Badem Nelere İyi Gelir: Bademin Faydaları

bademin faydaları

bademin faydaları

Badem ne işe yarar?

Badem; cilt, sindirim sistemi ve kolesterol seviyesini kontrol altında tutmaya yardımcı olan harika bir besindir. Yan etkileri olmadan doğal bir şekilde cildi besler. Badem, kanser gibi tehlikeli hastalıkların önlenmesinde de etkilidir. Cildin daha pürüzsüz ve yumuşak kalmasını sağlar. Özellikle badem yağı cilt sorunlarında en sık kullanılan çözümlerden biridir. Zengin protein ve lif içeriği ile cildin gelişmesine yardımcı olur.

Bademin yararları: Bademin cilde faydaları

Cilt yapısını koruyan badem cilde bakım kürü ya da maske olarak uygulanabilir.

Bademli cilt maskesi

Gerekli malzemeler:

– Yarım fincan badem

– 1 yemek kaşığı bal

– 2 yemek kaşığı limon suyu

– Aldığı kadar su

Yapılışı:

– Yarım fincan badem 2 ya da 3 saat kadar suda ıslatılır. Bir süre sonra ezilerek hamur haline getirilir. Bu karışım cilde uygulanır. Bir süre ciltte bekletilir ve ardından ılık su ile cilt durulanır.

Badem maskesinin faydaları:

– Badem maskesi ciltteki ölü deri hücrelerin ve kirin arınmasına yardımcı olur. Aynı zamanda cilt yapısını besler. Cildin daha parlak ve canlı görünmesine yardımcı olur. Cildin daha genç görünmesini sağlar.

Badem cilde faydaları: Badem ve süt maskesi

Gerekli malzemeler:

– 7 adet badem

– 2 çorba kaşığı süt

– Alabildiğinde su

Yapılışı:

– 2 ya da 3 saat bademler suda bekletilir. Ardından ezilir ve hamur haline getirilir. Cilde ekstra parlaklık vermesi için içerisine 2 yemek kaşığı da süt eklenir. Elde edilen karışım cilde maske olarak uygulanır. Bir süre bekletilir ve ardından ılık su ile durulanır.

Badem yüz maskesi:

Badem yüz maskesi ölü derilerin giderilmesine yardımcı olurken aynı zamanda cilt kuruluğunu da engeller. Ayrıca yüz ve boyun bölgesindeki aknelerin kurumasına da yardımcı olur.

Gerekli malzemeler:

– 1 yemek kaşığı badem tozu

– 1 adet yumurta akı

– 1 yemek kaşığı limon suyu

Yapılışı:

– Tüm bu malzemeler iyice karıştırılır. Elde edilen karışım cilde uygulanır. Yaklaşık 20 dakika kadar ciltte bekletilir. Ardından cilt soğuk su ile durulanır.

Göz altı morluklarına badem yağı:

– Badem yağı göz altında oluşan koyu halkaların kontrol altına alınmasına yardımcı olur. Göz altındaki deriye masaj yapmak için badem yağı birkaç damla kadar kullanılabilir. Düzenli kullanıldığında 2 hafta içinde olumlu sonuçlar gözlenir.

Badem yağı ile peeling

Gerekli malzemeler:

–  2 yemek kaşığı badem yağı

– Şeker

Yapılışı:

– Badem yağı ve şeker karıştırılır. Bu karışım ile cilde 5-6 dakika kadar parmak uçları ile masaj yapılır. Ardından cilt normal su ile yıkanır.

– Bu uygulama cildin daha parlak ve canlı kalmasına yardımcı olur. Aynı zamanda ciltteki stresin atılmasını sağlar.

Bademin saça faydaları: Bademli saç maskesi

– Badem saç sağlığı için de kullanılan çözümler arasındadır. Saçların daha parlak ve canlı olmasını sağlarken aynı zamanda saç derisindeki dökülmeyi engeller.

Gerekli malzemeler:

– 1 fincan badem tozu

– 1/2 fincan yoğurt

– 1 yemek kaşığı çemen otu tohumu tozu

– 1 adet yumurta akı

Yapılışı:

– Bir kasede tüm malzemeler iyice karıştırılır. Karışım saç diplerine masaj yaparak uygulanır.

Badem yemenin faydaları:

– Badem düzenli tüketildiğinde sindirim sisteminin gelişmesine yardımcı olur. Aynı zamanda solunum bozuklukları belirtilerini de hafifletir. Hafıza gücünü korur ve kolesterol düzeylerini kontrol altına alır. Şeker hastalığı için önerilir. Kilo vermeye da yardımcı olan besinler arasındadır. Her gün düzenli olarak 23 adet badem tüketilebilir. Daha fazlası kilo alınmasına neden olabileceği için önerilmez.

1200 Kalorilik Diyetle Kaç Kilo Verilir: 1200 Kalorilik Diyet

1200 kalorilik diyet

1200 kalorilik diyet

1200 kalorilik diyet ile kaç kilo verilir?

1200 kalorilik diyetle ayda 4 ila 5 kilo kadar verilebilir. Bu diyet şu şekildedir:

1200 kalori diyet listesi: 1200 kalorilik beslenme programı

1.Gün

Kahvaltı

  • 3/4 su bardağı kepek gevreği, 1 muz, 1 bardak yağsız süt

Öğle yemeği

  • Sandviç: 1 mini kepekli ekmek, az miktar tavuk eti, yarım közlenmiş biber, 1 tatlı kaşığı ışık mayonez, hardal, marul ile
  • 1 parça yağsız mozzarella peyniri
  • 2 kivi

Akşam yemeği

  • Az miktarda ton balığı ızgara, 2 yemek kaşığı rendelenmiş parmesan peyniri ile
  • 2 küçük domates
  • 1 bardak pişmiş kuskus
  • 1 su bardağı haşlanmış brokoli
  • 1 bardak yağsız puding

2.Gün

Kahvaltı

  • 1 su bardağı dondurulmuş çilek, yarım muz ve 1 bardak yağsız süt karışımı
  • 1/2 yağsız çörek

Öğle yemeği

  • 1 su bardağı vejetaryen sebze çorbası
  • 1 vejetaryen burger ile marul ve salça karışımı ile kepekli ekmekten sandviç
  • 1 kase hafif yoğurt
  • 15 üzüm

Akşam yemeği

  • Barbekü tavuk: Kemiksiz, derisiz göğüs ızgara, barbekü sos ile
  • 1/2 fincan vejetaryen pişmiş fasulye
  • 3 küçük haşlanmış patates, 1 çay kaşığı margarin ve bir tutam dereotu ile

1200 kalori diyet programı:

3.Gün

Kahvaltı

  • Yulaf ezmesi: 1/2 su bardağı yulaf ile 3/4 su bardağı yağsız süt; içerisine 1/2 elma püresi ve 1 çay kaşığı bal ile bir tutam tarçın eklenebilir

Öğle yemeği

  • Tavuk salatası: Rendelenmiş derisiz tavuk göğüs eti ızgara, 1/4 fincan dilimlenmiş kırmızı üzüm, 1 çorba kaşığı badem, 1 çorba kaşığı yağsız mayonez ve 1 yemek kaşığı yağsız ekşi krema. Marul üzerinde servis yapılabilir.
  • 1 muz

Akşam yemeği

  • Az miktarda buğulanmış karides, 3 yemek kaşığı salça ve 1 yemek kaşığı yağsız ekşi krema ile
  • 1 fırında patates
  • 3 su bardağı ıspanak, haşlanmış
  • 1 az yağlı dondurulmuş çikolata bar

4.Gün

Kahvaltı

  • 1/2 yağsız çörek, 1/2 küçük ve rendelenmiş elma, bir kibrit kutusu kadar düşük yağlı peynir
  • 1 kase sade yoğurt, 1 yemek kaşığı toz haline getirilmiş badem ile

Öğle yemeği

  • 1 su bardağı domates çorbası
  • Sandviç: 1 mini kepekli ekmeğe ince dilimlenmiş sığır eti, 1 çay kaşığı hardal, domates dilimleri ve marul ile
  • 1 su bardağı çiğ sebze
  • 1 armut

Akşam yemeği

  • Az miktarda haşlanmış somon balığı
  • Lahana salatası: 1/4 bardak lahana salatası, 2 adet dilimlenmiş yeşil soğan, 2 yemek kaşığı yağsız sos ile
  • 3/4 bardak pişmiş kahverengi pirinç suyu
  • 1/2 su bardağı ananas parçası

5.Gün

Kahvaltı

  • 1 su bardağı yulaf gevreği, 2 bardak yağsız süt, 1/2 su bardağı çilek, 1 çorba kaşığı tatlı badem

Öğle yemeği

  • 1/4 fincan yağsız kızartılmış fasulye, 1 küçük tam buğdaylı tortilla, rendelenmiş düşük yağlı peynir serperek
  • 1/2 su bardağı az yağlı süzme peyniri, 1/2 fincan mandalina
  • Salatalık

Akşam yemeği

  • Az miktarda kavrulmuş tavuk eti bonfile
  • 1 bardak pişmiş kabak püresi ve bir tutam tarçın
  • 2-3 bardak yeşil salata, 2 yemek kaşığı yağsız sos ile
  • 1/2 su bardağı yağsız sade yoğurt

6.Gün

Kahvaltı

  • 1 adet az yağlı waffle, 1 çorba kaşığı fıstık ezmesi ve 1/2 dilimlenmiş muz ile
  • 2 bardak yağsız süt

Öğle yemeği

  • 1 mini kepekli ekmek ile somon balığı sandviçi
  • 10 küçük havuç
  • 1 kase yoğurt, 1/2 muz ile

Akşam yemeği

  • 3/4 bardak kahverengi pirinç; 1/2 fincan mısır; 2 dilimlenmiş hindi sosis ile
  • 3 su bardağı ıspanak, haşlanmış
  • 1 orta boy elma

7.Gün

Kahvaltı

  • 1/2 kepekli ekmek, düşük yağlı peynir, dilimlenmiş 1 adet domates dilimi; 1/2 bardak haşlanmış ıspanak ve 1 haşlanmış yumurta
  • 1 greyfurt

Öğle yemeği

  • Siyah fasulye salatası: 1/2 bardak konserve fasulye, 1/2 fincan mandalina parçası ve doğranmış kırmızı biber, kırmızı soğan, 1 tatlı kaşığı sirke ile
  • 1 adet mini kepekli pide
  • 1 armut

Akşam yemeği

  • Tavuk kanat ızgara
  • 1 adet fırında patates
  • 1 su bardağı haşlanmış kabak suyu
  • 1/2 su bardağı ananas

Hamilelikte Nasıl Beslenmeli: Hamilelik Ve Beslenme

hamilelik ve beslenme

hamilelik ve beslenme

Hamilelikte yenmesi önerilen besinler şunlardır:

Hamilelikte ne yemeli: Hamilelikte beslenme:

1. Hamilelikte neler yenmeli: Karbonhidrat, makarna, patates ve ekmek

– Karbonhidrat açısından zenginleştirilmiş gıdalar; makarna, patates ve ekmek gibi besinler tüketilmelidir. Hamilelikte yorgunluk sık görülen belirtilerden biridir.

