkiler: Çemen otu tohumu

– Çemen otu tohumu tıkanmış arterlerin tedavisi için de kullanılmaktadır. Bu tohumlar damarların tıkanmasını engellerken aynı zamanda kötü kolesterolü düşürür. Ayrıca, çemen tohumu lif açısından zengindir.

– 1 çay kaşığı .emen tohumu geceden suda ıslatılır. Ertesi sabah aç karna bu tohumlar suyu ile birlikte tüketilir.

– 1 bardak suya 1 çay kaşığı çemen tohumu eklenir. 5 dakika kadar kaynatıldıktan sonra biraz bal eklenerek tüketilir. Günde 1 ya da 2 bardak kadar tüketilmesi önerilir.

– Düzenli olarak birkaç ay yapılmalıdır.

7. Damar tıkanıklığı için ne yapmalı: Kahverengi pirinç

– Kahverengi pirinç de arterleri açmaya yardımcı olurken aynı zamanda kalp krizi riskini azaltır. Kötü kolesterolü düşürür.

– Ayrıca fitosteroller, beta-sitosterol, campesterol, stigmasterol, isoflavonlar ve genel kardiyovasküler sağlığı de etkili mineraller içerir.

8. Damar tıkanıklığı için ne yemeli: Keten tohumu

– Keten tohumu alfa-linolenik asit içerir. Bu içeriği ile kan basıncı ve inflamasyonu azaltmaya yardımcı olur. Damar tıkanıklıklarını hafifletmeye yardımcı olur. Kalp sağlığını korur.

– 2 ya da 4 yemek kaşığı keten tohumu tozu günlük olarak tüketilebilir.

– Keten tohumu çorba ve salatalara de eklenebilir.

9. Damar tıkanıklığına hangi besinler iyi gelir: Nar

– Arterlerde plak birikimini ve kan pıhtılarını engellemek için nar da tüketilebilir. Dolaşım sisteminin korunmasına yardımcı olan etkili antioksidanlar içerir.

– Ayrıca nar kan basıncını düzenleyen kanda nitrik oksit üretimini uyarır.

– 1 ya da 2 taze nar günlük olarak tüketilebilir. Nar suyu da tercih edilebilir.

10. Damar tıkanıklığına pratik çözüm: Egzersiz

– Düzenli fiziksel egzersiz de sert ve tıkanmış arterleri azaltır. Sağlıklı bir beslenme şekli ile birlikte düzenli olarak egzersiz yapılması önerilir.

– Egzersiz aynı zamanda kilo kontrolüne yardımcı olur.

– Aerobik egzersizleri, yürüyüş, koşu, bisiklet gibi aktiviteler yapılabilir.

– Bazı kardiyovasküler egzersizler kalp sağlığını geliştirmek ve arterler temizliğini sağlamak için etkilidir.

– Yoga ve meditasyon gibi teknikler de kullanılabilir.

Damar tıkanıklığını önlemenin yolları:

– Sağlıksız ve işlenmiş gıdalar tüketilmemelidir.

– Sigara bırakılmalıdır.

– Yüksek miktarda alkol alımından kaçınılmalıdır.

– Meditasyon stresi azaltmak için kullanılabilir.

– Portakal, mango, domates, karpuz ve yaban mersini gibi besinlerin tüketilmesi önerilir.

– Damar sertliğini azaltmaya yardımcı olan D vitamini alınmalıdır.

– 2 ya da 3 yemek kaşığı sızma Hindistan cevizi yağının her gün tüketilmesi arterlerde plak birikimini azaltır.

– Kolesterol düzeyleri üzerindeki olumlu etkileri nedeni ile ekstra sızma zeytinyağı tüketilebilir.

– Her hafta en az 2 porsiyon: uskumru, ton balığı, alabalık, ringa balığı ve somon gibi soğuk su balığı yenmelidir.

– Şeker tüketimi sınırlandırılmalıdır.

– Her gün 2 ya da 3 bardak kadar yeşil çay tüketilebilir.

Neem Bitkisi Nelere İyi Gelir: Neem Bitkisinin Faydaları

neem bitkisinin faydaları

neem bitkisinin faydaları

Neem yağı nasıl kullanılır?