– Bu besinler enerji seviyelerinin yükselmesine yardımcı olur.

2. Gebelikte ne yemeli: Muz

– Muz içerdiği potasyum ile enerji seviyelerinin artmasına yardımcı olan besinlerden biridir. Ayrıca sabah bulantısı, mide bulantısı, bacak krampları, ve diğer gebelik belirtilerinin azalmasına da yardımcı olur.

– Her gün 1 adet muz tüketilebilir. Muz vücuttaki elektrolit seviyesinin dengelenmesine de yardımcı olur.

3. Hamileler nasıl beslenmeli: Kuru kayısı

– Hamilelik döneminde önerilen besinlerden biri de kuru kayısıdır. Bağırsak hareketlerini teşvik eder ve sindirim sorunlarını engeller. Özellikle kabızlık için son derece etkilidir.

4. Hamilelere beslenme önerileri: Tatlı patates

– Tatlı patates de enerji veren besinlerden biridir. Aynı zamanda C vitamini açısından son derece zengindir. Kalsiyum ve beta-karoten içeriği ile hamilelik döneminde gerekli olan besinlerin alınmasına yardımcı olur.

– Fetüsün korunmasını sağlarken aynı zamanda göz ve deri sağlığının da korunmasına yardımcı olur. Her gün bir miktar tatlı patates tüketilebilir.

5. Hamilelerde beslenme: Hububat, rendelenmiş buğday

– Kepekli tahıllar da hamile kadınlara önerilen besinler arasındadır. İçerdiği folik asit ile son derece yararlı bir besindir. Enerji sağlar ve yorgunluk belirtilerini azaltır.

6. Hamilelerin beslenmesi için öneriler: Proteinler – balık, yumurta ve fasulye

– Anne ve bebek sağlığını korumak için proteinler de önerilen besin öğeleri arasındadır. Yüksek proteinli gıdalar; balık, fasulye, nohut ve yumurta tüketilebilir.

– Bu besinler vücutta hücre büyümesini teşvik eder. Her gün bir miktar protein mutlaka tüketilmelidir.

7. Hamilelik döneminde ne yenmeli: Süt ve süt ürünleri

– Az yağlı süt ürünleri, yağsız süt, yoğurt ve tofu gibi besinler eşit derecede kalsiyum içerir. Günlük bazda bu gıda maddelerinin tüketimi fetüs kemiklerini de geliştirir.

8. Hamilelikte ne yenmeli: Brokoli

– Brokoli; magnezyum, folik asit ve kalsiyum açısından son derece zengindir.

– Genel sağlık için de faydalı olan brokoli yüksek ona genel sağlık sürdürebilmek için bekleyen kadın tarafından gereksinim duyulan bu temel besin maddeleri içerir.

9. Hamilelik döneminde nasıl beslenmeli: Çilek

– Çilek ya da yaban mersini de hamilelik döneminde önerilen temel gıdalar arasındadır. İçerdiği folik asit ile enerji seviyelerinin yükselmesine yardımcı olur.

– Beta-karoten, potasyum ve vitamin C içeren çilek aynı zamanda demir emilimi için de faydalıdır.

10. Hamilelik döneminde nasıl beslenilir: Omega yağ asitleri

– Omega yağ asitleri açısından zengin besinlerin tüketimine önem verilmelidir. Özellikle ayçiçeği tohumu, keten tohumu, soya fasulyesi, ceviz gibi besinler tüketilebilir.

– Omega yağ asitleri göz sağlığını korurken aynı zamanda fetüste beyin gelişimini destekler. Vücut hücrelerinin düzgün işlemesine yardımcı olur.

11. Su

– Gebelikte, vücutta çeşitli değişiklikler olur. Bu değişikliklerin belirtilerini en aza indirmek için su tüketiminin artırılması önerilir.

– Su tüketimi vücuttaki zararlı toksinlerin atılmasına yardımcı olurken aynı zamanda kabızlık gibi durumların da engellenmesini sağlar.

12. Lahana

– Çiğ ya da pişmiş lahana da hamilelik döneminde tüketilebilir. Özellikle salatalarla tüketilmesi önerilir.

– Lahana folik asit, potasyum, demir ve vitamin içeriği ile hamilelik döneminde hem anne hem de bebek için gerekli olan bir besindir.

13. Nar

– Nar da hamilelikte anemiyi önlemek için önerilen besinlerden biridir. İçerdiği demir, vitamin A, C ve E ile kan akışını artırmaya yardımcı olur.

14. Badem

– Doymamış yağlar açısından zengin olan badem aynı zamanda demir ihtiyacının karşılanmasını sağlar. Yorgunluk ve kansızlık gibi sorunları hafifletir.

– Aynı zamanda fetüsün beyin gelişimini ve kemik gelişimini destekler.

Akupresür Nasıl Yapılır: Akupresür Neye İyi Gelir

akupresür neye iyi gelir

akupresür neye iyi gelir

Akupresür nedir?

Akupresür tedavisi hemostaz terapisi olarak da bilinir. Hemostaz terapisi, basınç akupunkturu olarak da adlandırılan geleneksel Çin tıbbında binlerce yıldır kullanılmakta olan bir tedavi yöntemidir. Bu tedavi yöntemi rahatlamayı teşvik eder ve hastalıkların tedavisinde vücudun meridyenleri boyunca olan noktalara basınç uygulayarak bu rahatlamayı sağlar. Beden üzerinde 400’den fazla akupresür noktaları vardır. Bu tedavi yönteminin bir kısmı bilime dayanırken bir kısmı hala daha açıklanamayan olaylar ile doludur. Tedavi vücutta dolaşan enerjiyi temel alır. Bu enerjinin adı qi (chi) enerjisidir. Enerji tüm vücutta akar. Aktığı bölgeler ise bahsedilen meridyenler doğrultusundadır. Bu şekilde vücut ile iletişime geçmenin mümkün olduğuna inanılır. Bu qi enerjisinin vücuttan çıktığı 12 ana nokta vardır. Akupresür tekniği de bu akupresür noktaları üzerinden yapılmaktadır. Birçok batılı ülkelerde de uygulayıcıları bulunmaktadır. Genellikle insanlar tarafından inanılmaz. Bilim de tedavi yöntemini açıklayamaz ancak kanıtlanan tek şey vücudun içinde gerçekten bir enerjinin olduğudur. Bu tedavide amaç azaltılan kas gerginliği geliştirmek ve kan sirkülasyonunu dengeleyerek doğal ağrı kesici görevi görmektir.

Daha açıklayıcı bir dille anlatmak gerekirse, vücuttaki tüm hisler ve hatta yaralanmalar bu enerjinin kontrolünde gerçekleşir. Bu yüzden de bu enerji kullanılarak hastalıklara tedavi bulmak mümkün gözükür. Ancak kendi enerjisini kontrol edebildiğini söyleyen bir uygulayıcı henüz yoktur. Bu teori üzerinden düşünüldüğünde ulaşılan bilgiler son derece şaşırtıcıdır. Eğer bir kişi kendi qi enerjisi kontrol edebilse yaralanmaları mümkün olmayabilir ve hatta çok uzun süreli bir yaşama sahip olabilir. Tekniğin birçok farklı hareketi vardır. Bu hareketler genellikle egzersiz türündedir. Bilen bir kişi ile yapıldığında birçok hastalığın belirtilerinin yok olması sağlanmaktadır. Geleneklere göre bu hareketlerin yapılma amacı qi enerjisinin açığa vurulabilmesidir. Bu şekilde 12 çıkış noktasına hakim olarak bu noktalar üzerinden tedavi etmek mümkün olmaktadır. Qi enerjisinin çıkış noktalarına hafif basınçlar uygulayarak derin nefesler almak başlangıç adımıdır. Ardından yapılan hareketler de hastalığa göre ve tedavi sürecine göre şekillenerek kontrol mekanizmasının gücü artmaktadır. Bu yüzden farklı şekillerde uygulanışı vardır.

Akupresür tedavisi neye iyi gelir:

Hemostaz tedavisi ile iyileştirilebilecek hastalıklar ve bu tedavilerde izlenmesi gereken yollar şu şekilde açıklanabilir:

1 – Vadi tedavisi (baş ağrısı için)

Vadi tedavisi (L 14 omur bölgesi), baş ağrısından kurtulmak için popüler bir şekilde uygulanan bir hemostaz tedavisi türüdür.