Neem, olarak da bilinen hint leylağı birçok sağlık sorununda kullanılmaktadır. Neem bitkisi güçlü anti bakteriyel, anti viral, analjezik, antipiretik, antiseptik, anti mikrobiyal, anti diyabetik, anti fungal, kan arındırıcı ve mikrop öldürücü özelliklere sahiptir. Bu özellikleri ile başta cilt hastalıkları olmak üzere çoğu hastalığın tedavisinde kullanılır. Neem bitkisi kökleri, kabuğu, yaprakları ve meyvesi ya da tohum yağı kullanılabilir.

Neem ağacı faydaları: Neem yağı faydaları

1. Neem yaprağı faydaları: Kepek sorunu için kullanılır.

– Neem bitkisi saç bakımının yanı sıra kepek tedavisinde kullanılır. Saç derisinin yumuşak ve canlı kalmasına yardımcı olur. Ayrıca anti fungal ve anti bakteriyel özellikleri ile saç diplerinde enfeksiyon oluşmasını engeller. Saç diplerinde oluşan kuruluk ve kaşıntının hafiflemesini sağlar.

– Neem yaprakları 4 su bardağı su içine eklenir ve bir süre kaynatılır. Su yeşil olana kadar kaynatılmalıdır. Ardından bu su soğutulur. Saçlar şampuanlandıktan sonra durulama suyu olarak kullanılır. Saç kremi görevi görerek saçların nemli kalmasına yardımcı olur.

– Alternatif olarak neem yaprağı tozu ve yeterli miktarda su karıştırılarak hamur haline getirilir. Elde edilen hamur saç diplerine maske olarak uygulanır. 30 dakika kadar bekletilir ve ardından şampuan ile yıkanır. Bu uygulama haftada 2 ya da 3 kez yapılabilir.

2. Neem yağının faydaları: Cilt sorunlarında etkilidir.

– Cildin sağlıklı ve canlı kalması için de neem bitkisi kullanılmaktadır. Bu bitki özellikle akne, deri döküntüsü, sedef ve egzama gibi cilt sorunlarında kullanılır. Aynı zamanda etkili anti viral, anti bakteriyel ve antiseptik özellikleri vardır.

– Ayrıca, yaralar ve kesiklerde olası enfeksiyonları önler. Cildin kendi kendini yenilemesine yardımcı olurken yaşlılık belirtilerini hafifletir. Antioksidanlar açısından son derece zengindir.

– Her türlü cilt sorunu için biraz taze neem yaprağı hamur haline getirildikten sonra etkilenen alanlara uygulanabilir. Kuruması beklendikten sonra soğuk su ile durulanmalıdır.

– Alternatif olarak 1/3 fincan zeytinyağı ya da Hindistan cevizi yağı ile biraz neem yağı karıştırılarak cilde masaj yapılabilir. Bu işlem cildin daha canlı ve parlak olmasına yardımcı olur.

3. Neem yaprağının saça faydaları: Saçlarda bit sorunu için kullanılır.

– Neem tohumu özü, doğal insektisit özelliği sayesinde saçlarda oluşan bit sorunu için de kullanılmaktadır. Özellikle bit nedeni ile saç derisinde oluşan kaşıntı ve tahrişi hafifletmeye yardımcı olur.

– Bitkisel neem içeren şampuanlar ile saçlarda haftada 2 ya da 3 kez yıkanabilir.

– Alternatif olarak, neem yaprağı ezilerek hamur haline getirilir. Elde edilen hamur saç diplerine uygulanır. Ardından ılık su ile iyice durulanır. Bu işlem haftada 3 kez, 2 ay boyunca yapılmalıdır.

– Saçlara ve kafa derisine saf neem yağı ile bir süre masaj da yapılabilir. Bir saat kadar bekletilir ve ardından şampuan ile saçlar yıkanır.

4. Neem bitkisinin yararları: Ağız sağlığını korur.

– Neem bitkisi ağız sorunlarında da kullanılmaktadır. Özellikle diş eti hastalıklarında son derece etkilidir. Güçlü anti bakteriyel ve anti septik özellikleri ile diş eti iltihabı ve diğer diş eti hastalıklarını engeller. Bu hastalıklara neden olan bakterileri öldürür. Aynı zamanda kötü nefes kokusunu hafifletir.

– Neem yapraklarının suyu sıkılır. Bu su diş ve diş etlerine uygulanarak birkaç dakika bekletilir. Yutulmamalıdır. Bir süre sonra ağız ılık su ile çalkalanır.

– Diş macunu üzerine biraz neem yaprağı tozu da eklenebilir.

5. Neem bitkisi ne işe yarar: Kan temizleyici özellikleri vardır.

– Neem bitkisi kanı temizler. Etkili detoks aracıdır. Kanı arıtarak vücuttaki zararlı toksinlerin dışarı atılmasına yardımcı olur. Vücuttaki her hücreye giden oksijen miktarını artırır.

– Neem bitkisi böbrekler ve karaciğer gibi önemli vücut organlarının çalışmasını artırır. Ayrıca, sağlıklı dolaşım, solunum, sindirim ve üriner sistemleri korumaya yardımcı olur.

– Yarım çay kaşığı neem yaprağı tozu birkaç hafta boyunca her gün biraz bal ile karıştırılarak aç karna tüketilebilir.

– Neem çayı da gün içerisinde az miktarda tüketilebilir.

6. Neem bitkisi neye yarar: Diyabet belirtilerini kontrol eder.

– Yapılan çalışmalara göre neem bitkisi kanda şeker oranını kontrol altına almaya yardımcı olur. Diyabet belirtilerini hafifletir.

– Neem yaprağı özü, kan şekeri düzeyleri üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir. Diyabetik insanlarda insülin gereksinimlerini azaltan bazı bileşikleri içerir.

– Diyabet gelişimi riski taşıyan kişilere her gün aç karnına 4 ya da 5 neem yaprağı çiğnenmesi önerilir.

7. Neem bitkisi neye faydalı: Bağırsak solucanlarını engeller.

– Neem bitkisi aynı zamanda anti paraziter özellikler içerir. Bağırsakların iyileşmesine yardımcı olur.

– Birkaç neem yaprağı aç karnına çiğnenebilir. Her gün 1 ya da 2 bardak neem çayı da tüketilebilir.

8. Artrit ağrılarını hafifletir.

– Neem bitkisi artrit, osteoartrit ve romatoid artrit gibi eklem hastalıklarından kaynaklanan ağrıların hafiflemesine yardımcı olur.

– Eklemlerde var olan iltihabı azaltır ve inflamasyon ile şişlikleri hafifletir.

– Bir avuç neem yaprağı 1 bardak su içerisinde kaynatılır. Süzülür ve soğuması beklenir. Bu karışım günde iki kez artrit ağrılarından kurtulmak için içilir. Bir ay boyunca düzenli kullanılması önerilir.

– Eklemlere biraz neem yağı ile masaj da yapılabilir.

9. Tırnak sorunlarında etkilidir.

– Neem bitkisi tırnakların parçalanmasını ve kırılmasını engeller. Tırnak yapısını güçlendirmeye yardımcı olur.

– Aynı zamanda etkili anti septik ve anti fungal özellikleri ile mantar sorunlarında da son derece etkilidir.

– Özellikle aya tırnağında oluşan mantar tedavisi için 1 ay boyunca tırnaklara neem yağı uygulanması önerilir. Uygulama her gün 1 kez yapılabilir.

– Tırnak yeme sorunu için de neem yağı kullanılabilir. Bu yağ acı bir tada sahiptir. Tırnaklara sürüldüğünde tırnak yeme alışkanlığından kurtulmaya yardımcı olabilir.

10. Kanser önleyici özellikleri vardır.

– Yapılan araştırmalara göre neem tohumları, yaprakları ve çiçek özleri kanser önleyici özellikler içerir. Özellikle rahim ağzı ve prostat kanserinde etkilidir. Aynı zamanda kemoterapi tedavisinin etkilerini önleyici etkileri vardır.

– Çeşitli bileşenler içeren neem yaprağı antioksidanlar açısından son derece zengindir. Bu nedenle kanser tedavisinde etkilidir.

– Neem bitkisi bağışıklık sistemini güçlendirir. Aynı zamanda vücutta oluşan iltihabın azalmasına yardımcı olur. Vücutta var olan serbest radikallerin ve zararlı toksinlerin dışarı atılmasını sağlar. Hormonal aktiviteleri engeller ve hücre bölünmesini önler.

Neem bitkisinin herhangi bir türü bitkisel çözüm olarak kullanılmadan önce mutlaka doktora danışılmalıdır.