Baş ağrısının yanı sıra tedavisinde etkili olduğu diğer hastalıklar şu şekilde sıralanabilir:

– Diş ağrıları

– Boyun ağrıları

– Omuz ağrıları

– Artrit

– Kabızlık

– Akşamdan kalma hal

Başparmak ve işaret parmağı sorunlu bölge için gerekli olan qi noktasının üzerine konulur. İki parmak arası mümkün oldukça dar tutulur ve konulan parmaklar ile hafifçe baskı uygulanır. Birkaç dakika boyunca bu şekil baskı yapılır ve aynı zaman zihin boşaltılarak enerji hissedilir.

Not: Bu yöntemin hamile kadınlara uygulanmasından kaçınılmalıdır.

2 – Kalp zarı tekniği (Bulantı ve kusmaya karşı)

Kalp zarı tekniği, hemostaz noktalarının mide bulantısından kurtulmak için faydalı olarak kabul edilenidir. Bu teknik ile kusma engellenir.

Tedavinin kullanılabileceği durumlar şu şekilde sıralanabilir:

– Yol tutması

– Gebelik

– Ameliyat sonrası bulantıları

– Kemoterapi gibi ağır tedavi süreçlerindeki bulantılar

– Mide ağrısı

– Baş ağrısı

– Göğüs ağrısı

– Karpal Tünel Sendromu

Tüm bu durumlarda midedeki bulantıyı ve ağrıyı geçirir.

İki büyük tendon, bileğin avuç yönündeki tabanının altında üç parmak genişliklerinde bulunur. Bu tendonlar gerilecek şekilde orta parmaklar dizlerin üzerine bastırılmalıdır. Birkaç dakika bu şekilde beklenir. Bu şekilde 4 ya da 5 kez tekrarlanmalıdır. Ayrıca, tedavinin ardından tendon bölgesinde oluşabilecek ağrılar için ağrı kesici kremler kullanılabilir.

3 – Üçüncü göz tekniği (kronik yorgunluk ve göz yorgunluğuna karşı)

Üçüncü göz tekniği, kişinin zihinsel ve doğrudan görsel yetisini yakından etkileyen bir tekniktir.

Bu tekniğin kullanılabileceği sağlık sorunları şu şekilde sıralanabilir:

– Bellek bulanıklığı

– Stres

– Kronik yorgunluk

– Baş ağrısı

– Göz yorgunluğu

– Uykusuzluk

Bu tip durumlarda üçüncü göz tekniği rahatlığı arttırır ve ağrıların büyük ölçüde dinmesine yardımcı olur. Ayrıca sinüs ağrısı ve tıkanıklıkları rahatlatmayı da sağlar. Bu noktada, ruhsal ve duygusal dengesizlikler için faydalı olarak kabul edilir. Kişi gözlerini kapatır. Burnun kaşlar ile birleştiği bölgeye 3 parmak ile hafif bir baskı uygulanarak akupresür masajı yapılır. Bu işlemin yaklaşık olarak 2 dakika sürmesi gerekir. Ayrıca haftada en az 5 en fazla 8 kere uygulanması gerekmektedir.

4 – Huzur denizi tekniği (psikolojik rahatlama için)

Özellikle gebeler için geliştirilmiş, oluşan sinirsel ve hormonal bozukluklarının giderilmesi için oldukça etkili bir yöntemdir.

Aynı zamanda huzur denizi taktiği ile engellenebilecek diğer sağlık sorunları şu şekilde sıralanabilir:

– Anksiyete

– Sinirlilik

– Depresyon

– Histeri

– Diğer duygusal dengesizlikler

Bunların yanı sıra bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olur. Ardından yüz göğe bakacak şekilde kafa geriye doğru eğilip avuç içi ile de bu bölgeye hafifçe bastırarak masaj yapılabilir. Omurganın düz tutulması son derece önemlidir. Bu yapılmazsa birçok ağrılı hastalığa neden olabileceği gibi aynı zamanda kalıcı hasarlar da gözlemlenebilir.

5 – Komut taktiği (artrit ve siyatik için)

Bu teknik sırt bölgesinde (B 54) tabanlı omurlara uygulanmalıdır. Diz ve sırt ağrılarını azaltmaya yarımcı olur.

Bu doğrultuda kullanılabileceği yöntemler şu şekilde sıralanabilir:

– Damar ve organlarda sertlik

– Artrit

– Kalça ağrısı

– Siyatik ağrısı.

Tabii ki sadece hemostaz ile sorun ortadan kaldırılamaz ancak büyük ölçüde olumlu sonuçlar alınmasını sağlar.

Bu yüzden mutlaka doktora da gidilerek gereken ilaç tedavisinin kullanılması gerekmektedir.

6 – Sakral hakkı (regl ağrısı için)

Regl ağrısı günümüzde birçok kızda düzensiz şekilde görülen ve ciddi ağrılara sebep olan kadınların yumurtlama dönemidir. Rahim içinde yumurtalar gelişir ve sabitlenir. Bunun sonucunda vücutta biriken kirli kan da regl ile dışarı atılır. Kişinin zehirlenmemesini sağlayan durumlar bu şekilde birer birer yok olur.

Bu durumda bazı kişilerde düzenli zamanlarda ve çok ağrı olmadan görülürken bazılarında ise tam tersine düzensiz ya da çok şiddetli ağrılar gözlemlenebilir. İşte bu şiddetli ağrıların olduğu kişilerde hem kısa sürede sonuca kavuşmak hem de etkili olması için qi tedavisinin özel tekniğinin uygulanması gerekmektedir.

İşaret parmak, orta parmak ve yüzük parmağı birleştirilerek kasık bölgesinin üzerine bastırılır. Bu şekilde bir süre boyunca masaj yapılır. Çok bastırılması da fıtığa neden olabilir. Bu yüzden az bastırılması şarttır. Kasıklardaki yumurtaların olduğu bölgeye hafifçe bastırılarak yumurtalıklardan kaynaklanan ağrıların durdurulması mümkündür.

Tabii ki durmayan kanamalar ya da kan renginde farklılık gibi durumlar gözlemlenirse acilen doktora başvurulması gerekmektedir.

Bu tedavi yöntemi evde tek başına yapılmamalıdır. Mutlaka bir uzman tarafından yapılması gerekir.

Sağlıklı Saçlar İçin Ne Yapmalı: Saç Sağlığını Etkileyen Sebepler

saç sağlığını etkileyen sebepler

saç sağlığını etkileyen sebepler

Saç sağlığını etkileyen faktörler şunlardır:

Sağlıklı saçlar için ne yapmalıyız: Saçlar neden yıpranır?

1. Saçların sağlıklı olması için neler yapılmalı: Saç kurutma makinesinin yanlış kullanımı.

– Saçlar ısıdan olumsuz etkilenir. Bu nedenle saç kurutma makinesi kullanılırken dikkatli olunması önerilir.

– Saç kurutma makinesi saçlara çok yakın tutulmamalıdır. Ayrıca uzun süre saçlar yükse derece ısıya maruz bırakılmamalıdır. Saç sağlığını korumak için en düşük derecede kullanılması önerilir.

2. Saç nasıl kurutulur: Saçlar çok ıslakken kurutulmamalıdır.

– Islak saçlara kurutma makinesi tutulmamalıdır. Bu işlem saçlara birden aşırı sıcaklık verdiği için saçların yanmasına ve kırılmasına neden olabilir.

 – Saçların daha pürüzsüz ve yumuşak kalması için saçlar öncelikle havlu ile hafifçe kurutulmalıdır. Ardından düşük ayardaki saç kurutma makinesi ile kurutulabilir.

3. Saçlara zarar vermeden şekil vermek: Saç spreyleri ve jöle kullanılmamalıdır.

– Saçlara şekil vermeye yardımcı olan sprey ve jöle gibi ürünlerin uzun süre ya da sık sık kullanılması saçların zarar görmesine neden olabilir. Bu tür ürünler saçların üzerini kaplar ve saç tellerinin nefes almasını engeller. Bu da saç dökülmesine neden olabilir.

– Ayrıca saç spreyleri saçları tutucu özelliği ile saçların daha çabuk kırılmasına neden olabilir.

4. Saçlar nasıl toplanmalı: Saç tokası kullanımına dikkat edilmelidir.

– Saçlar toplanırken dikkat edilmesi önerilir. Çok sıkı toplanan saçlar daha kolay dökülür.

– Saçlar sıkı toplandığında aynı zamanda tokanın olduğu bölümdeki saçlarda kırıklar oluşabilir.

5. Saç örgüsü saçı kırar mı: Çok sıkı saç örgüsü yapılmamalıdır.

– Saç örgüsü oldukça hoş duran bir saç şeklidir. Ancak hafif ıslak saça gevşek örgü yapılması önerilir. Bu şekilde doğal dalgalar da elde edilebilir.

– Saçlar kuru iken sıkı örüldüğünde saç kırıkları artar. Sağlıksız bir görüntü oluşur.

6. Saç boyaları saça zarar verir mi: Saç boyaları kullanılmamalıdır.

– Saç boyası beyaz saçları kapatmak için kullanılan bir çözüm olsa da günümüzde saç rengini değiştirmek için daha sık kullanılmaktadır. Ancak saç renginin değiştirilmesi sürekli saçı boyamayı da beraberinde getirir.

– Saç boyalarının içerisindeki kimyasallar saç yapısına zarar verir ve saçların çok daha çabuk kırılmasına ya da dökülmesine neden olur.

7. Saçı yıpratan faktörler: Havlu ile kuruturken dikkat edilmelidir.

– Özellikle kıvırcık saçlı kişiler saçlarını kurularken dikkatli davranmalıdır. Havlu ile saçlar kurulanırken nazik hareketler yapılmalıdır. Ani ve sert hareketlerin yapılması saç köklerine zarar verirken aynı zamanda saçların dökülmesini kolaylaştırır.

8. Saçı yıpratan nedenler: Isı veren diğer aletlerin kullanımı:

– Saça ısı veren saç düzleştiricisi ve saç maşası gibi aletler de sık kullanıldığında saçların sağlığını kaybetmesine neden olabilir. Isı saçın kırılmasına neden olurken saç tellerinin kimyasını da bozar.