Uyarılar:

– Neem bitkisi gerekli dozlarda kullanılmalıdır. Sık ve yüksek dozajlı kullanımları nadir de olsa bazı yan etkilere neden olabilir.

– Bu bitki bebeklere ve küçük çocuklara verilmemelidir.

– Neem bitkisi hamile ve emziren kadınlar için de güvenli olmayabilir. Neem yağı topikal olarak kullanılmadan önce doktora danışılmalıdır.

Kış İçin Cilt Bakım Önerileri: Kışın Cilt Bakımı

kışın cilt bakımı

kışın cilt bakımı

Kışın cilt bakımı nasıl yapılır?

Kış aylarında cilt nemini kaybeder ve hızla kurur. Diğer mevsimlere oranla kış aylarında cilde daha iyi bakım yapılması gerekir. Aksi halde ciltte kuruluk ve çatlaklar oluşabilir.

Kışın cildi nasıl koruruz: Kışın cilt bakımı nasıl olmalı?

1. Kışın kuru cilt bakımı: Kışın cildi nemlendirmek:

– Cilt kuruluğunu önlemek için sık sık nemlendirici kullanılması önerilir. Gün içerisinde birkaç kez kullanılabilir.

– Nemlendirici seçiminde su oranı yüksek olan ürünlerin tercih edilmesine özen gösterilmelidir.

– İçerisinde gliserin, sorbitol ve hyalüronik asit bulunan nemlendiriciler kullanılabilir. Bu ürünlerin cilt altında kan dolaşımını hızlandırır. Hücrelere giden oksijen miktarının artmasını sağlar.

– Cildi nemlendirmek için bal gibi bitkisel çözümler kullanılabilir.

– Sıcak ve nemli cilt üzerine uygulandığında nemlendirici kremler cilt tarafından daha iyi emilir.

2. Kışın doğal cilt bakımı: Kışın kuruyan cilde bakım:

– Cildi nemlendirmek için bazı yağlar kullanılabilir. Yağ uygulamaları cilt yapısını beslerken aynı zamanda gözeneklerin temizlenmesine de yardımcı olur.

– Nemlendirici olarak özellikle zeytinyağı, avokado yağı, çuha çiçeği yağı gibi yağlar kullanılabilir.

– Biberiye yağı ve jojoba yağı ise kan dolaşımını artırmaya yardımcı olur.

– Eğer ciltte kuruluk nedeni ile kaşıntı oluşuyorsa lavanta yağı ya da çay ağacı yağı kullanılabilir.

3. Kışın cildimizi nasıl koruruz: Temizleyiciler:

– Glikolik asit, salisilik asit gibi içerikleri olan cilt temizleme malzemeleri kullanılabilir. Bu tür ürünler cildi yumuşatırken aynı zamanda cilt yapısını besler.

– Cilt temizleme jelleri ve losyonları düzenli olarak her sabah ve her akşam uygulanabilir. Cilt temizlendikten sonra etkili bir nemlendirici kullanılmalıdır.

– Cilt yıkanırken sıcak su yerine soğuk su kullanılmalıdır. Sıcak su gözeneklerin açılmasına neden olurken soğuk su bir büzücü gibi çalışır ve cildin sıkılaşmasını sağlar.

– Cildi temizlemek için süt, bir damla zeytinyağı ya da badem yağı karıştırılarak kullanılabilir. Bu malzemeler banyo suyuna da eklenebilir. Bu su içerisinde 30 dakika kadar beklenmesi önerilir. Ardından normal su ile durulanır. Bu işlem cildin daha yumuşak ve nemli kalmasını sağlar.

4. Kışın ellerin bakımı:

– Eller en sık kuruyan cilt alanlarıdır. Elleri yıkamak için ılık su kullanılması önerilir. Bitkisel bir sabun kullanılmalıdır.

– Eller yıkandıktan sonra nemlendirici krem uygulanmalıdır.

– Kış aylarında dışarı çıkarken mutlaka ince pamuklu eldiven kullanılması önerilir. Yün eldiven cildin soğuktan tahriş olmasını önler. Aynı zamanda cilt çatlaklarının oluşmasını engeller.

5. Kışın ayak bakımı:

– Ayaklar gün içerisinde sık sık ılık su ile yıkanmalıdır. Ardından ayaklara ince bir tabaka halinde bir nemlendirici uygulanmalıdır.

– Topuklar haftada en az 3 kez ponza taşı ile fırçalanabilir.

– Kullanılan çorapların pamuklu olması önerilir. Naylon çoraplar ayakların terlemesine ve mantar enfeksiyonlarına neden olabilir.

6. Kışın dudak bakımı:

– Dudaklara düzenli olarak bakım yapılması önerilir. Aloe vera jel ya da salatalık özü içeren dudak kremleri ve dudak balmları kullanılabilir.

7. Kışın güneş kremi kullanılmalı mı?

– Kışın da güneş ışığı cilde zarar verebilir. Bu nedenle her mevsimde düzenli olarak güneş kremi kullanılması önerilir.

8. Hava nemlendiriciler

– Evde hava nemlendiriciler kullanılabilir. Bu nemlendiriciler havayı temizler ve havada nemin korunmasını sağlar.

– Bu şekilde cilt kuruluğunun önüne geçilebilir.

9. Kışın cilde iyi gelen besinler ile sağlıklı ve dengeli beslenme

– İçerisinde omega 3 yağ asidi bulunan balık, ceviz ve zeytinyağı gibi besinlerin tüketimi artırılmalıdır.

– Turunçgiller; özellikle portakal ve limon tüketilmelidir.

10. Bol su tüketimi

– Günde 2 buçuk ya da 3 litre kadar su tüketilmesi önerilir. Su tüketiminin ve sıvı alımının artırılması cildin kaybettiği nemi kazanmasına yardımcı olur.

Kışın Cilt Bakımı Nasıl Yapılır: Kış İçin Cilt Bakımı

kış için cilt bakımı

kış için cilt bakımı

Kışın cilt bakımı nasıl olmalı?

Kışın soğuk havalarda cilt çok daha çabuk yıpranır. Ciltte kuruluk ve matlaşma görülebilir. Ayrıca kuruyan ciltte çatlaklar ve tahriş de görülebilir. Kışın dış etkenlerin cilde zarar vermesini engellemek için bazı bakım ürünleri kullanılmalıdır.

1. Kışın kuru cilt bakımı: Ev yapımı peeling yöntemleri:

– Cilde düzenli olarak peeling uygulanmalıdır. Bu işlem ciltteki ölü deri hücrelerinin ve kirin arınmasını sağlar.

– Doğal peeling için bir fincan ayçiçeği çekirdeği ya da keten tohumu ezilerek toz haline getirilir. İçerisine yarım fincan da taze krema eklenir. İyice karıştırılır.

– Bu karışım cilde uygulanır ve hafifçe yumuşak bir fırça ile fırçalanır. Cilde bir süre masaj yapılır ve ardından ılık su ile durulanır.

– Ardından iyice kurulanır ve bir nemlendirici uygulanır.

2. Kışın doğal cilt bakımı: Tüm cilt tipleri için nemlendirici maske:

– Cildin kurumaması için sık sık nemlendirilmesi gerekir. Cilt nemlendirici kremlerin yanı sıra bitkisel nemlendiriciler de uygulanabilir.

– Bir adet papaya ezilerek püre haline getirilir. Ardından içerisine 1 çay kaşığı zeytinyağı eklenir. Elde edilen karışım tüm yüz ve boyun bölgesine uygulanır.

– Karışım ciltte yaklaşık 20 dakika kadar bekletildikten sonra ılık su ile yıkanır.

– Uygulamanın ardından cilde biraz bebek losyonu uygulanması önerilir.

3. Kışın evde cilt bakımı: Cilt toniği kullanımı:

– Cilt temizliği ve nemlendirme işlemlerinin yanı sıra tonik kullanımına da özen gösterilmelidir.

– Kışın alkol içeriği olmaya ve cildi kurutmayan toniklerin kullanılması önerilir.

– Bitkisel tonikler kullanılabilir. Bunun için en iyi malzeme aloe vera jeldir.

– Yarım fincan aloe vera jel biraz su ile karıştırılır. İçerisine tercih edilen herhangi bir uçucu yağdan 8 ya da 10 damla eklenir. Özellikle sardunya yağı, gül yağı, papatya yağı, lavanta yağı, biberiye yağı, tatlı portakal yağı, zencefil yağı ya da yasemin yağı kullanılabilir.

– Karışım iyice çalkalanır. Bir pamuk topağı yardımı ile cilde uygulanır. Sprey şişesine konarak da kullanılabilir.