– Saç düzleştiriciler ve maşalar mümkün olduğunca az kullanılmalıdır. Ek olarak işlem öncesinde ısı koruyucu spreyler kullanılabilir.

9. Saçların yağlanmasını önlemek için yastık kılıfları özenli seçilmelidir.

– Saten ya da ipek yastık kılıfları kullanılabilir. Bu tür malzemelerden yapılan yastıklar saça zarar vermez.

– Ancak pamuklu yastık kılıfları sürtünme nedeni ile saçların zarar görmesine ve kırılmasına neden olabilir.

– Yastık kılıfları sık sık değiştirilmelidir. Bu şekilde saçların yağlanması azaltılabilir.

10. Saç yıpranmasına çözüm: Saç kremi mutlaka kullanılmalıdır.

– Saç kremleri saçların nemli kalmasına yardımcı olan çok önemli saç bakım ürünleri arasındadır. Saç tipine uygun olan saç kremleri düzenli olarak kullanılabilir. Saç yapısını korur ve kırıkları engeller.

11. Saç yıpranması için bakım: Doğru saç bakım ürünleri kullanılmalıdır.

– Saçların sağlıklı ve nemli tutulması için sülfat içermeyen şampuanlar ve saç kremleri kullanılmalıdır. Ayrıca kullanılan ürünlerin alkol ve paraben içermemesine de dikkat edilmesi önerilir.

– Saçlar çok sık şampuanla yıkanmamalıdır. Bu saçların kurumasına neden olabilir. Saçların doğal yağı da saç sağlığı için gereklidir.

– Haftada 3 kez saçlar şampuan ile yıkanabilir. Diğer günler duş alınacaksa saçlar için sadece su kullanılmalıdır.

Kil Cilde İyi Gelirmi: Kilin Cilde Faydası

kilin cilde faydası

kilin cilde faydası

Kil cilde faydalı mı?

Bir toprak çeşidi olan kil, özellikle cilt hastalıkları için kullanılabilen oldukça etkili bir malzemedir. Sivilce ve lekeleri karşı iyileştirici özelliği ile son derece popüler bir ecza malzemesidir. Sivilcenin azaltmasına yardımcı olan özelliği içerisinde yüksek miktarda magnezyum klorür bulundurmasıdır. Eskiden alternatif tıp tedavilerinde kullanımı sıkça görülen kil günümüzde birçok cilt hastalığının tedavisi içi üretilen ilaçların temel maddesi haline gelmiştir. Özellikle de cildi yumuşatan ve nemlendiren yüz kremlerinin içerisinde görülmektedir. Fiyat açısından ucuz olduğu gibi içerisindeki maddeler bakımından da oldukça zengindir. Mat ciltlerin parlamasına da yardımcı olur. Cildin dayanıklılığını arttırır ve kişinin daha genç görünmesini sağlar.

Kilin cilde faydaları: Kil cilde nasıl uygulanır?

1 – Kilin tomurcuklu yapısı yüzey üzerinde aşınmış kısımların yok olmasını sağlar. Daha açıklayıcı bir şekilde söylemek gerekirse, kil ile yüzdeki aşınmış ve ölmüş deri parçaları atılarak cildin hava alması sağlanır. Bu nedenle kil maskesi cilt temizleyici olarak kullanılır.

2 – Kil maskesinden sonra kızarıklık normaldır. Ancak bu kızarma cilt yüzeyinin temizlenmesinden dolayı oluşur. Yani zararlı bir durum söz konusu değildir. Ayrıca bu özelliği ile sivilce ve lekeleri büyük ölçüde kaldırarak yüzeyi parlatır. Böylece artık gözenekler tıkanmış durumda kalmaz ve cilt üzerindeki tüm kirler güzelce temizlenebilir. Ayrıca cildin nemlenmesini sağlayarak döküntü ve çatlak oluşumunun da önüne geçmiş olur.

3 – Kil maskesi yağlı ciltler için en etkili çözümlerden biridir. Bu cilt türü için olan kil tedavi yöntemleri genellikle alternatif tıp tedavileri olarak birçok yerde okunabilir. Özellikle gül suyu ve kil ile hazırlanan karışımlar yağlı ciltler için mükemmel bir maske olacaktır. Kuru ciltler için de kilin süt ve badem ezmesi ile birlikte kullanılması etkili olacaktır. Ayrıca bu kullanımları ile kan dolaşımını da artırır.

4 – Kil ciltte ne işe yarar? Kilin en bariz bilinen özelliklerinden bir tanesi onun yağ emici özelliğidir. Bu özelliği sayesinde kozmetik ürünlerinde çok yaygın bir şekilde kullanılabilmektedir. Ağırlaştırılmış ve tahriş olmuş cildin kısa zamanda soğumasına yardımcı olur. Dolayısıyla da akne eğilimli cilt için harikalar bir görev anlamına gelmektedir. Ayrıca tahriş olan ve yanan cildin de yatışmasına yardımcı olur. Tüm bunlar cildin çok daha sağlıklı görülmesi için uygulanabilir.

Kil maskesi cilt lekelerine iyi gelirmi?

Lekeler için yapılabilecek bazı kürler vardır. Bunlardan biri şu şekilde hazırlanabilir:

– Cilt lekelerine kil maskesi: Yarım domatesin suyu, 1 çay kaşığı zerdeçal ve 1 çay kaşığı sandal ağacı tozu ile bir avuç kil güzelce karıştırılır. Hazırlanan bu karışım yüzün üzerine uygulanır ve 10 dakika kadar bekletilir. Karışım cilt üzerinde sertleşerek katı bir hal alır. Bu şekilde kurumuş olur. Sonrasında bölge güzelce durulanır ve temiz bir havlu ile tamamen kurulanır. Bu tedavi ile derinin parlaması da sağlanır. Kalıcı ve etkili çözümlere ulaşmak için her gece uyumadan önce bu tedavinin uygulanması gerekmektedir.

5 – Kil sivilcelere iyi gelirmi? Yüzdeki sivilcelerden kurtulmak için kilin bir diğer uygulanış şekli de neem yaprağı ile uygulanmasıdır. Eşit miktarda karanfil tozu, kafur ve kil birbiri ile güzelce karıştırılır. Hamur kıvamına gelen karışım yüze yapıştırılır ve kuruması beklenir. Pürüzsüz ve sağlık bir cilde sahip olmak için en az 1 hafta boyunca uygulanması gerekmektedir. Aynı zamanda yumuşak bir cilde sahip olmak için karışıma ek olarak 1 çay kaşığı gül suyu eklenebilir.

6 – Kil aynı zamanda güneş yanıklarının tedavisi için de kullanılabilir. Pigmentasonu azaltmaya yardımcı olur ve bu şekilde hücre üretimini hızlandırarak kişideki güneş yanıklarının yerini taze dokunun almasını sağlar. Ayrıca yara izlerinin de iyileşmesi için kullanılabilir. Bir avuç kile 1 yemek kaşığı uçucu yağ eklenerek uygulanırsa bu etkileri elde etmek mümkündür. Herhangi bir uçucu yağ olabilir ancak en etkili sonuçların elde edilmesi için cilt sağlığına en yararlı olan Hindistan cevizi yağı ile karıştırmak gerekmektedir.

Sağlık bir cilt için kil ile hazırlanabilecek kürler şu şekilde sıralanabilir:

1 – Vücudu temizleyerek beslemek:

– 1 fincan yulaf ezmesi tozu

– 1 su bardağı neem tozu

– 1 avuç kil

– Yarım fincan süt

Bu malzemelerin hepsi karıştırılır ve her gün duş alırken 1 şişelik kadarı kullanır. Bu kür vücudun tüm bölgelerine uygundur ve cilt sorunlarının neden olduğu tahriş ve kızarıklığı büyük ölçüde iyileştirir. Ciltte olası iltihabı önler.

2 – Antiseptik:

Kil içerisinde antiseptik bileşenler bulunduran etkili bir ilaç olarak nitelenebilir. Bu bileşenler ile ciltteki tahriş ve kızarıklığı iyileştirir, ayrıca cildi besleyerek sorunun kısa sürede kökten çözülmesine yardımcı olur.

3 – Kan dolaşımını düzenler:

Kil içerisindeki bileşenler ile kan akışına etkide bulunur. Bunun damarlar üzerindeki etkisi ile sağlar. Damarlar bazı durumlarda kasılarak daralır ya da genişler. Bu şekilde kan akışının düzeni bozulur ve bu durum cildin beslenmesini de sekteye uğratır. Sonuç olarak çeşitli cilt hastalıklarının görülmesi mümkündür. Kil içerisindeki bileşenler sayesinde damarların olması gerektiği genişliğe çekerek bu genişlikte seyretmesini sağlar. Dolayısıyla cilt gerektiği gibi beslenir ve cilt sorunlarının görülme riski büyük ölçüde yok olur.

4 – Soğuk kompresör:

Ayrıca soğuk kompres görevi de görmektedir ve kompresin etkisini arttırır. Bu yüzden ağrı kesici etkisinden de söz etmek mümkündür.

Etki ettiği ağrılı durumlar şu şekilde sıralanabilir:

– Adet krampları

– Kas ağrısı

– Güneş yanığı

– Böcek sokması

– Alevli yanıklar

Uygulanışı çok basittir. Bir parça kil sulandırılarak çamur kıvamına getirilir ve ağrıyan bölge üzerine sürülür. Bu şekilde bölgeye ağrının nedenine göre sıcak ya da soğuk kompres uygulanması ağrıdan kısa sürede kurtulmayı sağlayacaktır.

5 – Yanık tedavisi:

Kil içerisindeki doğal bileşenler ile hücre yenilenmesini teşvik eder. Bu özelliğinin yanı sıra ferahlatıcı ve uyuşturucu etkisi olduğu için ideal bir yanık ilacı olarak nitelenebilir. Özellikle güneş nedenli yanıkların tedavisinde kullanılabilir. Biraz sulandırılarak çamur kıvamına getirilen kil, yanık olan bölgeye hafif bir şekilde sürülür ve bölge açık bırakılır. Sulandırılmış kil kuruyarak katı bir hal alıkça ağrıların şiddeti azalır. Bu şekilde yarım saat kadar beklenir ve bölge durulanır. Ağrıların şiddeti ve sıklığına göre 2 saatte bir bu tedavi uygulanabilir.

Kil kullanımında bazı önemli ipuçları:

1 – Hakiki kilin tercih edilmesi tedavilerin etkilerinin daha kuvvetli olması açısından önemlidir.

2 – Kilin tüketilmesi iyi değildir. Bağırsaklara yapışarak birikir ve böbrek taşının oluşmasına neden olabilir.

3 – Kil serin ve kuru bir yerde muhafaza edilmelidir. Her zaman sıcaklık, hava ve güneş ışığından uzakta saklanması ideal olandır.

4 – Buzdolabında saklanması gerekir. Ancak dışarıda da, havası alınarak kavanoza konması şartı ile saklanabilir.

Diş Eti Hastalıklarına Ne İyi Gelir: Diş Eti Hastalıkları İçin Bitkisel Çözüm

diş eti hastalıkları için bitkisel çözüm

diş eti hastalıkları için bitkisel çözüm

Kanayan diş etleri günümüzde birçok insanda görülen bir diş sağlığı sorunudur. Bu sorunun birçok nedeni olabilir.

Diş eti hastalıkları nelerdir?

Diş eti kanaması nedenleri şu şekilde sıralanabilir:

– Diş şişmesi

– Ağrıyan diş eti

– Diş ağrısı

– Ağız kokusu

Bu hastalıklara ve belirtilere çok ciddi bir gözle bakılmasa da oluşmalarına neden olan etkenin diş eti ile ilgili sorun olması yüksek ihtimaldir. Peki, diş eti hastalıklarının tedavileri nasıldır? Bu hastalıklar ciddi diş hastalıklarının başlangıcı olarak kabul edilebilir. Bu yüzden tedavisinin asla ertelenmemesi gerekmektedir. Genellikle insanların çok büyük bir kesiminde dişçi fobisi görülür. Dişçiye gitmek değil adını bile duymak insanları rahatsız eder. Acı çekileceği için oluşan bu fobi aslında biraz haklıdır. Çünkü teknoloji günümüzdeki kadar gelişmemişken diş hastalıklarında ciddi acılar hissedilmeydi. Ancak günümüz teknolojisinde diş ile ilgili tedavilerde asla büyük acılar hissedilmemektedir. Bu yüzden mutlaka sık sık dişçi kontrolüne gidilmesi gerekmektedir.

Diş eti kanaması nasıl durdurulur: Diş eti hastalıkları doğal tedavi

Diş eti hastalıkları için uygulanabilecek doğal tedavi yöntemleri şu şekilde sıralanabilir:

1 – Diş eti hastalıklarına iyi gelen bitkiler: Çay ağacı yağı:

Çay ağacı yağı, tahriş olan ve iltihaplanan diş etlerini yatıştırmaya yardımcı olacak güçlü anti-inflamatuar bileşenlere sahiptir. 2008 yılında Avustralya diş dergisinde yayınlanan bir çalışmada, çay ağacı yağının ya da jelinin topikal uygulanışı diş eti kanamasını ve diş eti iltihabını azaltmaya yardımcı olur.

Yapılması gereken tek şey, diş macununa birkaç damla çay ağacı yağı eklenmesidir. Bunun yerine içerisinde çay ağacı yağı olan hazır diş macunu da temin edilebilir. Bu diş macunu ile dişlerin günde iki kez fırçalanması şarttır. Bu şekilde birkaç hafta boyunca hiç ara vermeden devam etmek diş eti sorunundan kurtulmaya büyük ölçüde yardımcı olacaktır. Bu etkiyi sağlayan çay ağacı yağının içindeki antiseptik ve antibiyotik özellikler içeren bileşenlerdir. Lokalize enfeksiyonunun tedavisinde de yardımcı olur.

2 – Diş eti kanamasını nasıl önleyebiliriz: Deniz tuzu:

Deniz tuzu mineralleri mevcut inflamasyonu azaltmak ve aynı zamanda ağrı ve enfeksiyonu tedavi etmeye yardımcı olur. Diş etlerinde enfeksiyon söz konusu olduğunda, sadece küçük bir miktar deniz tuzu 1 bardak ılık suda çözülmelidir. Hazırlanan bu karışım etkili bir gargara sıvısıdır. O yüzden her bir yudumu ile yaklaşık 30 saniye boyunca ağız çalkalanır. Bu gargara işlemi belirtileri yok etmek ve diş etindeki ağrıyı dindirmek için son derece önemlidir. Aynı zamanda şişmeyi ve enfeksiyon nedeni ile biriken apneyi azaltır.

3 – Diş eti kanamasına çözüm: Karbonat:

Diş macunu ile beraber karbonat kullanımı dişlerini temizlenmesine ve ağzın son derece güzel kokmasına yarayan oldukça popüler bir maddedir. Bu madde diş eti hastalıkları ve diş çürüğünün ağızda yarattığı asidik ortamı nötralize ederek sorunun ilerleyişini bir hayli yavaşlatır. Olası diş eti hastalıklarını önlemek için 1 tutam karbonat sıcak su ile karıştırılarak ev yapımı bir diş macunu hazırlanabilir. 1 tutam kabartma tozuna hamur kıvamı elde edilene kadar sıcak su eklenir. Hamur kıvamı elde edildiğinde güzelce karıştırılır ve ağzı kapalı kalacak bir kapta muhafaza edilir. Bu ev yapımı diş macunu ile günde iki kez dişlerin fırçalanması gerekir. Etkili sonuçlara 1 hafta içinde ulaşmak mümkündür.

4 – Diş eti hastalıkları için şifalı bitkiler: Aloe vera:

Aloe Vera, diş eti hastalığının tedavisinde yardımcı olabilen anti-enflamatuar ve yatıştırıcı özelliklere sahip bir bitkidir. Anti-mikrobiyal özellikleri ile de diş eti hastalığına neden olan bakterileri öldürmeyi sağlar. Ayrıca, kötü ağız kokusunun giderilmesini sağlar ve ağız ülserlerini (açık yaralarını) iyileştirir.

Yatmadan önce % 100 saf aloe vera jeli diş etlerinin üzerine uygulanabilir. Jel diş etlerinin her yerine yayılmalı ve iyileşme sürecinin hızlanması için diş etlerine hafifçe masaj yapılmalıdır. Alternatif olarak, biraz aloe vera suyu ağızda çalkalanıp ve tükürülebilir. Ayrıca, doktora danışmak koşulu ile 2 çay kaşığı aloe vera suyu günde 2 kez içilebilir.

5 – Diş eti hastalıklarına doğal çözüm: Meyve suyu:

Kızılcık suyu, içerisindeki yüksek miktardaki C vitamini içeriği sayesinde diş eti hastalıkları ve enfeksiyonları ile mücadele etmeye yardımcı olur. Bu su içerisindeki bileşenler ile bakterileri dişlerden sökerek yok eder. Periodontolojinin günlük yayınlanan bir çalışmasında, gerekenden daha düşük C vitamini alımında periodontal hastalıklara rastlanma olasılığı yükselmektedir. Bu yüzden beslenme planının gereken C vitamini miktarını mutlaka içermesi gerekmektedir.

Yapılması gereken şey, her gün 2 yemek kaşığı şekerli ya da şekersiz kızılcık suyu tüketmektir.

Bunun dışında C vitamini açısından zengin olan ve diş eti hastalıklarından korunmak için tüketilebilecek meyve ve sebzeler şu şekilde sıralanabilir:

– Limon

– Greyfurt

– Çilek

– Papaya

– Yaban mersini

– Kırmızıbiber

– Brokoli

6 – Diş eti hastalıklarına iyi gelen besinler: Limon:

Limon, diş eti hastalıklarının tedavisi için mükemmel bir ev ilaç olarak kullanılabilir. Anti-enflamatuar özellikleri diş eti enfeksiyonlarının kurumasına yardımcı olur. C vitamini güçlü bir antioksidan özelliğe sahiptir. Bu özelliği ile diş eti enfeksiyonu ve hastalıklarını yok ederek diş etlerini rahatlatmayı sağlar. 1 limonun suyu ve yeterli miktarda tuz karıştırılarak hamur kıvamında bir karışım elde edilir. Bu hamur dişlere uygulanır ve birkaç dakika beklenir. Ardından ağız ılık su ile gargara yapılarak durulanır.

7 – Diş eti hastalıkları için bitkisel tedavi: Bal:

Bal, diş eti enfeksiyonlarının tedavisinde etkili olan antibakteriyel ve antiseptik bileşenler içerir. Diş fırçalamanın ardından sorunlu olan bölgenin üzerine küçük bir miktar bal sürülmesi yeterli olacaktır. Tüm sorunlu bölgelere herhangi bir yan etkisi olabileceğinden korkamadan uygulanabilir. Ancak balın içerisinde yüksek miktarda şeker olduğundan az kullanılmasına özen gösterilmesi gerekmektedir.

8 – Diş eti kanamasına iyi gelen bitkiler: Hindistan cevizi yağı:

Hindistan cevizi yağı, hiç şüphesiz ki uçucu yağlar arasından en zengin antiseptik bileşenlere sahip bir yağdır. Bir diş eti hastalığından korunmak ve bu hastalığın tedavi edilmesi için kullanılabilecek en ideal ilaçlardan bir tanesi Hindistan cevizi yağıdır. Çok miktarda anti bakteriyel ve anti-enflamatuar özellikleri vardır. Yapılması gereken tek şey, 2 yemek kaşığı Hindistan cevizi yağı ve 2 yemek kaşığı karbonatın karıştırılmasıdır. Bu şekilde hamur kıvamında doğal bir diş macunu elde edilmiş olur. Diş eti enfeksiyonlarından kurtulmak için haftada iki kez düzenli olarak bu doğal macunun kullanılması gerekmektedir.