4. Kış için cilt maskeleri: Çikolata maskesi kullanımı:

– Çikolata ve kakao cilt bakımında kullanılan çözümler arasındadır.

– Özellikle bitter çikolata her gün az miktarda tüketilebilir.

– Bitter çikolata içerisindeki kakao antioksidanlar açısından son derece zengindir. Bu antioksidanlar cilt hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olurken aynı zamanda ciltte bulunan serbest radikallerin arınmasını sağlar.

– Ayrıca kakao içerdiği flavanoller ile cilt dehidratasyonunu teşvik eder. Bu şekilde cildin daha sağlıklı ve canlı görünmesini sağlar. Kakao kan dolaşımını hızlandırır ve cildin daha fazla oksijen almasını sağlar.

– Kakao aynı zamanda cildin daha pürüzsüz ve yumuşak kalmasına yardımcı olur. Cildi güneşin zararlı etkilerine karşı korur.

– Ayrıca, yüksek vitamin A ve B 12, D ve E vitamini ile cildin beslenmesine yardımcı olur. Cilt dokularının gelişmesini destekler ve aynı zamanda vücutta kalsiyum emilimine yardımcı olur.

– Çikolata maskesi hazırlamak için şu adımlar izlenebilir:

Gerekli malzemeler:

  • 1/3 fincan kakao tozu
  • 3 çay kaşığı yulaf
  • ¼ fincan bal
  • 2 yemek kaşığı ekşi krema ya da sade yoğurt

Yapılışı:

Tüm malzemeler iyice karıştırılır. Cilde maske olarak uygulanır. 5 ya da 10 dakika ciltte bekletilir ve ardından ılık su ile yıkanır. Haftada 1 ya da 2 kez düzenli uygulanması önerilir.

5. Kışın cilde iyi gelen besinler:

– Demir, bakır, mangan, çinko ve magnezyum gibi mineraller içeren besinlerin tüketimine ağırlık verilmelidir. Bu besinler cildin gelişmesine yardımcı olur.

– Aynı zamanda hasarlı hücreleri onarır ve yeni hücrelerin oluşmasını destekler.

Cildi Beyazlatmak İçin Neler Yapılmalı: Cilt Beyazlatan Doğal Maskeler

cilt beyazlatan doğal maskeler

cilt beyazlatan doğal maskeler

Cildi beyazlatma yöntemi:

Cildi beyazlatmak için kimyasal peeling ve kozmetik ürün kullanımının yanı sıra doğal çözümler de kullanılabilir. Doğal cilt maskeleri cildin kısa süre içerisinde beyazlamasına yardımcı olur.

Cildi beyazlatmanın yolları: Cilt beyazlatan maske tarifleri

Cilt beyazlatan limon maskesi

Gerekli malzemeler:

– 1 yemek kaşığı bal

– 1 ½ yemek kaşığı herhangi bir nemlendirici krem

– 1 yemek kaşığı limon suyu

Yapılışı:

– Bir kasede tüm malzemeler iyice karıştırılır. Bu karışım hamur halinde getirildikten sonra cilde uygulanır. Ciltte yaklaşık 15 dakika kadar bekletilir ve ardından ılık su ile durulanır.

Cilt beyazlatma süt maskesi

Gerekli malzemeler:

– 2 küçük papaya dilimi

– Yeterli miktarda süt

Yapılışı:

– Olgun taze papaya dilimleri ezilir. İçerisine süt eklenerek karıştırılır. Elde edilen hamur cilde uygulanır. Ciltte yaklaşık 10 dakika kadar bekletilir. Ardından cilt soğuk su ile durulanır.

Cilt beyazlatma için pirinç unu maskesi:

Gerekli malzemeler:

– 1 yemek kaşığı un

– 5 adet badem

Yapılışı:

– Bademler geceden suda ıslatılır. Ertesi sabah bu bademler ezilir. Ardından içerisine biraz un eklenerek hamur haline getirilir. Elde edilen hamur cilde ve boyun bölgesine uygulanır. Yaklaşık 10 dakika kadar ciltte bekletildikten sonra cilt soğuk su ile yıkanır.

Cilt beyazlatma yöntemleri: Zerdeçal maskesi

Gerekli malzemeler:

– 1 çorba kaşığı limon suyu

– 1 yemek kaşığı zerdeçal tozu

– 1 yemek kaşığı gül suyu

Yapılışı:

– Limon suyu, doğal bir cilt beyazlatıcıdır. Bu nedenle son derece etkilidir.