9 – Diş eti kanamasına evde tedavi: Çay poşetleri:

Poşet çayların kullanılmış poşetleri de diş eti hastalıklarının tedavisinde oldukça etkilidir. Bu çayların içerisinde çok çeşitli bitki parçaları bulunmaktadır. Her bitkinin kendine özel antiseptik ve antibakteriyel bileşenleri vardır. Demlenmiş bir çay poşetinde tüm bitki parçaları kaynadığı için içerilerindeki tüm bileşenler açığa çıkar. Zengin antiseptik ve antibakteriyel çay poşeti sorunlu dişlerin olduğu bölgeye yerleştirilerek uygulanır. Bu şekilde 5 dakika kadar tutulması yeterlidir. Sonuçları en hızlı görülen tedavilerden bir tanesidir.

Kuru Saçlara Ne İyi Gelir: Kuru Saçlar İçin Doğal Bakım

kuru saçlar için doğal bakım

kuru saçlar için doğal bakım

Kuru saçlara nasıl bakım yapılır?

Saçlar, kişinin dış görüntüsünü doğrudan etkileyen en önemli bölgelerinden bir tanesidir. Doğal olarak bu bölge en önemli temizlik bölgelerindendir. Bunun yanı sıra saç temizliği tabii ki vücut sağlığı açısından da son derece önemlidir. İnsanlar genellikle reklamlarda parıldayan ve mükemmel yapıdaki saçları görürler. Görünüşüne önem veren kişiler ise bu saçlara sahip olmak için çok elinden geleni yapar. Ancak çoğu son teknoloji programlar ile yapılan yapay güzelliktir.

Saçlar neden kurur?

Saç tiplerine göre kullanılması gereken yollar farklılık gösterdiği gibi bilinmesi gerekir ki saçlar hiçbir zaman reklamlardaki kadar göz alıcı şekilde parlayamaz. Bu yüzden bu saçlara sahip olabilmek adına saça çok fazla işlem uygulanarak saç yıpratılmamalıdır. Eğer saçlar sürekli yıkanarak ve benzeri işlemler görerek yıpranırsa geri dönüşü olmayan bir şekilde zarar görebilir. Bu dolgun ve parlak saçlara sahip olabilmek için öncelikle kişinin mutlaka saçını tanıması gerekmektedir. Bu tanıma saçın türü anlamına gelir. Nasıl bir yol izleneceğine karar vermek için oldukça önemli bir adımdır.

Saç tipleri şu şekilde sıralanabilir:

– Yağlı saçlar

– Kuru saçlar

Bu koşullarda farklı saç tipleri için farklı yıkama rutinleri uygulamak gerekir. Ancak bilinmesi gereken yıkama işleminin saçı temizlediği kadar aynı zamanda yıprattığıdır. Bu yüzden kırılgan saçlara sahip insanların yıkama rutinini mümkün olduğu kadar uzun tutmaları gerekmektedir. Bu kişilerin mümkünse 3 günde 1 saçlarını yıkaması idealdir. Dayanıklı olan yağlı saçların ise 2 günde 1 yıkanması idealdir. Ancak zorunlu durumlarda dayanıklı olan saçlar her gün de yıkanabilir. Uzun süre boyunca her gün yıkanırsa saçta yıpranma olacaktır. Genellikle çabuk yağlanan saçlar beslendikleri için dayanıklı saçlar olarak adlandırılır. Az yağlanan saçlar (kuru saçlar) ise beslenemedikleri için kırılgan saçlar olarak adlandırılmaktadır. Çünkü saçlar yağ ile beslenen cansız oluşumlardır. Saç köklerinde gelişen özel hücreler yağ üretirler ve bu şekilde cansız olan saçları beslerler. Bu durumda kısa sürede yağlanan saçlar beslenme oranı yüksek olan saçlardır. Dolayısıyla dayanıklı olurlar. Diğerleri ise aynı doğrultuda dayanıksız ve kırılgan olurlar. Yağlı saçlara sahip kişiler durumdan şikâyet etseler de kuru saçların da bakımı son derece zahmetlidir. Kuru saçlar hem kolay kırılabilir hem de mat bir görünüme sahiptir. Yağ üretiminin az olduğu saçlar beslenemediği için zayıf olur. Bu yüzden de kolayca kırılabilir. Bunun önüne geçmek için saç köklerinin normal bir şekilde beslenmesi gerekir.

Kuru saçlar nasıl yıkanmalı?

Kuru saçlar ile birlikte görülen en yaygın sorun kepeklenme sorunudur. Yağlı saçların yağdan arınması için sık sık yıkanması gerekirken aynı zamanda kuru saçlarda da kepek sorunundan kurtulmak için saçların yıkanması gerekir. Yağlı olan saçlar dayanıklı olduğundan sık sık yıkandığında bir sorun teşkil etmez. Ancak kuru saçlar zaten kırılgan olduklarından dolayı sürekli yıkanamazlar. Dolayısıyla kepek sorununa daha farklı bir çözüm bulunmalı ve kepek oluşumunun önüne geçilmeye çalışılmalıdır.

Kuru saçlardaki bu sorunun temelinde kurumuş kafa derisi yatmaktadır. Kuruyan deri soyularak küçük parçalar halinde saçlara takılır. Bu oluşuma kepeklenme adı verilir. Günümüzde aniden değişen hava koşulları ve var olan hava kirliliği kepeklenme sorunun başlıca nedenlerinden bir tanesidir.

Kuru saçlarda kepek neden olur?

Kepeklenme sorununun kökten çözülmesi için kuru saçlardan kurtulmak gerekmektedir. Kuru saçlara kuvvetli kimyasallar ve güneş ışınları gibi dış etkenler ya da var olan bir iç faktör neden olabilir. Kepeklenmeye neden olabilecek başlıca çevresel etkenler şu şekilde sıralanabilir:

– Sert yapılı şampuan kullanımı

– Saçların çok sık şampuanlanması

– Saçların boyanması

– Saçlara perma yapılması

– Klor içeren yüzme havuzları ve jakuziler

– Çok sık fön ya da saç maşası kullanılması

– Güneşe ve rüzgar uzun süre maruz kalma

– Yerel su kaynaklarının yüksek miktarda mineral içermesi

Dış faktörlere çözüm bulmak kolaydır. Saçların kurumasına neden olan etkenler net bir şekilde belirlenmeli ve sonrasında bu nedenler ortadan kaldırılmalıdır. Örnek olarak güneşe çıkarken şapka giymek, çok sık saçların şampuanlanmaması ya da saçların boyanmaması gösterilebilir.

Saç derisini ne kurutur?

Yüksek oranda kepeklenmeye neden olabilecek iç hastalıklar şu şekilde sıralanabilir:

– Kanser tedavisi

– Bazı depresyon ilaçları

– Beslenme eksikliği

– Uzun süren hastalık süreçleri

Kepek nasıl önlenir: Kepekli saçlara çözüm

Kepeklenmenin engellenmesi için uygulanabilecek doğal tedavi yöntemleri şu şekilde sıralanabilir:

1 – Kepekli saçlar için ne yapmalı: Kullanılacak şampuana dikkat edilmelidir:

Çok sık şampuanlama, kuru saçlar ile karşılaşmaya en çok neden olan etkenlerden bir tanesidir. Hatta gür ve sağlıklı saçları olan kişilerde bile her gün saçların yıkanması ciddi anlamda kepeklenme görülmesine neden olur. Bunun nedeni saç köklerinin uzun süre boyunca yağsız kalmasıdır. Yağ olmadığın kafa derisi kurur. Sonuç olarak pul pul dökülen deri kepekleri oluşturmuş olur. Bunun temelinde ise şampuanların hepsinde bulunan antiseptik bileşenler saç köklerindeki yağ bezelerinin sökülüp atılmasına neden olur. Bunun sonucunda tekrar yağ bezeleri oluşana kadar yağ üretimi görülmez. Dolayısıyla saçlar kurur. Bunun üzerine yağ bezeleri oluşamadan bir sonraki gün saçlar tekrar yıkanırsa saçlar sürekli kuru kalır ve kişide sürekli kepeklenme olur. Zaman geçtikçe de şiddeti artar.

PH değeri 4,5 ve 6,7 arasında olan şampuanlar kuru saçlar için ideal olan şampuanlardır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken şey herhangi bir şekilde ek olarak saç temizleyici maddeler kullanılmamalıdır. Zaten dayanıksız olan saçlarda ciddi hasarlar oluşabilir. Bazı insanlar bebek şampuanı tavsiye eder. Ancak onların pH değeri genellikle yetişkin insanlara ve özellikle kuru saçlı olan insanlara göre çok yüksektir. Bu tür alkali şampuanlar saçların yüksek oranda kurumasına neden olur. Asidik şampuanlar saç için daha yararlıdır.

2 – Kepekli saçlar için saç maskeleri ve saç kremi kullanımı:

Kuru saçların temel nedeni yağ oranının az olmasıdır. Bu yüzden saçların gerekli yağ seviyesine ulaşması için saç kremlerinin ve saç maskelerinin kullanılması gerekir. Özellikle sigara içen ya da içilen ortamda bulunan kişilerde ve fazla miktarda alkol tüketen kişilerde sık sık saçların kuruduğu gözlemlenir. Sigara içenlerdeki neden nikotinin nemi emmesidir. Alkol içenlerde de aynı şekilde vücudun artan ürik asitten kurtulmak için yüksek miktarda su atması neden olarak gösterilebilir.

Bu durumda kullanılacak olan saç kreminin nasıl kullanıldığı son derece önemlidir. Özellikle kepeklenme sorunundan kurtulmak için saçlar yıkanır. Sonrasında ise var olan kepeklerden kurtulmuş olunacağı için hemen yıkamanın ardından kafa derisi ve saçlara saç kremi sürülür. Etkisini hızlı göstermesi için kafa derisini 15 20 dakika kadar masaj yapmak etkili olacaktır. En etkili sonuçlar elde edilmesi için gece yatmadan önce saçların yıkanıp saç kreminin bu şekilde uygulanması önerilir. Sabaha kadar kafa derisi kremi emer ve derinin kurumasını bir süreliğine engeller. Aynı zamanda saç kremlerinin içerisindeki besin maddeleri kafa derisinin beslenmesini de sağlar. Bu şekilde derideki döküntü sorunun yok olarak kepeklenmeye karşı daha kalıcı bir çözüm elde edilebilir.

Cilt Maskesi Nasıl Yapılır: Cilt Maskesi Tarifleri

cilt maskesi tarifleri

cilt maskesi tarifleri

Cilt maskesi ne işe yarar?

Günümüz dünyasında kadınların yanı sıra erkeklerin bile belli oranda kullanmaya başladığı, aynı zamanda görsel sanatlarda da uzmanlık alanı olarak okutulmaya başlanmış olan makyaj bir sanat haline gelmiştir. Birçok kozmetik ürün gerek yapay canlandırmalar gerekse sadece güzellik adına milyonlarca satılmaktadır. Bu nedenle aynı zamanda büyük bir rant alanı haline gelen bu sektörde, her zaman olduğu gibi ucuz ve sağlığa zararlı maddeler kullanarak ucuz kozmetik ürünler vardır. Bu tür kozmetik ürünler çok daha zararlıdır. Belli oranda zararlı bileşenler bulunmaktadır. Bu yüzden sağlık ürünlari kullanılsa bile uzun süre boyunca sürekli makyaj yapan kişilerin yüzünde ciddi deformasyonlar görülmektedir. İşin kötü yanı ise bu deformasyonların geri dönüşünün olmamasıdır. Bu yüzden makyaj malzemelerine dikkat edilmesi gerekmektedir. Yine de makyaj vazgeçilemez ve bitmez bir sektördür. Bu durumda kişiler her ne kadar kozmetik ürünü üreticilerinin çıkarlarına uymasa da kendi kozmetik ürünlerini doğal malzemeler ile kendileri üretmelidir. Bu durumda yüzde deformasyonların görülme ihtimali yoktur. Çünkü tamamen ve sadece doğal malzemeler kullanılarak hazırlanır. Ancak toksinlerle dolu olan hazır kozmetik ürünleri kısa sürede sorun yaratmasa da uzun sürede ciddi zararlara yol açar.

Cilt maskesi nasıl hazırlanır?

Doğal kozmetik ürünü yapımında özellikle turunçgiller önemli rol oynar. Hem doğal ve güzel kozmetik ürünler hazırlanabilirken hem de içerisindeki vitamin ve mineraller ile cilt ve vücut sağlığına faydalar sağlanır. Portakal, limon ve diğer turunçgiller içerisindeki C vitamini kişinin cildinin parlamasına ve nemlenmesine yardımcı olur. Aynı zamanda cilt tonunun da gelişmesine katkıda bulunur. Turunçgiller ve özellikle portakal hem kozmetik hem de ev yapımı maskelerinde de kullanılmaktadır.

Portakal kabuğu cilde iyi gelirmi?

Portakal kabukları yüz bakımı için kullanıldığında oldukça etkili sonuçlar elde edilebilir. Kabuktaki mineraller özellikle cildin parlaması ve gergin kalmasına yardımcı olur. Bunun yanı sıra zengin antioksidan içeriği ile mevcut cilt sorunlarının büyük oranda iyileşmesine katkı sağlar. Bu şekilde ciltte biriken tüm toksinler dışarı atılabilir. Aynı zamanda cilt tonunun da dengelenmesine yardımcı olur. Sonuç olarak tüm bu özellikleri ile portakal yaşlanmayı geciktirmek amacıyla kullanılabilir ve son derece etkilidir.

Sulu meyvelerin genellikle sadece tüketildiği zaman faydalı olduğu düşünülür. Ancak yüz için kür ya da tonik şeklinde kullanıldığında da oldukça etkili sonuçlar elde edilmektedir. Portakal göz önüne alındığında dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta sadece portakalın içinin değil kabuklarının da oldukça faydalı olmasıdır.

Portakal kabuğunun cilde faydaları nelerdir?

Portakal kabuğunun içerisindeki bileşenler sayesinde iyileşmesinde etkili olabileceği sorunlar şu şekilde sıralanabilir:

– Yağ bezeleri

– Akne izleri

– Koyu halkalar

– Siyah noktalar

– Sivilceleri

– Cilt tonu bozuklukları

Tüm bunların yanı sıra portakal kabuğunun asidik içeriği yüzdeki ölü derinin sökülüp atılmasına da yardımcı olur. Cilt sorunlarının dışında yüze sürülmesi ile engelleyebileceği ya da şiddetini hafifletebileceği başka sağlık sorunları da bulunmaktadır. Özellikle baş ağrısı ve anksiyete krizlerinin şiddetlerini azaltmaya ya da tamamen yok etmeye yardımcı olmaktadır. Bunu içerisindeki bileşenlerin yüzdeki cilde yakın damarlardan kana karışması ile sağlar. İçerisinde C vitamini ve diğer bazı bileşenler kan akışını düzenler ve kişinin rahatlamasına yardımcı olur. Aynı zamanda damarları da olması gereken genişliğe getirerek baş ağrısının büyük ölçüde azalmasını sağlar. Tüm bunların yanı sıra içerisindeki kollajen ile kırışık oluşumunu da büyü oranda engeller. Dolayısıyla kişinin genç kalmasını sağlar.

Tabii ki portakalın sadece yüze sürülmesi değil aynı zamanda tüketilmesi de lazımdır. Bu konuda bir püf nokta olarak portakal kabukları küçük parçalar halinde sıcak çayın içine eklenebilir ve çay bu şekilde içilebilir.

Portakal kabuğu cilde faydaları: Portakal kabuğu ile cilt bakımı

Portakal kabuğu ile yapılan doğal bakım önerileri şu şekildedir:

1 – Portakal kabuğu cilt maskesi:

Portakalın kabukları soyulur ve güneş alan bir alana konarak kurumaya bırakılır. Bu şekilde 2 – 3 gün boyunca bekletildiğinde kabuklar kurur. Kuruyan kabuklar sertleşir. Ardından ezilerek toz haline getirilir.

Hazırlanan toz bir kavanozda saklanır. İstenildiği zaman bu toz yüzün üzerine uygulanabilir.

2 – Portakal kabuğuyla cilt maskesi: Portakal ile yoğurt maskesi:

Bir portakalın kabuğu soyulur ve bol su ile temizlenir. Kabuk küçük parçalar halinde kesildikten sonra bir mikserin içine 2 yemek kaşığı yoğurt ile birlikte konur ve karıştırılır. Yüz ılık su ile yıkanır ve ardından portakal kabuğu yoğurt karışımı yüze maske olacak şekilde sürülür. Karışım eşit şekilde yüze dağıtıldıktan sonra kuruması beklenir. Yaklaşık 20 dakika sonra kurumuş olur. Yüz soğuk su ile durulanarak temizlenir ve ardından mutlaka kurulanır. Bu yüz paketi yüzdeki ölü hücreler nedeni ile kapanmış gözeneklerin açılmasını sağlar.

3 – Portakal kabuğu yüze iyi gelirmi: Portakal kabuğu ile limon suyu maskesi:

Bu yüz maskesi kişinin parlak ve yumuşak bir yüze sahip olmasını sağlar. Uygulanışı oldukça basit ve son derece etkili bir çözümdür.

Portakal kabuğu – Limon suyu maskesi şu şekilde hazırlanabilir:

– 1 portakalın kabuğu soyulur ve iyice ezilir.

– 1 yemek kaşığı bal ve 1 çorba kaşığı limon suyu ezilen portakal kabuklarının üzerine eklenir ve güzelce karıştırılır.

– Elde edilen karışım yüze sürülür ve kuruması için yaklaşık 20 dakika kadar beklenir.

– Kuruduktan sonra etkilenen bölge ılık su ile durulanır.

– Son olarak yüzün kurulanması çok önemlidir.

4 – Portakal kabuğu yüz maskesi: Portakal kabuğu – zerdeçal yüz maskesi:

1 portakalın kabuğu soyulur ve üzerine 1 çorba kaşığı zerdeçal tozu ile 1 çorba kaşığı bal eklenir. Sonra bu malzemeler güzelce karıştırılarak ince bir hamur haline gelmesi sağlanır. Bunun için karışımın yoğrulması gerekebilir. Elde edilen ince hamur yüze sürülür ve yaklaşık 20 dakika kadar kuruması beklenir. Kuruduktan sonra yüz ılık su ile temizlenir ve kurulanır. Etkili ve kalıcı sonuçlar elde etmek için tedavinin en az 1 hafta boyunca her gün 1 defa uygulanması gerekmektedir.

5 – Portakal kabuğuyla yüz maskesi: Portakal kabuğu – sandal ağacı yüz maskesi:

1 portakalın kabuğu soyulur ve içerisine 2 çorba kaşığı sandal ağacı tozu ile 2 – 3 damla gül suyu eklenerek güzelce karıştırılır. Karışım, yüz ve boyun bölgelerine eşit dağılacak şekilde sürülür. 30 dakika kadar beklenerek karışımın sürülen bölgelerde kuruyarak sertleşmesi sağlanır. Bu şekilde karışımın bileşenleri cilt tarafından emilmiş olur. Ardından karışımın sürüldüğü bölgeler bol su ile yıkanarak temizlenir. Son olarak cildin kurulanması unutulmamalıdır. Bu yüz maskesi ciltte kistik akne ve sivilcelerden kalan izlerden kurtulmak için kişiye büyük ölçüde yardımcı olur. Yüzü temizler ve cildin dokusunu geliştirir. Bu şekilde gözenekler açılır ve cilt hava alır. Sivilce oluşumuna neden olabilecek çoğu etken ortadan kalkmış olur.