– Tüm malzemeler iyice karıştırılır. Bu karışım cilde uygulanır ve 10 dakika kadar ciltte bekletilir. Ardından soğuk su ile durulanır.

Cilt beyazlatma maskesi:

Gerekli malzemeler:

– 2 yemek kaşığı portakal kabuğu tozu

– 1 yemek kaşığı lor

– 1 yemek kaşığı limon suyu

Yapılışı:

– Portakal kabuğu tozu, lor ve limon suyu iyice karıştırılır. Bu karışım cilde eşit oranda uygulanır. Yaklaşık 10 dakika kadar ciltte bekletilir. Ardından cilt soğuk su ile durulanır.

Cildi beyazlatan maske:

Gerekli malzemeler:

– 2 yemek kaşığı salatalık suyu

– 2 çorba kaşığı aloe vera jel

Yapılışı:

– Her iki malzeme iyice karıştırılır. Bu karışım cilde uygulanır ve 20 dakika kadar ciltte bekletilir. Ilık su ile yıkanır. Bu maske cildin yatışmasına da yardımcı olur.

Cilt beyazlatmak için domates maskesi

Gerekli malzemeler:

– 2 adet domates

– 1 fincan lor

Yapılışı:

– Domatesler püre haline getirilir. Elde edilen domates püresinin posası atılır. Kalan karışıma lor eklenir. İyice karıştırıldıktan sonra cilde uygulanır. Ciltte 15 dakika kadar bekletilir. Ardından cilt ılık su ile yıkanır. Bu maske aynı zamanda cilt yapısının iyileşmesine yardımcı olur.

Cilt beyazlatıcı maske:

Gerekli malzemeler:

– 2 çorba kaşığı bal

– 2 çorba kaşığı limon suyu

Yapılışı:

– Her iki malzeme iyice karıştırılır. İçerisine biraz süt tozu ve badem yağı da eklenebilir. Elde edilen karışım cilde uygulanır. Ardından kuruması beklenir ve cilt ılık su ile yıkanır. Düzenli uygulandığında etkili sonuçlar alınacaktır.

– Bu maske cilt tonunu dengeler ve etkili bir nemlendiricidir. Özellikle kuru ve koyu ciltlere önerilir.

Cilt beyazlatmak için pirinç maskesi

Gerekli malzemeler:

– 1 fincan sert ve pişmemiş pirinç tanesi

– 1 fincan süt

– 2 su bardağı ılık su

Yapılışı:

– Tüm malzemeler karıştırılır. Hamur haline getirilir ve cilde uygulanır. Ciltte yaklaşık 30 dakika kadar bekletilir. Daha sonra su ile yıkanır.

– Pirinç ciltteki tahrişi hafifletirken aynı zamanda etkili antioksidanlar içerir. Cildin kendi kendini onarmasına yardımcı olur.

Cildi beyazlatan bitkiler: Meyan kökü:

– Meyan kökü cilt beyazlatmada kullanılan etkili çözümler arasındadır. Cilt tonunun dengelenmesine yardımcı olur. Meyan kökü özü, gözlerin altında oluşan koyu halkaların giderilmesinde de etkilidir.

Cilt Tonunu Dengeleyen Maske: Cilt Tonu Dengeleyici Maske

cilt tonu dengeleyici maske

cilt tonu dengeleyici maske

Cilt tonunu eşitleyen maskeler şunlardır:

Cilt tonu nasıl eşitlenir?

1. Cilt tonunu eşitlemek için maske: Limon suyu, gül suyu ve salatalık suyu cilt maskesi:

– Ciltte oluşan renk dengesizliklerini hafifletmek için tüm bu malzemeler son derece etkilidir. Cildin renginin açılmasına yardımcı olur.

– Bir kapta eşit miktarda gül suyu, limon suyu ve salatalık suyu karıştırılır. Bu karışım tüm yüz ve boyun bölgesine uygulanır. Ciltte yaklaşık 15 dakika kadar bekletilir. Ardından ılık su ile durulanır.

– Limon suyu soğutma etkisi gösterirken gül suyu ve salatalık suyu cildi besler ve güçlendirir. Aynı zamanda cildin temizlenmesine yardımcı olur.