Kimyasallar içeren kozmetik ürünler yerine bitkisel çözümler ile de kozmetik malzemeler hazırlanabilir. Bu ürünler diğer kozmetik ürünlere göre çok daha sağlıklıdır.

Burundaki Siyah Noktalara Ne İyi Gelir: Burundaki Siyah Noktalar İçin Doğal Çözüm

burundaki siyah noktalar için doğal çözüm

burundaki siyah noktalar için doğal çözüm

Burunda siyah noktalar neden olur?

Cildin üzerindeki gözeneklerin kir, yağ ve bakteri ile tıkanmış haline komedonlar olarak da adlandırılan siyah noktalar denir. Bu noktalar önce beyaz olurlar fakat kirli hava ve çevre nedeni ile yavaş yavaş daha çirkin hale gelerek derin karanlık siyah noktalara dönüşürler. Burun üzerindeki siyah noktalar yüzün alın ve çene bölgesinde de sık olarak görülmektedir. Siyah noktalardan kurtulmak için cilt üzerinde uygulanan yanlış kozmetik ürünleri hormonal dengesizliklere neden olabilir. Ancak kullanılan bazı doğal ilaçlar, burun, alın ve çene bölgesindeki siyah noktaların; zorluk çekmeden ve cilt üzerinde delik bırakmadan ortadan kalkmasına yardımcı olabilir. Kullanılan bu doğal ilaçların yanı sıra siyah noktalardan hızlı şekilde kurtulmak için bazı teknikler vardır.

Burundaki siyah noktalar nasıl geçer: Burundaki siyah noktalara bitkisel çözüm

1 – Burundaki siyah noktalara çözüm: Limon ve tuz:

Burun üzerindeki siyah noktalardan kurtulmak için limon ve tuz kullanmak faydalı olabilir. Limon ve tuz karıştırılarak birçok etkili temizlik ve anti-bakteriyel şurup gibi bir karışım haline getirilebilir. Limon, doğal büzücü ve aynı zamanda sitrik asit bakımından zengin bir kaynaktır. Limon, cildi temizler ve parlak hale getirir. Ayrıca, cilt gözeneklerini kapalı tutan mikroplar ile mücadele eder ve siyah noktaların oluşmasına izin veren ciltteki yağ oluşumunu düzenler. Tuz ise içerdiği anti-bakteriyel özellikler sayesinde gözeneklerin yapışmasına neden olan bakteri ve mikroplar ile mücadele eder. Ayrıca tuz deri üzerindeki kir ve ölü hücreleri temizleyen mükemmel bir kaynaktır.

Gerekli malzemeler:

– Deniz tuzu (1 yemek kaşığı)

– Limon (1/2 çay kaşığı)

– Su (1 tatlı kaşığı)

Yapılışı:

Tüm malzemeler iyice karıştırılır. Bu karışım siyah noktaların bulunduğu burun ve diğer alanlara uygulanır. Uygulama sırasında yavaşça dairesel vuruşlar ile sert sürtünme yapmadan masaj yapılır. Yaklaşık 2-4 dakika kadar yapılan uygulamadan sonra ılık su ile yıkanır.

2 – Burundaki siyah noktalar için maske tarifi: Şeker ve bal:

Burun üzerindeki siyah noktalardan kurtulmak için şeker ve bal çözüm olabilir. Şeker çok iyi bir exfoliator özelliğe sahiptir ve hatta hassas ciltlerde bile kullanılabilir. Cildi ölü hücrelerden ve aşırı yağdan derinlemesine temizlemek için yardımcı olur. Ayrıca şeker, alfa hidroksil asit içermesi sayesinde toksinler ve mikropların cilt gözeneklerinden dışarı çıkmasında etkili olur. Bunun yanı sıra bal, en etkili doğal anti-bakteriyel özelliği olan ve cildi nemlendiren, yumuşak tutan bir kaynaktır. Bal, deri üzerinde bulunan açık gözenekleri yapıştırmak için kullanılabilir.

Gerekli malzemeler:

– Kahverengi şeker (1 çorba kaşığı)

– Bal (1 tatlı kaşığı)

Yapılışı:

Şeker ve bal karıştırılır. Bu karışım siyah noktaların bulunduğu burun üzerine uygulanır. Etkilenen alana yaklaşık 20-25 dakika kadar sert olmadan nazikçe masaj yapılır. Daha sonra cilt sırasıyla ılık su ve arkasından soğuk su ile yıkanır. Bu işlemlerden sonra cilt güzelce kurulanır.

3 – Burundaki siyah noktaları ne geçirir: Yulaf ezmesi:

Burun üzerinde bulunan siyah noktaları yok etmek için yulaf ezmesi mükemmel bir ev ilacıdır. Cilt üzerindeki ölü hücreleri kaldırmak için yulaf ezmesi ile portakal kabuğu tozu ve yoğurt karıştırılır. Tüm bu malzeme cilt gözeneklerinin derinlemesine temizlenmesi ve cildi nemlendirip yumuşatılmasına yardımcı olur. Yulaf ezmesi, mükemmel emiciliği sayesinde ciltte bulunan aşırı yağların dengelenmesinde oldukça etkilidir. Ayrıca, cildi nemlendirmenin yanı sıra siyah noktaları önlemek için açılan büyük gözeneklerin sıkılaştırılmasını sağlar.

Gerekli malzemeler:

– Yer yulaf ezmesi (1 çorba kaşığı)

– Portakal kabuğu tozu (1 tatlı kaşığı)

– Yoğurt (1-2 çay kaşığı)

Yapılışı:

Tüm malzemeler iyice karıştırılır. Hamur kıvamında olan bu karışım siyah noktaların olduğu alanlara ve burun üzerine uygulanır. Bu uygulama yavaşça dairesel vuruşlar ile masaj olarak yapılır. Karışım 2-4 dakika kadar bekletilir ve sonra iyice yıkanır.

4 – Burundaki siyah noktaları temizleme: Hindistan cevizi tozu:

Burun üzerindeki siyah noktalardan kurtulmak için iyi bir çare olan Hindistan cevizi yağı, yağlı ciltler üzerinde daha etkili olur. Hindistan cevizi yağı, cilt üzerinde bulunan fazla yağın atılması için mükemmel bir kaynaktır. Hindistan cevizi tozu kullanılması ise cildin çok iyi temizlenmesini sağlar. Bu durum pürüzsüz bir cilt için çok etkili bir yol olabilir. Süt, içinde bulunan laktik asit sayesinde eski ve ölü hücrelerin deri üzerinden atılmasına yardımcı olur. Bunun için siyah noktaların burun üzerinde azalması ya da yok olması için Hindistan cevizi sütü kullanılması etkili olabilir.

Gerekli malzemeler:

– Küçük Hindistan cevizi tozu (1-2 çay kaşığı)

– Süt (yeterince) hamur yapmak için.

Yapılışı:

Hindistan cevizi tozuna süt eklenir ve iyice karıştırılır. İnce kıvamda bir hamur elde edilir. Önce cilt temizlenir. Daha sonra siyah noktaların bulunduğu burun bölgesine karışım uygulanır. Uygulama sırasında fazla baskı yapmadan dairesel hareketler ile hafifçe ovalamak gerekir. Sert yapılan el hareketleri ile ovma işlemi siyah nokta sorununu ağırlaştırmaya neden olabilir. Yapılan hafif ovma işlemi yaklaşık 3-5 dakika kadar sürdürülür ve cilt iyice yıkanır.

5 – Burundaki siyah noktalara yumurta akı maskesi:  

Buhar gibi bazı teknik yollar ile cilt gözeneklerinin gevşemesi sağlandıktan sonra uygulanan yumurta akı maskesi burun üzerindeki siyah noktaların dışarı çekilmesinde oldukça etkili olur. Yumurta akı maskesi açılan gözeneklerden siyah noktaların çıkmasını sağlarken aynı zamanda cildin üzerinde delik ya da çukur gibi izler bırakmaz. Yumurta akı maskesi cilt üzerinde kurur ve ciltten ayrılırken siyah noktalarda maske ile birlikte çıkar. Yumurtanın beyazında bulunan proteinler ve birçok diğer etkili bileşenler nedeni ile cilt sağlıklı, parlak kalır. Bu uygulama sırasında sadece biraz yumurta kokusu olabilir.

Gerekli malzemeler:

– Yumurta (1-2)

– Bez

Yapılışı:

Yumurta kırılır ve sarısı ayrılır. Yüz temizlenir ve yumurta akı her tarafa yayılır. Burun üzerindeki siyah noktalardan kurtulmak için olsa bile daha etkili olması açısından yumurtanın beyazının yüzün her yerine uygulanması daha doğru olacaktır. Yumurta akı ince bir tabaka olarak uygulanır ve biraz kuruması beklenir. Daha sonra ikinci bir katman daha uygulanır ve onun da tamamen kuruması beklenir. Kapalı olarak kuruması beklenen maske, bütün yüz, burun bölgesi ya da diğer alanlarda çok fazla siyah nokta olmasından dolayı üçüncü katman olarak bir kez daha uygulanabilir. Tüm bu işlemlerden sonra iyice kuruyan yumurta beyazı ciltte gerginlik hissi duyulmasını sağlar. Bu durumda sıcak su ile ıslatılan bir bez yardımı ile yüzün üzerindeki yumurta akı nazikçe ovularak temizlenir. Gerekirse bez ile ovma işleminden sonra yüz ılık su ile yıkanır. Yumurta akı maskesi, siyah noktaların çok azaltılmasına yardımcı olurken aynı zamanda cildin yumuşaklığı için de olumlu sonuç gösterir. Yumurta akı maskesi haftada iki kez uygulanabilir.