2. Cilt tonunu dengeleyen maske: Bal ve limon suyu cilt maskesi:

– Bir kapta bir yarım limon suyu ve 1 çorba kaşığı bal iyice karıştırılır. Bu karışım tüm yüze ve boyun alanlarına eşit olarak uygulanır. Yaklaşık 20 dakika kadar ciltte bekletilir. Ciltte kuruması beklenir. Ardından ılık su ile durulanır.

– Limon doğal ağartma özellikleri olan bir besindir. Bu nedenle cilt tonunu dengelemeye yardımcı olur. Bal ise cildi yatıştırır ve cildi nemlendirir. Aynı zamanda cilde parlaklık ve canlılık verir.

3. Cilt tonunu düzgünleştirici maske: Hindistan cevizi suyu cilt maskesi:

– Hindistan cevizi suyu sadece susuzluğunu gidermek için değil aynı zamanda cilt tonunu dengelemek için kullanılır. Ciltte koyu lekelerin oluşmasını engeller ve var olan lekeleri hafifletir.

– Ayrıca güneşin zararlı etkileri ile başa çıkmaya yardımcı olur.

– Hindistan cevizi suyu cilt üzerine düzenli olarak uygulandığında etkili sonuçlar alınacaktır. Cildin renk tonunu korur ve cilt yapısını nemlendirir.

4. Cilt rengini eşitlemek için maske: Domates püresi, limon suyu ve yoğurt cilt maskesi:

– 2 çorba kaşığı domates püresi, 1 çorba kaşığı yoğurt ve biraz limon suyu ile karıştırılır. Bu karışım ciltte etkilenen bölgelere uygulanır ve yaklaşık 25 ya da 30 dakika kadar ciltte bekletilir. Ardından ılık su ile yıkanır.

– Bu maske pigmentasyon sorunlarında son derece etkilidir. Aynı zamanda siyah noktaların tedavisinde kullanılmaktadır.

– Eğer domates püresi kaşıntıya neden oluyorsa biraz su ile seyreltilebilir. Kaşıntı yoğunsa bu maskenin kullanılmaması önerilir.

5. Cilt rengini dengeleyici maske: Zerdeçal ve limon suyu cilt maskesi:

– 4 çorba kaşığı limon suyu ve 1 çorba kaşığı zerdeçal tozu bir kasede karıştırılır. Hamur halinde getirildikten sonra cilde ve boyun bölgesine uygulanır. Ardından 30 dakika kadar kuruması beklenir ve ılık su ile durulanır.

– Limon etkili bir beyazlatıcıdır. Zerdeçal ise anti bakteriyel özelliklerinin yanı sıra kırışıklık karşıtı ve anti enflamatuar etki gösterir.

6. Cilt rengini dengeleyen maske: Tohum ve yağların mükemmel kombinasyonu:

– 4 yemek kaşığı susam tohumu yağı, 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ve 1 tatlı kaşığı badem yağı karıştırılır. Bu karışım cilde uygulanır ve ciltte yaklaşık 20 dakika kadar bekletilir. Ardından ılık su ile yıkanır.

– Uygulama sırasında cilt hafifçe fırçalanabilir. Bu işlem ciltteki ölü deri hücrelerinin ve kirin arınmasına yardımcı olur.

7. Cilt rengini dengelemek için maske: Papaya ve süt cilt maskesi:

– Papaya püre haline getirilir. İçerisine biraz süt eklenerek hamur halinde getirilir. Elde edilen hamur ciltte sorun olan alanlara uygulanır. Kuruması beklendikten sonra cilt soğuk su ile yıkanır.

– Süt de cilt tonunu dengelemeye yardımcı olan besinler arasındadır.

8. Cilt rengini düzenleyen maske: Patates cilt maskesi:

– Patates de ciltteki koyu lekeler için son derece etkilidir.

– Patates dilimleri ile cilt bir süre ovulabilir. Birkaç dakika beklenir ve ardından cilt ılık su ile durulanır.

– Patates dilimleri yerine patates suyu da kullanılabilir.

Cilt rengini düzenleyici maskeler:

– Cildin renk tonunu korumak için şu malzemeler de kullanılabilir; aloe vera jeli, zerdeçal, safran, sandal ağacı, limon, salatalık suyu, buğday tohumu yağı, badem yağı, susam yağı.